Aslen Siirt Pervarili, ancak uzun süre Adana'nın Seyhan İlçesi'nde yaşayan Alağaş, Türk polisinin baskı ve tehditlerinden kurtulmak için Almanya'ya geldiğini belirtiyor. Alağaş karşılaştığı olayları şu şekilde dile getiriyor: " 2008'de henüz 15 yaşındayken, bir gerillanın cenaze törenine katıldığımdan dolayı gözaltına alındım. Bu davadan sadece ben değil, yaşı benden daha küçük arkadaşlarım da yargılandı. Yine, 2010 Mart'ında hem Newroz hazırlıkları için çalışma yapmam hem de Özgür Halk Dergisi'ni dağıtmam nedeniyle gözaltına alındım. Bir gözaltı süreci de 2011 Ağustos ayında gerçekleşti."
Gözaltına alındığında polisin hem kaba dayak, hem de her türlü hakaretleri ile karşılaştığını dile getirine Alağaş, o dönemde yaşadıklarının kendisinde psikolojik sorunlar yarattığını dile getiriyor.

İşkence yaptılar

Ahmet Alağaş, son gözaltı olayını şu şekilde anlatıyor: "Son olarak gözaltına alındığımda, hem psikolojik hem de fiziki olarak işkence yaptılar. Bana ve aileme hakaret ettiler. Gözlerimi bağlayıp bir yandan dayak atarken, bir yandan da hakaret ediyorlardı. Ajanlık teklifinde bulundular. Benim birçok kişiyi tanıdığımı ve benden kimsenin şüphe etmeyeceğini, herhangi bir durumda onlara haber vermemi istediler. Ben de gözaltından çıktıktan sonra aileme önümde iki yolun olduğunu söyledim; ya yurtdışına ya da dağa çıkma... Orada kalsaydım kendi insanlarıma ihanet edecektim. Bunu da kendime yediremezdim. Daha sonra akrabalarımın yardımı ile Avrupa’ya çıktım."

Ahmet Alağaş'ın adı, Ceyhan 3.Asliye Ceza Mahkemesi'nin gerekçeli kararında 'Suça sürüklenen çocuk olarak' diğer akranları ile birlikte geçiyor.

HABER MERKEZİ