DİLAN KARACADAÐ / HABER MERKEZİ 


Türkiye’de binleri bulan Türk Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan aleyhine açılan 'hakaret' davaları Almanya’ya taşındı. Yaklaşık 20 yıldır Almanya’da yaşayan Kürdistanlı Ali Cebir hakkında Türkiye’de açılmış iki dava için Almanya yargı ve polisi harekete geçti. Sosyal medya paylaşımlarında Erdoğan’a 'keçi', Davutoğlu’na ise 'davul' dediği için Kürdistanlı Cebir’i "ifade vermeye" çağıran Alman mahkemesi, daha da ileriye giderek, celp kağıdına "duruşmaya gelmezse zorla getirileceği" ifadesini ekletti. Avukatı Mahmut Erdem, Almanya yasalarında 'cumhurbaşkanına hakaret' diye bir suçlama olmamasına rağmen Türkiye’nin açtığı davanın Alman mahkemelerine taşınmasına tepki göstererek, "Bunun tek nedeni  Türk devletine hizmettir. Erdoğan politikasına biat politikasıdır bu" dedi. 

Almanya’da siyasi ilticacı olup, 19 yıldır ülkesine gidemeyen Kayseri Kırkısrak Kürtlerinden olan Ali Cebir hakkında Türkiye’de hakkında açılmış iki ayrı dava bulunuyor. Av. Mahmut Erdem’in verdiği bilgilere müvekkili Cebir’e ilişkin Bursa Adliyesi 'terör örgütü propagandası' suçlamasıyla, Antalya Asli Ceza Mahkemesi ise Cumhurbaşkanı’na hakaret' suçlamasıyla dava açıldı. Cebir hakkındaki iki davada, sosyal medya paylaşımları gerekçe gösteriliyor. 

Alman polisi çağırdı: Gel ifade ver

Türkiye’de artık hemen hemen her gün karşılaşılan 'Cumhurbaşkanına hakaret' davası Cebir’le birlikte Almanya’ya da taşınmış oldu. Cebir, Bursa’daki davayla ilgili 2016 yılının Ağustos ayında Itzehoe kenti Eyalet Kriminal Dairesi polisinden mektup almış ve Türk devletinin talebi üzerine 'terör örgütü propagandası' suçlamasıyla ilgili ifade vermeye çağrıldı. "Şaka gibi" diyen Cebir, avukatının tavsiyesiyle ifade vermeye reddetti. 

T.C. Elmshorm Mahkemesi

Cebir hakkında 'Cumhurbaşkanına hakaret’ suçlamasıyla ilgili açılan davaya ilişkin ise Alman yargısı harekete geçirildi. Almanya'nın Schleswig-Holstein eyaletindeki Elmshorm kenti Yerel Mahkemesi (Amtsgericht) Cebir’i, Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hakaret ettiği gerekçesiyle ifade vermeye çağırdı. Mahkeme celbinde, "Türkiye Cumhuriyeti'nin talebi üzerine ifadeye çağrılıyorsunuz" notu dikkat çekiyor.

Hakkında 14 yıl isteniyor 

Cebir hakkında Türkiye’de Antalya Asli Ceza Mahkemesi tarafından hazırlanan 37 sayfalık iddianamede, 3 Facebook paylaşımı nedeniyle 'Cumhurbaşkanına hakaret' suçlamasıyla 4 yıl hapis isteniyor. Av. Erdem, "Dava 7 Haziran 2016’da açılmış. Ali Cebir'in 2016 yılında, 24 Ocak, 10 Şubat ve 10 Mart tarihlerinde yaptığı üç paylaşımdan ibaret" dedi. Cebir hakkında açılmış iki davada toplamda istenen ceza ise 14 yıl. 

Erdoğan’a 'keçi', Davutoğlu’na 'davul' dedi

Avukatın verdiği bilgiye göre Ali Cebir’in sosyal medya paylaşımları ise şöyle: "Müvekkilim sosyal medya paylaşımlarının birinde Erdoğan'a Kürtçe keçi, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’na da 'Erdoğan'ın davulundan başka bir şey olamaz' demiş. Bir diğer paylaşımında da Botan'daki askerleri kastederek 'yüzüne tüküre tüküre doymadın mı, gel leşlerini topla' yazan ve paylaşım yapmış."

İstihbarat da işin içinde 

Ali Cebir’in Almanya’da ilticacı olduğunu, Türkiye’ye ev adresinin bildirilemeyeceğini ifade eden Avukat Erdem, "İddianamede Ali Cebir'in açık adresi ve kimlik bilgileri belirtilmesi, başka yerden bilgi toplandığını gösteriyor. Bunlar İstihbarat bilgileridir. Mahkeme bu bilgileri veremez" dedi. 

Ali Cebir'in Türkiye'de iade edilmesinin sadece suç işlediği vakit mülteci hakkı elinden alarak gerçekleşebileceğini kaydeden avukat, "Türkiye'ye adımını attığı anda Ali Bey tutuklanır" diye belirtti. 

Yurtdışındaki muhaliflere uzandı

Türk devletinin bu tür davalarla Türkiye ardından yurtdışında yaşayan muhalifleri de susturmaya çalıştığını söyleyen Av. Erdem, ceza davalarında uluslararası bir anlaşma bulunduğunu hatırlatarak şöyle konuştu: "Bu anlaşmanın 59. maddesine göre mahkemeler birbirilerine yardım ederler. Bir ülkenin vatandaşı başka bir ülkede yaşıyorsa, yaşadığı ülkenin adliye ve mahkemeleri bu davayı takip eder. Türk devleti bu sözleşmeden yararlanarak, Almanya'da yaşayan muhalefeti tehdit ediyor."

Alman yargısı Erdoğan’a hizmet ediyor

"Erdoğan’ın yapamadığını Alman devleti yapıyor" diyerek tepkisini dile getiren Erdem, "Alman devleti bunu Erdoğan’a hizmet olsun diye yapıyor" dedi ve ekledi: "Ali Cebir hakkında açılan dava Almanya’da suç değil. Almanya’da 'cumhurbaşkanına hakaret' diye bir suçlama yok. Söz konusu suçlama Almanya’da suç değil, fikir ve düşünce özgürlüğüdür."

Bakanlık talimatıyla açılıyor 

Bu davanın mahkemenin kendi yerel inisiyatifiyle değil bizzat Türk Adalet Bakanlığı’nın Alman Adalet Bakanlığı’na talebi üzeriyle açıldığının altını çizen Av. Erdem, "Alman Adalet Bakanlığı Erdoğan'a hakaretin suç olmadığını söyleyerek reddedebilecekken bunun yerine davaları yerel adliyelere gönderiyor. Anlayacağınız Almanya Adalet Bakanlığı’nın onayı ile tüm bunlar gerçekleşiyor. Kendi davaları gibi Türkiye’de açılmış davayı sürdürüp mahkemeye çağırıyorlar. Bunun tek nedeni de Türk devletine hizmettir. Erdoğan politikasına biat politikasıdır bu" dedi ve şunları ekledi: "Hessen Eyaleti Parlamentosu ifade özgürlüğü içerikli davalara izin verilmemesini kararlaştırdı. Diğer eyaletler de bu tür davalar geldiğinde reddetmelidir."

Almanya ikiyüzlü davranıyor

"Almanya ikiyüzlü oynuyor" diyen Avukat, kamuoyunda Türkiye ve Erdoğan'ın eleştirildiğini ama resmi ilişkilerde bu tavırdan farklı davranıldığını vurguladı. Türkiye'de milletvekillerin, belediye eşbaşkanlarının, akademisyen ve gazetecilerin tutuklandığını hatırlatan Avukat, Almanya'nın bunu kamuoyunda eleştirmesine karşın kendi ülkesinde bu tür davaların sürmesine destek vermesini eleştirdi. 

4 bin kişilik liste var

Türkiye’nin Almanya’ya 'sakıncalı' bulduğu muhaliflere ilişkin 4 bin kişilik isim listesi verdiğini hatırlatan Av.Erdem, söz konusu kişilerin sadece sosyal medya üzerinden yaptıkları paylaşımları nedeniyle hedef alındığını, Türk devleti, sistemi ve Erdoğan'a muhalif kesimlerden oluştuğunu ifade etti. Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier ile Kasım 2016’da Ankara’da gerçekleştirdiği görüşmede Almanya’ya PKK ile bağlantılı oldukları iddiasıyla açılmış 4 bini aşkın kişiyle ilgili dosya gönderildiğini belirtirken, Steinmeier, "Bilgim yok" demekle yetinmişti.  

Almanya’daki ilk dava 

Avukat Erdem’in verdiği bilgiye göre Ali Cebir hakkında açılmış dava, Almanya’da bir ilk. En azından kamuoyuna yansımış henüz böylesi bir dava olmadığına işaret eden Av. Erdem, daha önce Erdoğan’ın Alman komedyen Jan Böhmermann hakkında açılan davanın Alman devletin izniyle Almanya'da başlatıldığına dikkat çekti. Erdem "Cebir'in davası Türkiye'de açılmış ve Almanya'da hukuki yardım ile sürdürülüyor" diye ekledi. 

İfadeye gidilmemeli 

Böylesi davalarla karşılaşanlar varsa ifadeye gidilmemesi çağrısında bulunan Avukat Erdem, ifade verilmesi halinde neler olacağını şöyle anlattı: "Bu tür davalarda ifade verildiğinde kişi suçu kabul etmiş konuma düşebilir. İfade verildiğinde, Türk Adliyesine teslim edilme tehlikesi de var. Sosyal medya paylaşımları suç değildir. Bu tür davalara gitmemek ve baştan reddetmek gerekir."

Mahkeme celbindeki 'zorla getirilme' ifadesine de tepki gösteren Avukat, "Bu durum Almanya’da bir suç işlediği taktirde söz konusu olabilir. Türkiye’den gönderilmiş bir dosya için bu tür uyarılar yapılamaz. Adaletin tarafsızlığına gölge düşürülüyor" diye belirtti. 

Bu tür davalarla bir korku atmosferi yaratılmaya çalışıldığını kaydeden Avukat Erdem, "Kafamızda bir sansür oluşturmamalıyız. Yapılan paylaşımlardan korkulmamalı, çekilmemeli" mesajı verdi. 

Davanın iptali için başvuru yaptıklarını da sözlerine ekleyen Avukat Erdem, "Mahkeme hakimi arayarak itiraz kabul ettiğini söyledi ancak henüz resmi olarak iletilmiş bir şey yok" dedi. 

Mahkeme yargılamakta ısrarlı


Kürdistanlı Ali Cebir hakkında açılmış davaya ilişkin görüşüne başvurduğumuz mahkemenin Basın Sözcüsü Dr. Dominik Gross, 13 Şubat’ta görülecek duruşmanın şimdilik iptal edildiğini belirtti. Gross, Türk mahkemelerinden gelen belgelerin yetersiz olduğunu, Türkiye’nin Almanya’da bu davayı sürdürebilmesi için koşulların yetersiz olduğunu belirtirken, "Belgeler geldiği zaman Ali Cebir yeniden çağrılacaktır" diye ekledi. 




Sağır sultan duydu Alman yargısı duymadı

M.ZAHİT EKİNCİ / HAMBURG

Facebook üzeri yaptığı paylaşımlardan ötürü Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan'a 'hakaret' ettiği gerekçesiyle hakkında dava açılan Ali Cebir dün Avukatı Mahmut Erdem ile birlikte basın toplantısı düzenledi.

Ali Cebir, kişisel olarak kimseye hakaret etmediğini, fikir özgürlüğü kapsamında düşüncelerini dile getirdiğini belirterek şunları söyledi: "Her şeyden önce insanım ve Kürt’üm. Paylaşımlarımda Türk devletinin halkımıza karşı işlemiş olduğu suçları kamuoyu ile paylaşmak istedim. İronik ve mizahi anlamda söylediğim sözlerin hiçbiri, kesinlikle hakaret anlamını içermiyor. Türk mahkemelerinde iki davadan ötürü hakkımda 14 yıl ceza isteniyor. Bu yetmiyormuş gibi tehditlere maruz kalıyorum. Kaldığım adres deşifre edilerek, Erdoğan ve  yandaşları için adeta açık hedef haline getiriliyorum. Başıma gelebilecek tüm olumsuzluklardan Türk devleti, Erdoğan ve  Almanya sorumlu olacaktır" dedi. 

Av. Mahmut Erdem ise Ali Cebir’in suç işlemediğini, Almanya’nın bu davayla kendi hukukunu çiğnediğinin altını çizerek, müvekkilinin 13 Şubat'taki duruşmaya katılmayacağını kaydetti ve ekledi: "Türkiye'de insan hakları ihlallerin olduğunu sağır sultan bile duydu. Muktedirler kimsenin kendilerini eleştirmesini istemiyor. Müvekkilim mahkemeye katılmadığı zaman tutuklanabilir de. Buna rağmen katılmayacak. Nihayetinde tutuklanırsa, bu siyasi bir dava olacaktır."


Hakaret değil gerçek

Türkiye’de hakkında açılan davalar nedeniyle Almanya’da ifadeye çağrılan Ali Cebir, kendi rızasıyla duruşmaya gitmeyeceğini belirterek, "Ben Erdoğan'a hakaret etmedim. Küfür etmedim. Sadece bildiklerimi söyledim; katil, hırsız ve diktatör olduğunu Facebook'ta yaptığım paylaşımlarımda yazdım" dedi. 

Türk devletin sosyal medyada paylaşımlarından yola çıkarak hakkında dava açtığını belirten Cebir gazetemize yaptığı açıklamada, "Türk devletin Kürdistan'da yaptığı katliama dikkat çekmek için ANHA ve ANF'nin haberlerini, Gerilla TV'nin videolarını; yani Türkiye'de yayınlanması yasak olan haberleri paylaştım. Paylaşımlarımda da ne bir şiddet çağrısı, ne halkı galyana getirecek şeyler ne de küfür var... Türkiye ve Kürdistan'da yapılan katliamları ben söylemesem, o söylemese kim söyleyecek; bunun hesabını kim soracak" diye sordu. 

Facebook da ortak oldu

  Facebook hesabını 10 yıldır kendi kimliğiyle kullandığını söyleyen Cebir, davadan dolayı hesabının kapatıldığını belirterek, "Her açtığında yeniden kapatıldı. Türkiye’yle işbirliği yapıp kapattılar" dedi.  

Bursa’daki evini polis bastı

Türkiye’nin Bursa şehrinde yaşayan ailesinin evinin de polis tarafından basıldığını söyleyen Cebir, "Yaklaşık bir ay önce doğduğum, büyüdüğüm mahalleye giden sivil polisler ellerinde Facebook hesabımda paylaştığım fotoğrafımı basıp beni sormuşlar. Böylesice 'yurt dışında da olsan, peşindeyiz' mesajı veriliyor" diye konuştu. Kayseri Kırkısrak Kürtlerinden olan Ali Cebir, 1998'den itibaren mülteci statüsüyle Almanya’da yaşıyor. 


Türkiye’de tablo vahim: 47 bin kişinin peşindeler

15 Temmuz darbe girişiminin ardından Türkiye’de sosyal medya paylaşımları nedeniyle 3 bin 861 kişi gözaltına alındı; bin 734'ü tutuklandı.

Cumhuriyet savcılıklarında sosyal medya paylaşımları nedeniyle gözaltı talimatı bekleyen 17 bin 862 dosyanın bulunduğu, 47 bin 24 sosyal paylaşım hesabının da kullanıcısının tespiti için çalışmaların sürdüğü belirtildi. 

Son 6 ayda sosyal paylaşım siteleri Facebook ve Twitter  üzerinden paylaşımları gerekçesiyle 68 bin 774 hesap hakkında ihbarda bulunuldu. Bu hesaplardan 21 bin 723'ünün kullanıcısı tespit edilirken, 47 bin 24 hesabı kullanan şüphelilerin tespiti için çalışmaların sürdüğü öğrenildi. 

Yapılan tespitlerin ardından düzenlenen operasyonlarda internet üzerinden paylaşımları nedeniyle 3 bin 861 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerden bin 734'ü tutuklanırken, bin 317 kişi adli kontrol şartıyla, 810 kişi ise ifadeleri alındıktan sonra emniyetten serbest bırakıldı. Konuya ilişkin çalışmaların sürdüğü ve cumhuriyet savcılıklarında gözaltı talimatı bekleyen 17 bin 862 dosyanın bulunduğu öğrenildi.