Danıştay 8. Dairesi, ilköğretim okullarında uygulanan 'Öğrenci Andı'nı kaldıran yönetmelik hükmünü bu kez oy çokluğu ile iptal etti. Türk Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan kendisini demokrat olarak lanse ettiği dönemde bu ant için “Her sabah Türküm demekle Türk olunmaz” demişti. Danıştay 8. Dairesi, 1933 yılından itibaren ilköğretim okullarında her sabah okunan 'Öğrenci Andı'nı kaldıran 8 Ekim 2013 tarihli yönetmelik hükmünü 5 yıl sonra iptal etti. Karar, Türk Eğitim-Sen’in başvurusu üzerine alındı. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) İlköğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 'Öğrenci Andı' başlıklı 12. maddesini yürürlükten kaldıran düzenlemenin iptali istemiyle dava açan Türk Eğitim-Sen’in başvurusunu değerlendiren Danıştay 8. Dairesi, oy çokluğuyla aldığı kararla söz konusu 12. maddeyi yürürlükten kaldırdı. Irkçı ifadeler barındıran Öğrenci Andı, Cumhuriyetin ilanı sonrası tek tip toplum yaratma hedefiyle belirlenen eğitim politikası doğrultusunda  23 Nisan 1933 günü Milli Eğitim Bakanı Reşit Galip tarafından hazırlanmıştı. Çeşitli tarihlerde içeriğinde yapılan kimi değişikliklerin ardından 1997'de yapılan revizyonla son halini alan Öğrenci Andı, Başbakan olduğu dönemde Recep Tayyip Erdoğan tarafından 30 Eylül 2013 tarihinde açıklanan Demokratikleşme Paketi sonrası 28789 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliği'nde yapılan değişikliğin 8 Ekim 2013’te Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesiyle kaldırılmıştı. Erdoğan'ın o günkü sözleri Öğrenci Andı’nın neden kaldırılması gerektiğini Erdoğan, yönetmelik değişikliği öncesinde partisinin grup toplantısında o dönem şu sözlerle savunmuştu:  "Andımız olarak bilinen metnin yazarı son derece tartışmalı isim olan Reşit Galip'ti. Reşit Galip Türkçe ezan zulmünün mimarlarındandır. Ayrı Reşit Galip insanları kafataslarına göre sınıflandıran sözüm ona bir bilim insanıydı. Ant uygulamasının cumhuriyetimizle uzaktan yakından ilgisi yoktur. CHP ve MHP bu uygulamanın tarihini bilmedikleri için kestirmeden bir istismar kampanyası başlatıp milleti yanıltma yoluna gidiyorlar.”   ‘Hitler ve Stalin gibi toplumu formatlamak amacıyla yapıyorlar’ Bu sözlerle de sınırlı kalmayan Erdoğan, “30'larda Hitler ve Stalin gibi toplumu formatlamak için bu tür uygulamalar yapılıyordu” deyip, yine devamında şunları söylemişti: “Dünyanın hiçbir gelişmiş ülkesinde çocuklar içtimaya dizildiği, ırkçı sloganlar okunan metinler göremezsiniz. Bal bal demekle ağız tatlanmaz. Balı yersen ağız tatlanır, Türküm demekle Türk olunmaz. Doğruyum demekle çalışkan olunmaz. İnsan ailesinden öğretmenlerinden çevresinden aldığı eğitimle bir takım değerlere sahip olur. Çalışkanlığı bir kenara bırakıp borca, işsizliğe mahkum ettiler. Andımız lafın ötesine geçseydi en başta CHP ve MHP Türkiye'ye bu kadar ağır bedeller ödetmezdi. Kim çalışıyor biz kim doğru biz doğru. Geri kalmış ülke manzarasını değiştirdik. Gitsinler okusunlar anlattıklarımın daha detayını görecekler. Uygulamanın cumhuriyetin kuruluş felsefesiyle ilişkisi olmadığını görecekler, istismar siyasetini görecekler. Bizim gibisi var mı? Yok." Danıştay'dan döneme göre kararlar Erdoğan’ı bu sözleri sonrası kaldırılan Öğrenci Andı’na dair yapılan yönetmelik değişikliğinin iptali için Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası tarafından yürütmesinin durdurulması istemiyle dava açmıştı. Ancak yapılan bu başvuru, Danıştay 8. Dairesi tarafından 10 Mayıs 2014 tarihinde verilen kararla oy çokluğu ile reddedildi. Yapılan başvuruyu o gün “oy birliği” reddeden Danıştay 8. Dairesi, aynı yönde yapılan ikinci başvuruyu 5 yıl sonra yine “oy çokluğu” ile kabul etti. Danıştay 8. Dairesi, 2009'da okullarda öğrenci andının okutulması uygulamasının "ırkçı söylemler içerdiği" gerekçesiyle kaldırılması istemiyle açılan davayı oy birliğiyle reddetmişti. Kararda, “Öğrenci andında geçen ‘Türk’ kelimesinin bir ırkın değil, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan dili, ırkı, rengi, cinsiyeti, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi ne olursa olsun tüm vatandaşların bir araya gelerek oluşturdukları, herkesi kapsayan ve kucaklayan milletin ortak adı olduğu” belirtilmişti. Ancak, bu karardan 4 yıl sonra Öğrenci Andı kaldırıldı. Kararı alan Danıştay’ın başındaki isim ise, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile birlikte çay toplaması ve onun önünde düğmesi olmayan cüppeyi iliklemeye çalışması ile gündeme gelen Zerrin Güngör. Yapılan eleştirilere "Yargı, hiç bu kadar tarafsız ve bağımsız olmamıştı" diyerek yanıt veren Güngör’ün yargıç olan kızı Gonca Hatinoğlu da Elazığ’a atandıktan 1 gün sonra Yargıtay’a, 3 gün sonra da Cumhurbaşkanlığı Hukuk Hizmetleri Başkanlığı’nda daire başkanlığına getirilmesiyle gündeme gelmişti.