Almanya'nın Koblenz kentinde görülen davanın ilk iki duruşmasında, tutuklu yargılanan baş sanık Muhammed Taha Gergerlioğlu ile tutuksuz yargılanan Göksel Güler ve Ahmet Duran Yüksel hazır bulundu. 


İddianamenin özeti okundu

Koblenz Yüksek Eyalet Mahkemesi’nde 9 Eylül tarihinde dörülen duruşmanın ilk gününde Federal Savcı Bernd Steudl, 50 bin sayfadan fazla olan dava dosyasına ilişkin iddianamenin özetini okudu. Federal Savcılık, üç sanığı Şubat 2013 ile 17 Aralık 2014 tarihine kadar Erdoğan adına muhalifleri takip etmek ve Türkiye adına istihbarat toplamakla suçluyor. 


Bin görüşme yapmışlar

İddianamede savcı, bir sahte para ve kalpazanlık olayının takibi sırasında Ahmet Duran Yüksel ile Göksel Güler’in dinlemeye takıldığını, ardından da Gergerlioğlu’nun dinlenmeye başlandığını belirtti. Bu amaçla 4 bin telefon görüşmesinin gerçekleştiğini tespit ettiklerini belirten savcı, bunlardan bin tanesinin ise Almanya’da casusluk faaliyeti nedeniyle gerçekleştiğinin saptandığını belirtti. 


Gergerlioğlu'na çalışıyorlardı

İddianamede, yargılanan üç kişi dışında, Belçika’da yaşadığı ve adının Muhammed Çetin olduğu belirtilen bir kişinin daha Gergerlioğlu için çalıştığı bilgisine yer verildi. İddianamede şöyle deniyor: "…Sanık Gergerlioğlu, sanıklar Göksel Güler ve Ahmet Duran Yüksel’i, ayrıca hakkında tahkikat yürütülen Belçika’da yaşayan Muhammet Çetin’i istihbarat hizmeti kaynakları olarak yönlendiriyordu. Sanıklar Güler ve Yüksel, sanık Gergerlioğlu’nun görevlendirmesiyle Almanya’da vuku bulan Türkiye  bağlantılı vakıaları ve özellikle Türk hükümetine muhalif olarak veya o zamanki başbakan, bugünkü cumhurbaşkanı Erdoğan’a karşı olarak belirledikleri kişiler hakkında bilgi topluyorlardı. Bu bilgileri Türk istihbaratı tarafından kullanmaları arzusuyla Gergerlioğlu’na iletiyorlardı."


17-25 Aralık iddianameye girdi

Erdoğan ile AKP'li bakanların yolsuzlukla suçlandığı 17-25 Aralık soruşturması da iddianameye girdi. Savcı Gergerlioğlu’nun şu sözlerini iddianameye aldı: "AKP’yle ilgili rüşvet ve yolsuzluk olayları çerçevesinde, başkan (Erdoğan) istifa etmeli ama bununla ilgili bir baskı yok. Bu olay Gezi Parkı gibi pek fazla medyaya taşınmadı. Gülen tarikatı bölünmüş durumda ve CIA ile işbirliğinde…"


Cemaat ve Kürtler izlenmiş

Erdoğan’ın eski danışmanı Gergerlioğlu’nun üzerinden çıkan notlarda ise ağırlıklı konunun Gülen Cemaati, Kürtler, KCK ve PKK'ye ait bilgilerden oluştuğu dikkat çekti. 


Başkomutan'a ilettiniz mi?

Yüksel’in bir görüşmede Gergerlioğlu ile bağlantı kurmak için Göksel Güler’i aradığını, Fetullah Gülen ile ilgili önemli bilgiler vereceğini belirttiği, cemaatin Erdoğan’la ilgili suçlayıcı konuşmaları olduğunu belirttiği vurgulandı. Sanık Yüksel’in, "Başkomutan’a bunları ilettiniz mi?” diye sorduğunu, başkomutanın ise Erdoğan olduğunun anlaşıldığı vurgulandı.


DAİŞ karşıtı gösteriden fotoğraf

Sanık Güler’in, Mannheim’da Kürtler tarafından yapılan DAİŞ karşıtı bir gösteri hakkında da Gergerlioğlu’na bilgi verdiği ve çekilen fotoğrafları gönderme sözü verdiği belirtildi. 


Aleviler kaç otobüs kaldırıyor?

Sanıkların ayrıca Gergerlioğlu’na, Erdoğan’ın Köln ziyaretini protoste eden Aleviler’in kaç otobüsle geleceğine dair bilgiler de verdiği ifade edildi.


Tanıklar dinlenmeye başlandı

Davanın ikinci duruşmasında ise tanıklar dinlendi. Kürtler ve Êzîdîlerin Erdoğan'ın ajanları tarafından izlenmesi Aziz Ateş adlı Türkiye’den gelen din görevlisi bir tanığın verdiği ifadenin de ana konusu oldu. 


Whatsapp grubu kurmuşlar

Bu kişinin, Ağustos 2014'te Bielefeld’de Êzîdîler ve Kürtlerin düzenlediği DAİŞ karşıtı bir gösteriden çekilmiş bir fotoğrafı, Gergerlioğlu’nun kurduğu belirtilen "Yeni İstanbul Medeniyeti/YİM" adlı, kapalı bir Whatsapp grubunda neden paylaştığı ele alındı. Bu paylaşım, Koblenz’deki davanın iddianamesinin casusluk temeline dayandırılmasında rol oynayan on maddeden birini oluşturması açısından önem taşıyor.


İsmini verin işini bitirelim!

Ayrıca, Bilefeld’de o dönem DAİŞ saldırısı altındaki Êzîdîler için düzenlenen bir gösteri ile ilgili bilgiler de Aziz Ateş tarafından Gergerlioğlu’na iletilmiş. İkilinin aralarındaki konuşmalarda, gösterideki bir kişinin Erdoğan’a ağır küfürler ettiği bildirilmiş, sanık Yüksel, Almanya’dan tatil için Türkiye’ye gidecek olan bu kişinin kimlik bilgilerini Gergerlioğlu’na ileteceğini söylerken, o da, "İşini derhal bitiririz" diyor.


Ateş ifadesini değiştirdi

Aziz Ateş isimli tanığın, polisteki ifadesi ile Perşembe günü mahkemede söylediklerinin  farklı oluşu da dikkat çekti. 

Aziz Ateş‘in, Gergerlioğlu hakkında yürütülen soruşturmada verdiği ilk ifadede, O’nun Türkiye'den bir 'makam' adına, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar için çalıştığını söylediği belirtilmişti.  Ancak Ateş mahkemede verdiği ifadede bunu sadece tahmin olarak söylediğini savundu.  Ateş'in değiştirdiği ilk ifadesi Gergerlioğlu’nun Türkiye adına casusluk yaptığını kanıtlaması açısından Federal Savcılık için önem taşıyordu.


Gergerlioğlu'nun 5 yıl hapsi isteniyor

Duruşma öncesi gazetecilere açıklama yapan Federal Savcı Bernd Steudl ise üç sanık hakkında Alman Ceza Yasası’nın 99. maddesi gereği, "Başka ülke lehine casusluk yapmak” suçundan ceza talep edeceğini bildirdi.  

Savcı, Gergerlioğlu hakkında beş yıla kadar hapis cezası isteyeceğini açıkladı. 

Davaya ise 16 Eylül 2015 Çarşamba günü devam edilecek.  


 KOBLENZ