
Fransa’nın başkenti Paris’te Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecride dikkat çekmek için bir dizi etkinlik gerçekleştirildi. Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TJK-E) ve Fransa demokratik Kürt toplum merkezi öncülüğünde gerçekleştirilen ve dört ayrı merkezde (Paris, Evry, Creil, Normandiya) kurulan çadır eylemlerinin amacı Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerinde uygulanan tecride dikkat çekmek. 11-14 ağustos tarihleri arasında yapılan çadır eylemleri, Paris’in dört bölgesinde ağırlıkta turistik merkezlerde gerçekleştirildi. Hafta boyunca Öcalan'ın eserlerinin sergilendiği, sürece ilişkin bilgilendirme standlarının açıldığı etkinliklerde, binlerce bildiri ve kitap dağıtıldı.
Yaşanan süreç karşısında Avrupa kamuoyuna duyarlılık çağrısı yapan eylemciler, görüşlerini gazetemizle paylaştı:
'Sokaklarda olmamız gereken bir süreçteyiz'
Zeynep Yirik: Başkan Apo için bu eyleme katıldım. Kürdistan’da savaş yeniden gündemde. Başkanımız üzerindeki ağırlaştırılmış tecrit devam ediyor. Buna karşı sesimizi daha fazla yükseltmemiz gerekiyor. Çünkü Başkan Apo özgür olmadan bizim özgür olmamız mümkün değildir. İnsanım diyen herkes bu zulme karşı durmalıdır. Önder Apo’nun özgürlüğü ancak kalıcı bir barış getirebilir. Katliamlar yaşanıyor. Buna karşı herkes evinde çıkmalıdır. Sokaklarda olmamız gereken bir süreçteyiz. Sessizlik ise bir vicdan sorunudur.
'Sesimizi duyurmak zorundayız'
Özlem Yıldırım: Bu eyleme başkan Apo’nun özgürlüğünün sağlanması için katıldım. Bir Kürt genci olarak kendimi bundan sorumlu görüyorum. Kürt halkı var olmak istiyorsa Başkan Apo’nun özgürlüğünü sağlamak zorundadır. Bu başta da biz gençlerin sorunudur. Bence gençler gösteri yapmalıdır. Kürt olduğumuzu, neler yaşadığımızı göstermeliyiz. Sesimizi duyurmak için içinden geçtiğimiz ve yaşadığımız savaşı anlatmak zorundayız. Özellikle de gençler anlatmak zorunda. Çünkü sözkonusu olan bizim geleceğimiz. Savaşın olduğu yerde iyi bir gelecekten de bahsedilemez. Bunun için özgürlük ve barış için mücadele etmek zorundayız.
'Refleksler yetersiz'
Vedat Allak: Dört günlük çadır etkinliğine katkı sunacağıma inanarak bu eyleme katıldım. Son yaşanan siyasal gündeme ve tecride dikkat çekmek amacıyla bu eylemi gerçekleştiriyoruz. Bütün gençlerin bu çalışmaya katılması gerektiğine inanıyorum. Avrupa genelinde daha fazla tepki gösterilmelidir. Refleksleri yetersiz görüyorum.
'Kendimizi daha fazla anlatmamız lazım'
Burada ağırlıkta turistlere dönük olarak bilgilendirme yapıyoruz. Rojava'daki direnişten dolayı genelde olumlu yaklaşılıyor. Kürt sorununu daha fazla öğrenmek, Kürtleri daha fazla tanımak istiyorlar. Bu anlamda insanların duyarlı olduğunu belirtebilirim. Sokaklarda daha fazla etkili olmamız gerekmektedir. Dil bilen birçok insanımız var. Kobanê ve Rojava’nın yarattığı olumlu kazanımları daha fazla Avrupa kamuoyuna anlatmamız gerekiyor. Çünkü Kobanê’nin uluslararası kamuoyunda yarattığı muazzam bir etki ve bunun yarattığı imkanlar var. Kürt halkı olarak bunu daha fazla değerlendirmeli ve kalıcı bir bakış açısına dönüştürmeliyiz. Binlerce insan çabalarımız sonucunda daha kalıcı dostlara dönüşebilir. Kendimizi sadece devletlere değil daha çok halklara anlatmalıyız.
'Kimse boşta kalmamalı'
Gülperi İlkan: Başkan Apo için özgürlük istiyoruz. Biz haklı bir mücadele yürütüyoruz. Var gücümüzle alanlarda olmalıyız. Herkes elinden geleni yapmalı, bu süreçte kimse boşta kalmamalıdır. AKP Türkiye’yi kaosa ve savaşa götürmek için harıl harıl çalışırken biz nasıl bu kadar rahat olabiliyoruz? Neden bu kadar rahatız ki? Herkes barış ve halkların kardeşliği için harıl harıl çalışmalı. Bu konuda yetersizliklerimiz var. Daha fazla sesimizi çıkarmalıyız.
Y.ÖZGÜR POLİTİKA/PARİS