Arslan'ın "her canlının, her maddenin kutsal sayıldığı hümanist bir kültürün nadide örneği" olarak nitelediği Kızılbaş kültürünü, Dersim'de yakın plana alarak fotoğraf karelerine işlediği 56 eser, İstanbul Tophane'de bulunan Tütün Deposu Ek Binası'nda sanatseverlerin ilgisine sunuldu. du. Sergiyi "Kızılbaş Kürtlerine yönelik asimilasyon politikasına karşı bir duruş" olarak tanımlayan Arslan, Dersimli Kızılbaşlara kadrajına alınmasının sebebini şöyle dile getirdi: "Ağaçtan, çiçeğe, nehirden, dağ keçisine kadar her şeyin kutsal sayıldığı ve kendine has ritüelleri olan, beni bunun için Dersim'de yaşamaya yönelten bir kültür Kızılbaş kültürü. Bu yüzden benim objektifime takıldı. Çok hümanist ve köklü bir tarihe sahip olmakla birlikte, Mezopotamya'nın da en kadim kültürü olduğu için emek ve zaman verdim."

Şair ve yazar Fadıl Öztürk de açılışta yaptığı konuşmada, "Derler ki katil cinayet alanına sonra bir kere daha gider ama Dersim'in katili cinayet yerinden hiç ayrılmamıştır" dedi. Öztürk, asimilasyona maruz kalmış bölge ve Kızılbaş kültürünün, kültür ve sanatsal aktiviteler olarak evrensel değerler çerçevesinde önemli bir yerde durduğunu belirterek, bu kültürü fotoğraflarıyla yansıtan Arslan'ın başarılı bir örnek sergilediğini ifade etti.

DİHA/İSTANBUL