Gazetemize konuşan açlık grevi eylemcilerinin aileleri, çocuklarının kararlılığına sahip çıktıklarını ve tutsakların "Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın sağlık, güvenlik ve özgürlük koşullarının sağlanması, anadil üzerindeki baskıların kaldırılması' taleplerinin kendi talepleri de olduğunu açıkladı.

Oğlunun durumundan endişeli

Diyarbakır D Tipi Cezaevi'nde açlık grevine başladıktan sonra Giresun Cezaevine sürgün olarak gönderilen Ubeyt Şen’in annesi Acire Şen, oğlunun durumundan çok endişe duyduğunu belirtti. Açık görüşe çıkmayan oğlu ile telefonda konuşabildiğini belirten anne, "Sesi kötü geliyordu, iyi olduğunu söyledi ama ben üzülmeyeyim diye öyle söylediğini biliyorum" dedi. Oğlunun kararlı olduğunu belirten anne Acire Şen, "Yollarından dönmeyeceklerini söyledi. Onların talepleri bizim de taleplerimizdir. Çözümün anahtarı Başkan Apo’nun cebindedir"şeklinde konuştu.
Oğlunun açlık grevine başladığı günden beri gece-gündüz ayakta olduğunu belirten Şen "Toplam iki saat uyumamışım, gözüm kulağım haberlerde. Hergün sokaklara çıkıyoruz, çocuklarımızın ölmesini istemiyoruz" dedi. Hükümetten gelen açıklamalara da tepki gösteren anne Şen "Onlar belli bir örgüt değildir, onlar öğrencidir, gazetecidir, avukattır, milletvekilidir. Onlar da anne-baba çocuklarıdır ve bu ülkenin çocuklarıdır" dedi. Kamuoyunun da desteğini beklediklerini ifade eden anne, halktan daha fazla ses çıkarmalarını ve tepki göstermelerini bekliyor.
Bayramı kutlamadığını belirten anne Acire Şen, yemek de yemediğini belirtterek "Benim çocuğum yemek yemiyor, ben nasıl sofra kurayım" diye devam etti.

Üç gündür açlık grevinde

Hayriye Yazbaş ise Silivri L Tipi Cezaevinde açlık grevinde olan Kutbettin Yazbaş’ın ablası. Duruşmaları izlemek için Amed’den İstanbul’a geldiğini belirten Yazbaş, açlık grevlerinin başlaması sebebiyle Amed’e dönmediğini ve kardeşini yalnız bırakmayacağını belirtiyor. Kardeşinin tek kişilik hücrede tutulduğunu ve durumunun kötüye gittiğini belirtti. Cezaevindeki tüm tutsakların kardeşi olduğunu belirten Yazbaş,
"Onlar içeride bizde dışarıda direnişteyiz. Ben de üç gündür açlık grevindeyim" dedi. Hergün bir eyleme katıldığını belirten Yazbaş, "Biz anadilimizi konuşmak istiyoruz, barış istiyoruz, başka ne istiyoruz ki? Biz diyoruz ki bu savaş bitsin, bu kan dursun artık" dedi. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan olmadan barış olmayacağını ifade eden Yazbaş, "Başkan Apo ile görüşmeden barış olmaz, bunu anlamaları lazım artık" şeklinde konuştu. Yazbaş, devamla "Barış yapacağız diyorlar kiminle barış yapacaklar. Başkan Apo ile konuşmadan ne çocuklarımız vazgeçer ne de biz. Onlar şimdi ölüme gidiyorlar, çocuklarımız öldüğü zaman, sakat kaldığı zaman o barış gelse ne olur, gelmese ne olur" ifadelerini kullandı.  Kamuoyundan destek beklediklerini de ifade eden Hayriye Yazbaş, "Herkesi sesimize kulak vermeye çağırıyoruz, biz barış istiyoruz" dedi.

Ölümler olmadan talepler karşılansın

Yeter Seyhan'ın kızkardeşi Hanım Çeşme de Bingöl M Tipi Cezaevi'nde açlık grevinde. Seyhan kardeşinin durumu hakkında bilgi sahibi olamadığını belirterek "Telefonla konuştuk, sesi kötü geliyordu, ama nasıl olduğunu bilmiyoruz. Hiçbir bilgi alamıyoruz. Çok endişeliyiz" dedi.
Geçen hafta cezaevi önünde yapılan basın açıklaması ile biraz moral bulduklarını belirten Seyhan
"Aldığımız tek haber o basın açıklaması oldu" dedi. Tutsakların taleplerini desteklediklerini belirten Seyhan devamla şunları söyledi: "Onlar için elimizden ne gelirse yapacağız. Her şeye hazırlıklıyız. Bütün gücümüzle eylemlere katılıyoruz. Onların talepleri bizim de taleplerimiz. Umarım ölümler olmadan talepleri karşılanır."
Kamuoyuna da seslenen Seyhan "Ellerinizi vicdanınıza koyun ve bir an evvel bir çare bulun. Başbakana da vicdana gelmesi için sesleniyorum. Yeter artık analar ağlamasın, barış olsun."