Partisinin Diyarbakır'da düzenlenen Parti Meclisi (PM) toplantısında konuşan Selahattin Demirtaş, dün Diyarbakır'da düzenlenen HPG'lilerin cenaze törenlerine yapılan müdahale ve Başbakan Erdoğan'ın "KCK operasyonları devam edecek" açıklamalarına değindi.


Yaşanan çatışmalar, artan can kayıpları ve HPG'lilerin cenaze törenlerine dikkat çeken Demirtaş, "Türkiye toplumu bunları görmesin diye nasıl Van depreminin trajedisi halktan saklanıyorsa, trajedinin Kürt tarafının fotoğrafı da halktan saklanıyor. Yıllardır bu yapılıyor. Bu çatışmalarda Kürtler ne yaşıyor, hangi acıları yaşıyor, Kürt sorununda Kürtlerin yaşadığı dram nedir, duyguları nedir, bunlar yıllardır saklanıyor. O cenazelere tören düzenlemek isteniyor, insanlar cenazelerde halkın acısı, ailenin acısını paylaştırmak istiyor, ama hükümet buna izin vermiyor" dedi. "Cenazesini nasıl defnedeceği konusunda gelip senden izin mi alacak?" diye soran Demirtaş, "Yoksa bu cenaze töreninde AKP flamalarını mı asmalarını bekliyorsun? Rahatsız olduğun ne? Öldürürken PKK'lidir diye öldürdünüz mü, öldürdünüz. Defnedilirken de PKK'li olarak defnedilecek. AKP'li olarak defnedilecek değil herhalde. AKP'nin ne savaş hukukunu dinlediği var ne iç hukuku ne anayasayı ne Avrupa hukukunu ne dini ne imanı hiçbir şeyi dinlediği yok. Cenaze törenine saldırabiliyor. Böyle bir anlayışla nasıl barış sağlanacak. Her geçen gün devlet ile Kürtler arasındaki açık genişlemektedir" dedi.

'KCK operasyonları devam edecek' derken talimatı kime veriyorsun?'


"Askeri operasyonlar ve KCK operasyonları devam edecek" diyen Başbakanı eleştiren Demirtaş, "Askeri operasyonlar senin emrinle olabilir başbakansın olabilir. Ama siyasi operasyonların talimatını nasıl verebiliyorsun? 'KCK' operasyonları devam edecek derken talimatı kime veriyorsun? Bağımsız diye yırtınıp durduğunuz, 'statükodan kurtardık' dediğiniz yargıya canlı yayınlarda nasıl talimat verebiliyorsunuz. Tutuklamalar olunca da 'yargı işidir karışamayız' diyorsunuz. Üzerinde bir çakı bile bulunmayan operasyonlar büyük bir kahramanlık olarak sunuluyor ama bu bir kahramanlık değil. Tutukladıkları her arkadaş yaptıkları her operasyon kendileri tükeniyor. Meşruiyetlerini yitiriyorlar. Zulme karşı ancak bedel ödemek ile ilerlenir. Zulüm ancak böyle yıkılır, bu zulüm kaleleri böyle alt edilir, biz bunu iyi biliyoruz. Zulme karşı direniriz, başbakan bunu aklının bir yanına yazsın. O profesörleri, stratejik araştırma merkezleri bu işi bilmezler. Onurlu direniş nedir kitapta yazmaz o. CIA'nin onlara anlattığı eğitim derslerinde ve materyallerinde onurlu direniş nedir yazmaz. Bunu da bizden öğrenecekler" dedi.