Ekmek yapmayı hiç bilmediği halde bu işe girdiğini söyleyen Xelef, "Suriye'de öğretmenlik dışında hiçbir iş yapmamıştım. İlk olarak gözleme dükkanında işçi olarak günlüğü 10 TL'ye çalışıyordum. 14 aylık bir çalışma süresinden sonra ev sahibi taşınınca dükkanı ben devraldım. Evde oturup sıkılmaktansa çalışmak en güzeli. Kazandığım para bize yetiyor" dedi.
'Dilenmeye gelmedik'
Savaş nedeniyle çok zor günler geçirdiğini ifade eden Xelef, "Çocuklarımı 3 defa ölümden kurtardım. Sonra buraya sığındık. Adetlerimiz farklı olabilir ama dışlanmak çok kötü. Buraya dilenmeye gelmedik, yaşamak için geldik. Çocuklarımız durumdan çok etkileniyor. Okulda 'Suriyelisiniz' diyerek dışlıyorlardı. Şimdi biraz alıştılar" diye anlattı.
'Adaletsizliğe son verilmeli'
Çalışmaya mecbur olduklarını ifade eden Yusra sözlerine şöyle devam etti: "Eşim burada aşçılık yapıyor, diğer aşçıların aldığı maaşın yarısından daha az maaş alıyor. Mecburuz çalışmaya, çalışmazsak ne yapacağız? Akşama kadar çalışıp sadece ev kirasını çıkarabiliyoruz. Çalışmazsak evden çıkarılacağız. Bu ayrım ne diye yapılıyor, onu anlamıyorum. Suriyeli, Batmanlı; Kürt, Türk ayırımı ne diye yapılıyor? Bu eşitsizliğe ve adaletsizliğe son verilmeli."
JINHA/ÊLIH