
İktidarlaşan İslam'ın reddi
Hazırlıklarına başlanan "Demokratik İslam Kadın Çalıştayı" ile Medine Sözleşmesi'nde atfedilen rol ve görevleri açığa çıkarmak istediklerini belirten Doğu şunları aktardı: "Bu çalıştay ile beraber amacımız, iktidarlaşan İslam'a karşı Hz. Muhammed dönemindeki İslam anlayışını canlandırmak, bu ruhu tekrar ortaya çıkarmaktır. Bu ruhla birlikte İslam'ı toplumda yaşanılır hale getirmektir."
Cemaatlerin bize gösterdiği İslam gerçek İslam değildir' diyen Doğu, çalıştay ile asıl İslam ruhunu canlandırmaya çalışacaklarını belirterek, "Özellikle de İslam'daki eşitlik, adalet, halkların birlikteliği, bu temelde ekonomik özgürlük gibi kavramları ön plana çıkarmayı düşünüyoruz" dedi.
Kadının karar süreçlerine katılımı
İslam'ın özüne göre kadının hiçbir zaman ikinci planda kalmadığına işaret eden Doğu, "Kadınların camilere gelmesi konusunda Hz. Muhammed'in büyük bir ısrarı vardı. Çünkü cami sadece ibadet yeri değildi. Aynı zamanda toplumsal sorunların konuşulduğu, kararların alındığı ve çözümlerin üretildiği mekanlardı. Bu yüzden peygamberimiz kadınların camide sürekli yer almasını istiyordu. Karar süreçlerinde kadının dahil olmasını istiyordu" dedi.
Kadın uydurma hadislerle hapsedildi
Kadınların İslam'da önemli bir yeri olduğunu ifade eden Doğu, "Hz Muhammed döneminden sonra kadınlar; tesettür, annelik ve iyi bir eş nasıl olunur gibi kavramlarla konuşuldu. Kadın başlı başına hiç konuşulmadı. Yani siz değerliyseniz, bir anne olarak ya da sadece iyi bir eş olarak değerli olabilirsiniz denildi" şeklinde konuştu. Doğu, yalan ve uydurma hadislerle kadının hapsedildiğini belirterek, "Biz kadınlar olarak maalesef bunlara inanıyoruz. Buna inandığımız içinde Müslümanlığı sadece tesettür kavramıyla, annelik, eşlik kavramıyla tanımlamaya başladık. Bu da kadını en çok toplumdan soyutlayan bir durum haline geldi" dedi.
Hiçleştirilmeye dur diyeceğiz
İslam'la beraber kadının hiçleştirilmeye çalışıldığını, ikinci plana atılarak toplumdan soyutlanmaya çalışıldığını ifade eden Doğu şöyle devam etti: "Biz Kürt kadınları olarak, "kadınların İslam'daki yeri bu değildir" diyerek buna öncülük yapmak istiyoruz. Geçmişte tamamen bir yalnızlaştırma politikası içerisinde kaldık. İşte iktidar İslam'ın kadına biçtiği rol buydu. Bir hiçleştirme söz konusu. Biz de Kürt kadınlar olarak bu hiçleştirmeye karşı 'artık dur' diyeceğiz, 'kadın bu değil' diyeceğiz."
Eşitlik, adalet kavramlarını ortaya çıkaracağız
Başörtüsü sorununun kadınların mücadelesi sonucu kazanıldığını belirten Doğu, "AKP iktidarı ne kadar 'biz yaptık' dese de bu mücadele sadece kadın cinsinin mücadelesiydi ve onlar başardı. Kadına biçilen statü, sürekli giyim ve tesettür üzerinden gerçekleştiriliyor. Cumhuriyet döneminde nasıl ki kadın kıyafet ile özgürleştirilmeye çalışıldı ise, günümüzde de aynı şekilde kadının tesettürle özgürleştirildiği iddia ediliyor. Bizler artık bizim üzerimizden, kıyafetlerimiz üzerinden yapılan statülere karşı çıkıyoruz. İslam'ın özü de bu değildir. Toplumda eşitlik ve adalet üzerinden mücadele yürüten kim varsa o değerlidir. Biz de özellikle çalıştay ile bu kavramları ortaya çıkarmak istiyoruz. Eşitlik ve adalet kavramının iktidar İslam'ına bu kadar kurban edilmesine karşı çıkacağız" dedi.
DİHA/AMED