Zorunlu seks işçiliğinin ardından, yıllardır sesi duyulmayan kadınların sesi olabilmek için 2007 seçimlerindeki milletvekili adaylığını koyan Ayşe Tükürükçü'nün hayatını anlatan "Bedensiz Ruhlar" belgeseli gösterimi Beyoğlu'nda bulunan Kadınlarla Dayanışma Vakfı'nda (KADAV) yapıldı. Yönetmenliğini Sabite Kaya'nın yaptığı ve 48. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde En İyi Belgesel Film ödülü alan film, Tükürükçü'nün kişisel hikâyesinden yola çıkarak, zorunlu seks işçiliğine zorlanan kadınların hikayesini çarpıcı bir dille anlatıyor.

'Devlet sessiz kalıyor'

Belgeselin gösteriminin ardından, İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Ayşe Akalın, belgeselin yönetmeni Sabite Kaya ve Ayşe Tükürükçü'nün konuşmacı olarak katıldığı söyleşi düzenlendi. Söyleşide konuşan yönetmen Kaya, "Bu belgesel film birkaç kadının hayatından sadece birkaç kesit alıyor. Bütün ayrıntılar yok ama bu haliyle bile bizi ne kadar derinden etkiliyor. Şu nokta çok önemli bu kadınlardan binlercesi var" dedi. Filmin çekimleri sırasında devletin duyarsızlığını daha derinden yaşadığını belirten Kaya, "Kimsenin görmediği veya gördüğü köşelerde kadınlara işkence uygulanıyor ama ne yazık ki devlet burada sessiz kalıyor. Bir köşede kadınlar işkence görüyor sessiz bir şekilde ama ne yazık ki kimse o kadınlara ulaşamıyor. Ne dışarıdaki kadınlar ne de konuyu araştırmak isteyen akademisyenler bu kadınlara ulaşamıyor" diye belirtti.


'Biz işçi değil köleyiz'

Son olarak söz alan Tükürükçü ise, seks işçisi tanımlamasına itiraz atti. Tükürükçü, "Bizler seks işçisi değil seks köleleriyiz. Bir işçinin belirli bir saat sonra eve gitme hakkı, dinlenme hakkı, gezme hakkı var. Ama bizim böyle bir durumumuz yok. Bizler genelevlerde erkeklerin kölesi olarak sunulurken, dışarıdaki kadınların bizimle ilgilenmesine devlet engel oluyordu. Bizler 'ahlaksız kadınlar'ın dışarıdaki 'ahlaklı kadınlara' ulaşması yasak gibiydi" dedi.

İSTANBUL