
Ses ve udun ahengi
Uzun yıllar boyunca Filistin'de müzik yaptığını dile getiren Nîzar Rohana, "Eğitimime üniversitede başladım. Üniversiteden sonra müzik üzerine yüksek lisans yaptım. Daha sonra Avrupa'ya açıldım. Değişik müzik tarzları ve müzik gruplarıyla çalıştım. Farklı projeler içinde yer aldım. Yine udun içinde bulunduğu projelerdi bunlar" dedi. Udla ilgili Hollanda'da doktora eğitimine başladığını ifade eden Rohana, Bülbül Projesi'ne ilişkin şunları dile getirdi: "Biz ilk buluşmamızı Oxford'da yaptık. O andan itibaren Olcay'la bir şeyler yapma isteği uyandı. Şimdiye kadar beraber 4 konser verdik ve bu konserler çok iyi geçti. Projemiz ses-ud arasındaki ahengi baz alan bir repertuvarla Anadolu repertuvarından oluşuyor. Bu parçaların üzerinden bizim yaptığımız aranjeler oluşuyor." Amed'de bulunmaktan dolayı çok heyecanlı olduğunu ifade eden Rohana, "Böyle eski ve tarihi bir kentte bulunmaktan dolayı çok mutluyum. Zengin bir kültüre sahip olan bir kentte olduğumun farkındayım" dedi.
'Müzik ile kendimi ifade ediyorum'
Aslen Antepli olan ve 16 yıldır Londra'da yaşayan Olcay Bayır ise "Müzikal hayatım Londra'da üniversite ile başladı. Klasik şan bölümünde opera tekniklerini bitirdim. Üniversiteden sonra, birçok opera grubunda çalıştım. Daha sonra da kendi müzikal hayatıma yön vermeye başladım. Çok kültürlü bir müzikal ortamda değişik müzisyenlerle çalışıyorum. Avrupa'da ve Türkiye'de çok değişik konserler veriyoruz. Bu proje kapsamında da bir albüm çalışmamız var" diye konuştu. Müzikle ilgilenen bir aileden geldiğini anlatan Bayır, "Zaten müzik dediğiniz şey genlerinizde olmadığında, sonradan ortaya çıkmıyor. Siz ona bir şeyler katıyorsunuz. Müzik her zaman içimde vardı. Müzik zaten kendimi ifade edebilmemin en iyi yolu" dedi. Amed'de konser vermekten dolayı mutlu olduğunu söyleyen Bayır, "Kendimi evimde gibi hissediyorum o yüzden daha önceden neden yapmamışım diye hayıflanıyorum" diye konuştu.
DİCLE MÜFTÜOÐLU/DİHA/AMED