“Sabah Yıldızı” belgeselinin yönetmeni Metin Avdaç, belgesel ve Sebahattin Ali’nin önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Avdaç, Türkiye’de birçok edebiyatçı ve düşünürün faili meçhul cinayetlere kurban gittiğini hatırlatarak, düşünmenin suç olduğu Türkiye’de, Sabahattin Ali gibi düşünceleri yüzünden öldürülen bir aydının hayatının anlatılmasının önemine dikkat çekti. Ali’nin yazan ve konuşan bir insan olduğunu ifade eden Avdaç, “Sabahattin Ali 1948’de 41 yaşında faili meçhul cinayete kurban gitti. Aslında cinayetin failleri biliniyor. Bu belgeseli çekmemin en önemli nedenlerinden biri de buna dikkat çekmekti” dedi.
Belgeselin çekimlerinin Almanya, Bulgaristan ve Türkiye’de yapıldığını belirten Avdaç, “Sabahattin Ali’nin adı bu belgeselle yaşamaya devam edecek” dedi.
Şarkıdan belgesele
Yaptığı araştırmalarda Sabahattin Ali’nin hayatına dair belgesel filmin olmadığını gören Avdaç, “O andan sonra Sabahattin Ali’nin hayatını anlatmak benim için bir görevdi. Bizler Sabahattin Ali’yi anlamak zorundayız” diye belirtti. Belgeselin galada yoğun ilgi gördüğünü ifade eden Avdaç, “1978 yılında Van’da akrabalarımın sünnet düğününde ‘Aldırma Yılmaz aldırma’ diye bir türkü söylemişlerdi. O zamanlar Yılmaz Güney cezaevindeydi. Çok ilgimi çekmişti. Bir gün tekrar aklıma geldi bu şarkı. Sözlerin Sabahattin Ali’ye ait olduğunu öğrendim ve belgeseli çekmeye karar verdim” diye konuştu.
Turneyle her yere götüreceğim
Hedefinin ekim ayından itibaren Doğu Karadeniz’den Batı Karadeniz’e doğru bir turneye çıkarak belgeseli insanlara ulaştırmak olduğunu ifade eden Avdaç, bu belgeselle Sabahattin Ali’yi anlatmaya devam edeceğini dile getirdi. Belgeselin gösteriminden sonra medyada belgesele ilişkin haberlerin yapılmasıyla yazarın tekrar hatırlandığını aktaran Avdaç, Sabahattin Ali’yi tanıyan nüfusun çok az olduğunu belirterek, Türkiye halklarına Sabahattin Ali’yi anlatmanın önemli olduğunu vurguladı.
DİHA/İSTANBUL