Toplumun gözü önünde olan bu dramlara rağmen Kürdistan'da çocuk yaşta evlendirmelere göz yumulması beraberinde kanıksamayı da getirirken, sözkonusu durumun doğrudan mağduru olan aileler, hayatlarının sonuna kadar acı dolu derin izler taşıyor. Wan'ın Seyrantepe Mahallesi'nde oturduğu toprak evde bir ay önce kirasını ödeyemediği için evden çıkarılan Ayşe Taylan (63) ile Karşıyaka Mahallesi'nde yaşayan Zümeyra Ürkmez (50) de çocuk yaşta evlendirilen kadınlardan.


10 yaşında cinsel ilişkiye zorlandı

Henüz 10 yaşındayken, Reşit Avcı ile zorla evlendirilen Ayşe Taylan, küçük yaşta cinsel ilişkiye girmeye zorlanmasından dolayı hiçbir zaman çocuk sahibi olamadı. Maddi durumları kötü olduğu için küçük yaşta adeta satıldığını dile getiren Taylan, yine maddi durumları iyi olmadığı için tedavi olamadığından kucağına çocuk alamamanın hasretini çekiyor.
Çocukları olmadığı için eşinin kendisine nikah da kıymadığını söyleyen Taylan, "Eşim sürekli üzerime kuma getirmekle beni tehdit ediyordu. Maddi durumu iyi olmadığı ve herkesle kavga ettiği için kimse ona kız vermedi. Yoksa evlenir, beni de evin hizmetçisi olarak çalıştırırdı" dedi.
Çocukluğunu yaşayamadığı geçmiş günleri hatırlarken gözyaşlarına hakim olamayan Taylan, sokakta oynarken babası tarafından kolundan sürüklenerek getirildiği evde babasının, "Sen artık kadınsın, ayıptır sokağa çıkamazsın" dediğini söyledi.

'Evde bazen hiç yemek olmuyor'

Doğduğu günden bu yana yüzünün gülmediğini anlatan Taylan, "Eşim ne isterse onu yapabiliyordu bana. Onun için ihtiyaç gidermeye yarıyordum" dedi. Eşinin 5 yıl önce yaşamını yitirdiğini, resmiyette bekar göründüğü için dul maaşı alamadığını dile getiren Taylan, "Çok mağdurum, kalacak bir evim bile yok. Bir ay önce kaldığım tek gözlü toprak evin kirasını ödeyemediğim için Wan'ın soğuk havalarında birkaç gün sokakta kaldım. Özalp yolu üzerindeki mağarada birkaç gün kaldıktan sonra belediyenin verdiği prefabrik evde kız kardeşim ve çocuklarıyla birlikte kalmaya başladık" diye konuştu.
Komşuların yardımıyla ayakta durduklarını söyleyen Taylan, "Evde bazen hiç yemek olmuyor. Allah komşulardan razı olsun. Onlar da olmasa açlıktan öleceğiz" dedi.

7 yaşında gelin, 12 yaşında anne!

Zümeyra Ürkmez (50) ise daha 7 yaşındayken kendisinden 25 yaş büyük Kamil Ürkmez'e verildi. İki gözlü toprak evde kemik erimesinden yatalak hale gelen eşiyle birlikte yalnız yaşayan Ürkmez, yıkılması an meselesi olan evde yaşıyor.
7 defa çeşitli yerlerinden ameliyat olan Ürkmez, son olarak damar tıkanıklığı tanısıyla dizinden geçirdiği ameliyat nedeniyle yürümekte zorlanıyor. Erken yaşta çöktüğünü anlatan Ürkmez, babası tarafından eli tutularak götürüldüğü eşinin evinden bir daha dönemeyeceğinden habersiz olarak günlerce ağladığını dile getirdi. 12 yaşında anne olan Ürkmez, çocuk bedeninde süt olmadığı için bebeğini komşularına emzirtti.

Üç kızı da aynı kaderi yaşadı

Hiçbir zaman çocukluğunu yaşamadığını söyleyen Ürkmez, "Allah bizim yaşadığımız devrin belasını versin. Kızların kaç yaşında olduğuna bakmadan üç kat büyüklerle evlendiriliyordu. Siz çok şanslı bir nesilsiniz. Bizler doğarken kaybeden nesildik. Bizim hayatımız kocalarımızın ağzından çıkan sözlere bağlıydı" dedi.
3 kız çocuğunun da kendi kaderinin benzerini yaşadığını söyleyen Ürkmez, "Kız çocuklarım da erken yaşta evlendi. Maddi durumumuz iyi değildi. Sürekli, 'Ben bunu yaşadım, başkaları yaşamasın' dedim. Ama çevredekilerin baskısı, çocuklarımın da benim yaşadığım kadersizliği yaşamasına neden oldu" diye belirtti.

Çocukları terk etti

3 kızının dışında 4 erkek çocuğunun da evlendiğini belirten Ürkmez, evlenen çocuklarının kendilerini bırakıp gittiğini söyledi. Ürkmez, "Arada kız çocuklarım gelip, evimi temizliyor, yemeğimi yapıyor. Onun dışında kapımı çalan yok" dedi. 3 aylık yaşlılık maaşıyla geçimlerini sağladıklarını belirten Ürkmez, "Eşim kemik erimesi bulunduğu için yıllardır yatağa mahkum bir şekilde yaşıyor. Ben de yaşlandım. Bazen her tarafım tutuluyor, kalkamıyorum yerimden. 3 ayda bir aldığımız 300 lira yaşlılık maaşıyla geçimimizi sağlıyoruz" dedi.



HÜLYA EMEÇ/DİHA/WAN