Şırnak Cizre'de vahşet bodrumlarında yakılarak katledilen Adil Küçük, Mahsun Erdoğan, Nusrettin Bayar ve 14 yaşındaki Hasan Ayaz otopsi işlemlerinin ardından Şırnak'ta binlerce kişinin katıldığı törenle Nalaro Mezarlığı'nda son yolculuklarına uğurlandı. Bahçelievler Mahallesi'nde sarı, kırmızı yeşil bayraklara sarılı tabutları omuzlayan binler, mezarlığa kadar, "Bijî Serok Apo", "Ey şehîd xwîna te erdê namîne" ve "Şehîd namirin" sloganları ile yürüdü. 




'Devrimimiz değerli bedelleri de büyüktür'


"Ey Reqîb" marşı eşliğinde durulan saygı duruşunun ardından konuşan MEYADER Şırnak Yöneticisi Mahmut Kaplan, ailelere başsağlığı dileyerek, "Devrimimizin başı sağ olsun. Devrimimiz ne kadar değerliyse onun bedelleri de o kadar büyüktür. Onun ağrıları da o kadar büyüktür. Bugün bu acı bütün Kürdistan'ın yüreğindedir. Onlar bizim için canlarını verdiler. Kendi menfaatleri için canlarını vermediler. Bizim özgürlüğümüz için canlarını verdiler. Bizler de onların izinde yürüme sözümüzü bir kez daha yineliyoruz" dedi. 



'Öldürülmekle bitmeyiz'


HDP Şırnak Milletvekili Leyla Birlik ise Cizre'nin 3 aydır vahşete karşı insanlığın onurunu savunduğunu söyledi ve "Cizre bugün Kürdistan'ın tarihini yeniden altın harflerle yazıyor. Cizre vahşete karşı kadınıyla, çocuğu, genci, yaşlısıyla direniyor. Zafer Cizîra Botan'ın olmuştur. Herkes de bunu böyle bilsin" diye konuştu.

Hasan Ayaz'ın dayısı Sait Özlem de "Herkes bunu bilsin ki bizler öldürülmekle bitmeyiz. Kürt halkının başı sağ olsun" dedi. Nusrettin Bayar'ın annesi Felek Bayar ise Kürt halkına başı sağlığı diledi.


'Çocuklarımızı da katledecekler'


Mahsun Erdoğan'ın babası Muhammed Erdoğan, 64 gün boyunca Cizre'de direndiklerini vurgulayarak, "Mahsun 1994 yılında doğdu. Onun doğduğu gün köyümüz 7 gün boyunca bombalandı. 22 yıl sonra şehirlerimiz bombalanırken Mahsun'u katlettiler. 22 yıldır her gün barış diyoruz ama artık bundan sonra barış da kardeşlik de demeyeceğiz. Eğer bugün bu direnişten vazgeçersek 22 yıl sonra bu çocukları da katledecekler" dedi. 

 


'Senin mücadeleni yarıda bırakmayacağım'


Adil Küçük'ün babası Abdulah Küçük ise, oğlunun tüm Kürt halkının "şehidi" olduğunu söyledi. Tören boyunca Adil Küçük'ün minik kızı Nuda'nın babasının tabutunun başından bir an olsun ayrılmaması ve annesinin de tabuta sarılarak, "Senin mücadeleni yarıda bırakmayacağım" demesi herkesi duygulandırdı.

Konuşmaların ardından cenazeler, özyönetim mücadelesinde yaşamını yitirenlerin mezarlarının yanına defnedildi. 


DİHA