Financial Times: "Vladimir Putin, kendisi gibi güçlü adam görünümü sergileyen bir mevkidaşını liberal demokratların eleştirilerine karşı destekleyebildiği için mutlu. Ayrıca Türkiye ile NATO'daki müttefikleri arasına nifak sokmak için her fırsatı değerlendiriyor. Bu durum, Batı'nın Suriye politikası konusunda riskleri beraberinde getiriyor. Ana çıkarı Suriyeli Kürtlerin emellerini törpülemek olan Türkiye, IŞİD teröristlerine karşı savaşta güvenilmez bir ortak olsa da, şimdiye kadar Esad'a karşı savaşan asi gruplara silah sevkiyatında önemli bir kanal oluşturdu. Şimdi ise siyasi geçiş nasıl olursa olsun Esad'ın şimdilik görevde kalması yönündeki Moskova'nın tutumunu kabul etmek için baskı altında. Tüm bu risklere rağmen Rusya ile Türkiye arasındaki görüşmelerin Suriye konusunda olumlu sonuçları olabilir.."

İsviçre'de yayımlanan Neue Zürcher Zeitung: "Türkiye'yi gücendirerek Erdoğan'ı Rusların kollarına atmak Avrupa'nın çıkarına olamaz. Putin ve Erdoğan'ın Batı'ya karşı bir ittifak içine girebileceği yönünde spekülasyonlar dolaşmaya başladı bile. İki otokrat arasındaki kardeşliği aktif bir şekilde teşvik etmek Batı'nın çıkarına değildir. "İspanyol El Mundo gazetesi ise Erdoğan-Putin yakınlaşmasını Avrupa'ya karşı bir provokasyon olarak değerlendiriyor.

Moskova'da yayımlanan Moskovski Komsomolets gazetesi ise Rusya ile ittifakın Ankara için NATO'ya alternatif olamayacağı görüşünde: "Bu, yalnızların bir ittifakı. Rusya yıllardır ilk kez şimdi NATO'nun kalbine çomak sokma fırsatına kavuştu. Ankara'nın Washington ve Brüksel'e yabancılaşması, Moskova için avantajdır. "

 Frankfurter Rundschau: "Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye ihtiyacı var. Sadece mülteci dramında bekçi olarak değil, aynı zamanda Ortadoğu'nun kaosuna karşı bir istikrar kapısı olarak da." Frankfurter Allgemeine Zeitung  ise Türkiye ile Rusya arasındaki yakınlaşmaya ilişkin şu yorumu okuyoruz: "NATO ve Avrupa Birliği'nde bazıları bu yakınlaşmayı endişeyle izliyor, zira ikilinin birlik olup Batı'ya karşı olacaklarından çekiniliyor. Türkiye Cumhurbaşkanı'nın Batı'dan destek görmediği inancıyla yüzünü Putin'e döndürmesi ise, St. Petersburg'da stratejik derinliği olan Batı karşıtı bir ittifakın oluşmasına değil, olsa olsa uzlaşma söylemi ekseninde kurulan çıkar ortaklığına bir işaret."

Münchner Merkur gazetesi: "Putin'in gerçekten de Erdoğan'ın 'dostu Vladimir' olacağına şüpheyle yaklaşmak lazım. Putin iki liderin daha güçlü olanı ve St. Petersburg'daki buluşmada da bunu gayet açık gösterdi. Bu yeni dostluk sadece şu anın şartlarına uygun olduğu için varılmış bir ortaklık. Kapsamı da askeri değil ekonomik. Kalıcılığı ise kuşkulu."


 HABER MERKEZİ