Son 10 yılı özellikle Avrupa'da büyük toplumsal alt üst oluşların mayalandığı bir süreç olarak tanımlayan kitapta, 2000'lerin başında Fransa'da ortaya çıkan devrimci bir arayışın birikim ve deneyimleri de anlatılıyor. Kapitalist modernitenin bireyi bir varsayım olarak çatırdattığına yer verilen kitapta, Avrupa topraklarında uzun süredir esamesi okunmayan devrimci radikalizm yeniden çağırılıyor. Batı medeniyetinin kültürel mantığı modernite, kendini sürdürebilmek için akışkanlaştığı ve ezilenlerin öfkelerini kuşatan yapışkan bir maddeye dönüştüğünü tezliyor. Dinlerin de, kapitalist sömürüyü kolaylaştırmak için araç haline geldiğini belirtiyor.

Devrimcilik yeniden motive olmalı
Kitap, Avrupa'da son 50 yıla damgasını vuran büyük huzursuzluk ve hoşnutsuzluğun dayandığı sınırı ortaya koyan metinlerden biri oldu. "Yaklaşan İsyan", devrimcilik fikrinin bugünkü koşullarda yeni motivasyonlarla tekrar inşa edilmesi üzerine yazılmış önemli ipuçları veren, içinde yer yer anarko-sendikalist, yer yer nihilist, yer yer anarşist nüveler barındıran oldukça genç bir metin olarak okunabilir. Kitabın ayaklanmacı ruhu isyanı öven arayışı, örgütlenme ve silahlanma çağrısı dikkate değer başlıklar olarak öne çıkıyor. Sömürünün, yoksulluğun ve adaletsizliğin başlı başına bir rejim haline geldiği 21. yüzyılda yabancılaşma ve tahakküm karşıtı hareketlerin de devrimci dinamikler ortaya çıkartabileceğine dair işaretler veriyor. Kitap, kadın hareketinden çevreciliğe, kimlik mücadelelerinden emek eksenli mücadelelere kadar birçok alanda yeni bir dil ve yeni bir politik alan tasavvur ediyor.


'Devrimin yeri metropol'
"Yaklaşan İsyan", bir entellektüel tartışmadan çok bir ayaklanma hazırlığı broşürü. Broşür, gündelikleşmiş ve kökleşmiş tahakküm olgusunu açığa çıkartıyor ve tahakkümün yarattığı yabancılaşmanın karşısına ayaklanma fikrini koyuyor. Ve en eski ve cüretkar soruyu tekrar soruyor: Ne Yapmalı?
Yaklaşan İsyan, kendi çöküşünden kaçan bir dünyanın kara delikleri olan metropollere bir devrimci olanak olarak bakıyor. Küresel kapitalizmi ayakta tutan şey artık "akış"tır. Bu akışı işaret ediyor Görünmez Komite. Ulaşım, enerji ve iletişim ağlarıyla ayakta duran sömürü çarkını durdurmayı ve onu krize dönüştürmeyi öneriyor.

'Felaketin ortasındayız'
Kitabın hemen her sayfasında vurgulanan temel bakış açısı; "Biz felaket tellallığı yapmıyoruz. Zaten felaketin tam ortasındayız." Topraklarımızdan çok da uzak olmayan bir yerde farklı toplumsal ve sınıfsal koşullarda devrimci bir arayışın satır aralarında "ortak bir dil ve ortak bir düşmana sahip" herkesin ortak mücadele hattına çağrısını görüyoruz. Göreceliliğe karşı hakikat kurmak ve savunmak gerekliliğini ve olanaklarını soruyor kitap. Yaklaşan İsyan, okuruna aksiyonel bir sesle, "Devrimi erteleme. Komünler kur" çağrısı yapıyor.
Özgürlüğü bugünden deneyimleyebileceğimiz, kurmak istediğimiz hakikat rejimi için şimdiden fikirler ortaya koyabileceğimiz bir güncellik fikri kitabın belkemiğini oluşturuyor.

ETHA/İSTANBUL