Demokratik Kürt Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen panelde kadın erkek ilişkileri, çocukların yetiştirilme tarzı, aile olgusu ve sosyal yaşam üzerinde duruldu.
Panel katılımcıları yaşadıkları toplumsal sorunlar ve zorlanmaları belirterek, toplumsal baskının yaşamın her alanını belirlediğini, değişim karşısında direnç gösterildiğini söyledi.
Aileler baskıcı yaklaşıyor
Genç bir kız çocuğunun “biz burada iki kültür arasında sıkışıp kalmışız. Anne babalarımız bizleri yeterince anlamıyor. Yaşanan kimlik sıkışması gençlerde daralma ve bunalımlara neden oluyor. Gençler bu sebeple farklı arayışlara giriyor. Ancak bu durumda bile aileler gençlerin psikolojisini anlamak yerine baskıcı yöntemlere başvurmakta ısrar ediyor. Sizlerden istediğimiz bizi anlamanız ve geleneksel geri yaşam biçimlerini dayatmamanızdır” demesi dikkat çekti.
Mücadelesizlik tercih olabiliyor
Kadınlar ise konuşmalarında, kadına kısmi sosyal alanlar açıldığını, kadının bu sınırları kendisi açısından yeterli görüp arayışlarını geliştirmediğini, kendini her alanda bilinçlendirmediğini ve geleneksel kadın duruşunun halen aşılmadığını dile getirdi. Yine erkek egemen yaklaşımların çeşitli biçimlerde yaşandığı, kadının halen ikinci cins olarak görüldüğü, birçok kadının bu pozisyonu kabul etmediği ancak birçok kadının da halen bu durumu normal gördüğü ve mücadelesizliği tercih ettiği ifade edildi.
'Feodalizme karşı mücadeleyi toplumsallaştıramadık'
Paneli yöneten Kadın Hareketi Aktivisti Rojda Yıldırım ise feodalizme karşı mücadeleyi yeterince toplumsallaştıramadıklarını belirterek, şöyle konuştu: "Geçmişte feodal kültür daha fazla tartışılırdı, mücadele daha keskindi. Ancak feodalizme karşı mücadeleyi yeterince toplumsallaştıramadık. Erkek egemenliğini yüceltmeye dayalı feodal kültür, muhafazakar aile modelini esas alır ve değişime karşı direnç gösterir. Esasta sorunumuz, demokratik ve kadın özgürlükçü bir toplum yaratma fikrini tüm topluma benimsetmektir. Geri geleneksel yaklaşımlar normalmiş gibi sunulup savunuluyor. Oysa egemenlik ve kölelik normal olarak karşılanamaz. 'Kültür' diye dayatılan birçok geleneğin değişimi konusunda daha cesur olmak ve mücadele etmek zorundayız.” dedi.
Panel karşılıklı soru, diyalog ve tartışmalarla son buldu.
Y.ÖZGÜR POLİTİKA/PARİS