Sanatın başka bir dünyası olduğunu çocukken fark ettiğini söyleyen Oğur, hayatının her alanında sanatın yer aldığını ve kendini en iyi sanatla; yani fotoğraf ve çizimleriyle ifade ettiğini anlatıyor.
'Sanata değer verilmiyor'
Yalnız kalmayı, kendisine sanatsal ilhamı veren mekanlarda tek başına oturup vakit geçirmeyi sevdiğini söyleyen Oğur, üretimlerini ise herkesle paylaşmaktan hoşlanıyor. İnsanlarla iletişiminden ise yeni ilhamlar ediniyor.
İnsanların sanatta bildiklerinin dışında, klişe olmayan ve farklı görüneni çoğu zaman reddettiği eleştirisinde bulunan Oğur, "Oysa sanat geliştirir, yeni ilhamlar yaratır" diyor.
Çizerken ya da fotoğraf çekerken kendi duygusunu yansıttığını ama bununla yetinmemek gerektiğini söylüyor Oğur. "Çünkü" diyor, "Fotoğrafa, çizime ya da videoya bakanlar, kendi duygusunu yaratmalı. Aksi takdirde yapılan, bireye duygu dayatmak oluyor."
'Dünyanın güzelliği fark edilmiyor'
Peki neden tasarım? Bu soruya Oğur, Kurt Tucholsky'nin sözleriyle yanıt veriyor: "Görebileceğin en büyük manzara dünyadır, dünyayı izle."
Ve devam ediyor: "Benim yaptığımı isteyen herkes yapabilir. Önemli olan etrafına, dünyaya bakmak, buna vakit ayırmak. Ne yazık ki herkes başka işlerle meşgul; gün içinde sadece bakıyorlar, ama görmek başka bir şey."
"İnsanlar dünyanın ne kadar güzel olduğunun farkına varsa, dünyaya karşı bu kadar duyarsız olmazlardı; dünyaya daha özenle yaklaşırlardı" diyen Oğur, Kürtlerin sanata yaklaşımını ise şöyle değerlendiriyor: "Kürt halkının sanata açık bir yaklaşımı var. Fakat sanatın derinlerine inmek, sanat icra edip bunu meslek olarak görmektense, daha yüksek görülen mevkilerde çalışmak, doktor, mühendis filan olmak istiyorlar. Bu da onların sanata olan bakışının aslında ne kadar yetersiz olduğunu gösteriyor. Oysa sanatın, yıllardır yok sayılan bir halkın 'Buradayız' demesinin de bir aracı olduğuna inanıyorum."
Merak edenler, kişisel internet sitesi "www.hatice-ogur.de"den Hatice Oğur'un çalışmalarının bir kısmına ulaşabilir.
DİLAN BİÇER/HABER MERKEZİ