Bakanlığın raporunda Türk Anayasası'nın bazı bölümlerinde dinsel özgürlüklerin sınırlandığı belirtiliyor. Toplumsal yaşamda, bireylerin inançlarından dolayı ayrımcılığa maruz kalabildiklerine işaret edilen raporda, şu görüşlere yer verildi: "Müslüman olmayanlara yönelik tehditler, baskı ortamı oluşturmakta, Müslüman olmayan cemaatlerin dini özgürlüklerine zarar vermektedir. Birçok Hrıstiyan, Bahai, Yahudi ve Alevi, toplumda şüphe ve güvensizlik duyguları ile karşılaşmaktadır. Toplumda bazı kesimler, antisemitik ifadelerde bulunmaya devam etmektedir. İslam’dan başka dine geçmek isteyen kişiler, bazı durumlarda, akrabalarının ya da komşularının baskıları ve şiddetine maruz kalabilmektedir."

Almanya'da durum
ABD Dışişleri Bakanlığı raporunun Almanya bölümünde ise bazı Müslüman toplulukların ayrıma maruz kaldığı belirtiliyor.
Raporunda, Müslümanları temsil eden örgütlerin, kiliseler gibi yasal statü elde etme konusunda henüz görüşmelerin sonuçlandırılamadığı, okullarda İslam din dersi konusunda tartışmaların sürdüğü, cami inşaatlarının dönem dönem yerel düzeyde bazı grupların muhalefetiyle karşı karşıya kalabildiği belirtildi. Bununla birlikte, Almanya’da Müslüman, Hrıstiyan ve Musevi cemaatlerin, dinler arası diyalog ve hoşgörü konusunda birçok faaliyette bulunduğuna da dikkat çekildi.
Alman Federal Hükümetinin Müslüman ve diğer azınlıkların topluma uyumu için çaba sarfettiği, dinsel gruplara karşı işlenen suçları soruşturduğu, eğitim alanında hoşgörüyü teşvik ettiği tespitlerine de raporda yer verilmiş.
ABD Dışişleri Bakanlığı 2011 Uluslararası Dinsel Özgürlükler Raporu’nda dünya genelinde antisemitizm tehlikesine dikkat çekiliyor, ayrıca Neonazilerin Almanya'da yabancılara yönelik eylemlerden duyulan kaygı dile getiriliyor.

WASHINGTON