
'Bu ülkede isyan var'
Türkiye'de kaç tane Türk gazetecinin cezaevinde olduğunu soran Çalışlar, "İktidarın tek parti hükümeti olması nedeniyle bazı gazeteciler yazamıyor, bazıları ise işsiz kalabiliyor; ama burada esas hedef halinde olan Kürt basınıdır" dedi. Gazeteci Çalışlar, "Türkiye'de Kürt sorununun yarattığı bir kriz var. Ayrıca bu ülkede isyan var. Bunun böyle anlaşılması lazım" dedi. Ana akım medyada basın özgürlüğünün üzerindeki baskıların sadece Tuncay Özkan ve Soner Yalçın'ın tutuklanması ve konuşturulmamasıyla sınırlı tutulmasını doğru bulmadığını kaydeden Çalışlar, "Burada esas sorun cezaevinde olanların yüzde 95'inin Kürt gazetecilerinden oluşuyor olması. Basın kartı olup yargılanan ve Kürt olmayan gazetecilerin de aslında gazetecilik faaliyetleriyle ilgisi olmayan nedenlerle yargılandıklarını biliyoruz. Türkiye'de asıl yayın faaliyetinin daraltıldığı alan Kürtlere yönelik alandır" diye belirtti. Türkiye koşullarında tek başına "basın özgürlüğü"nü tartışmanın yetersiz olacağını vurgulayan Çalışlar şöyle konuştu: "Burada problem Türkiye rejimi ve Türkiye'yi yöneten irade, Kürtlerin hak ve hukuku konusunda demokratikleşme konusunda henüz kafasındaki sorunları çözememiş, bu konudaki engelleri aşamamış olmasıdır. Bunları aşabilirsek esas olarak o zaman basın özgürlüğünü tartışmanın bir anlamı olur."
Basın engel göründü
Türkiye'de yaşanan sorunların Kürt meselesinin tıkanmasıyla ilgili olduğunun altını çizen Çalışlar, şöyle devam etti: "Kürt sorununu çözemeyince de kim bu konuda ayağına takılıyorsa üstüne yürüyor. Kürt gazeteciler ne yapıyorlardı, Türkiye'de muhalefeti temsil ediyorlar. Kürt meselesinde bir türlü demokrasi ve özgürlükler noktasına gelemeyen Türkiye, Kürtlerin gazetecisini de, politikacısını da, gencini de, avukatını da, milletvekilini de içeri atıyor."
Bazı milliyetçi kesimlerin, AKP ve Ergenekon hesaplaşmasının bir parçası olarak Türkiye'de basın özgürlüğünün elden gittiğini dillendirdiğini söyleyen Çalışlar, basın özgürlüğünün değil Kürtlerin basın-yayın özgürlüğünün ellerinden alındığının altını çizdi.
Genel af öncelik
Türkiye'de Kürt sorununu çözebilecek yeni bir iradeye ihtiyaç olduğunu kaydeden Çalışlar, "AKP biliyor ki, Kürt meselesinde atılacak adımlar onun da hanesine olumlu bir not olarak yazılacak. Ama gelinen aşamada pratik anlamda bir tıkanma yaşanıyor. Bu, hem iktidarın hem de CHP'nin oy kaygıları nedeniyle cesur adımlar atamamasından kaynaklanıyor" dedi. Devletin, İmralı'da Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile görüştüğünü, yine Oslo'da bir takım görüşmelerin olduğunu hatırlatan Çalışlar, bunların ortaya çıkmasının ardından hükümete gelen tepkilerin korkulduğu gibi kaygı verici olmadığını belirtti. Sorunun çözümü için bir takım adımların atılmasının zorunlu olduğunu kaydeden Çalışlar, bunları şöyle sıraladı: "İlk önce yapılması gereken genel af, ikincisi ise; Kürtlere siyaset özgürlük hakkının tanınması."
HÜLYA EMEÇ/FERHAT ÇELİK / DİHA/İSTANBUL