Çocukları İbrahim, İsmail ve Rojhat'ın gerilla neden katıldığının farkından olan anne Rukiye Arslan, onları yitirmenin anlamının da farkında. Çocuklarının katılımının ardından belki onlardan bir mektup gelir diye okuma yazma bile öğrenen anne Rukiye Arslan, en küçüğü olan Rojhat'ın gitmeden önce bıraktığı şu notu okuyor: "Her gün onlarca güzel insan gelen bir kurşunla ansızın ölüyor… Beni hatırladıkça o güzel insanları da hatırla…"

Van'da doğan İbrahim (Numan), İsmail (Zana) ve Rojhat (Velat Şervan) Arslan kardeşler, birbirinin ardı sıra gerilla saflarına katıldı, yine peş peşe yaşamlarını yitirdi. İsmail 1989 yılında Çukurca'da; İbrahim, 1992 yılında Kars'ın Sarıkamış ilçesi Gülantap köyünde; en küçük kardeş Rojhat ise 2001 yılında Cilo-Zagros alanında çıkan çatışmada hayatını kaybetti.
Arslan kardeşlerin İskele Mahallesi'nde yaşayan annesi Rukiye Arslan, kendilerini "1970'lerden bu yana Kürt bilincinin farkında olan yurtsever bir aile" olarak tanımlıyor.
İbrahim, İsmail ve Rojhat'ın küçük yaşta devletin baskı ve işkenceleri ile tanıştığını dile getiren Arslan, polis tarafından evlerinin basıldığını, kadın çocuk, evdeki herkesin ellerinin bağlanarak işkenceden geçirildiğini anlattı.

PKK'ye bilerek katıldılar

Çocuklarının PKK'nin Eruh'taki ilk eylemi ile birlikte yönünü bu harekete çevirdiğini anlatan anne Arslan, devletin baskısından kurtulmak isteyen oğlu İsmail ve İbrahim'in kuzenleri Rıdvan ile birlikte 1989 yılında PKK'ye katıldığını söyledi. İki kardeşin katılımından sonra devletin aile üzerindeki tahammülsüzlüğü ve şiddetini giderek arttırdığını anlatan Arslan, evdeki bütün erkeklerin -çocuklar dahil- gözaltına alınıp, günlerce işkenceden geçirildiğini, yaşı büyük olanların yıllarca cezaevinde tutulduğunu dile getirdi. 


Haberi aynı gün aldım
İsmail ve İbrahim'in yaşamını yitirdiği haberini aynı gün alan anne Arslan, "O gün benim yüreğime hiç sönmeyecek bir ateş düştü" diyerek, evlat acısını tarif etti. İki ağabeyinin yaşamını yitirmesi sonrası Rojhat da 92 Newrozu'nda polisler tarafından darp edilen ve işkencede sırtı kırılan kuzeni Zilan ile birlikte PKK'ye katıldı. Oğlu Rojhat'ı da 2001 yılında kaybeden Arslan, ancak bu haberi 2014 Mayıs ayında aldı.  

Aileden 15 kişi

Kardeşleri Zerin Arslan, "Annem iki ağabeyimin şahadetinden sonra Rojhat'ın hayatta olduğu umuduyla yaşıyordu. Bunun için şahadetini söylemedik" diyor. Duvarının her köşesinde 3 kardeşin ve ailede PKK'ye katılmış olan diğer 12 kişinin fotoğrafının bulunduğu odada, çocuklarının hikayesini anlatan anne Arslan, sıra 3 oğluna gelince, "Bana öksüzlüğümü unutturan çocuklarımdı. Devletin zulmüne karşı çocuklarım onurlu bir yaşam için saflara katıldı. Ben de onlardan sonra barış mücadelesi için Barış Anneleri Meclisi'nde aktif olarak çalışmaya başladım" diyor, elindeki fotoğrafları hiç bırakmadan.

Son notu okuyor

Anne Arslan, elinde Rojhat'ın gitmeden önce günlüğünde kendisine yazdığı notu okuyor: "Her gün onlarca güzel insan gelen bir kurşunla ansızın ölüyor… Beni hatırladıkça o güzel insanları da hatırla gülüm."
Anne Arslan, 3 oğlu ve ailede katılım yapanların fotoğraflarını da önüne sererek, "Çocuklarım çıkış yaptıktan sonra belki onlardan bir mektup gelir de okurum ya da içimdeki özlemi şiir ve hatıra yazarak gidermek için okuma yazma öğrendim" diyor, elindeki günlük defterini göstererek. A
nne Arslan kalkarken ise "Devlet zulümle bizi yok edemez. 3 çocuğumu şehit verdim, canım yanıyor ama onur, şeref için yine verilir" diyor.



AZİZ ORUÇ/KAYSER TEKİN/DİHA/VAN