
Ortadoğu halkları ve kadınlarının DAİŞ saldırıları altında belki de en zor dönemlerini ve en acı tecrübelerini yaşadıkları bugünlerde, Kürt kadınlar bir yandan kadının ve halkların öz savunmasını kahramanca geliştiriyor, diğer yandan da Kürdistan Kadınlar Topluluğu (Komalên Jinên Kurdistan-KJK) olarak demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü konfederal sistemlerini inşa ediyor.
KJK Koordinasyon Üyesi Roza Pınar, Kadın Özgürlük Mücadelesinin başlangıcından bu yana geçirdiği evreleri ve Kürdistan kadınlarını bir çatı altında buluşturan KJK sistemini anlattı. Özgür yaşamı inşa sürecini yaşadıklarını belirten Roza Pınar, kadınların demokratik birlik cephesini geliştirmek suretiyle çağı, bir kadın çağı haline dönüştüreceklerini kaydetti.
'Kadının özgürlük mücadelesi hareketimizin ana damarıdır'
Pınar, bugün insanlığın yaşadığı tüm toplumsal sorunların kaynağında kadın özgürlük sorununun yattığını dile getirerek, kadın sorununun en temel demokrasi ve özgürleşme sorunu olduğunu belirtti. PKK'nin amansız saldırılar karşısında bile yenilmeyip, aksine giderek güçlenmesinin temelinde kadın özgürlüğüne yaklaşımında yattığını ifade eden Pınar devamla, "Kadın özgürlük mücadelesi hareketimizin ana damarıdır. Önder Apo, her şart altında özgürlüğü için savaşan Kürt halkının yanısıra özgür kadını da yaratma temelinde kadını bilinçlendirerek örgüt ve eylem gücüne kavuşturdu. Henüz grup aşamasında iken PKK’de yerini alan kadın, daha sonra da tüm alanlarda aktifleşerek nicel ve niteliksel büyümeyi sağladı. Kürdistanlı kadınlar, erkek egemenlikli sisteme karşı öz bilinç, öz örgütlülük ve mücadele perspektifini esas alarak, 30 yıllık mücadele sonucunda kendi özgün örgütlenmesini yarattı; hem cins hem de ulus olarak özgürleşmesinin mücadelesini verdi" diye konuştu.
Pınar, kadının hangi iç mücadeleler sonucu bu düzeye geldiğini anlamak açısından 30 yıllık kadın mücadele tarihinin iyi irdelenmesi gerektiğini söyledi.
YJWK ile başlayan özgürlük arayışı
İlk örgütlenme deneyimlerine ilişkin bilgiler veren Roza Pınar, kadınların başlangıçtan itibaren feodal aşiret yapılanmasına dayalı toplumsal cinsiyetçiliğin kendilerinde yarattığı sıkışma ve Türk devletinin Kürt halkı üzerinde ağırlaşan ulusal-sınıfsal baskıları karşısında büyük öfke duydukları için gerilla mücadelesine katıldıklarını belirtti. Pınar, 1987 yılında Yekîtiya Jinên Welatparêzên Kurdistan-YJWK'nin (Kürdistan Yurtsever Kadınlar Birliği) kuruluşu ile beraber, kadınların özgün örgütlenmesinin hedeflendiğini hatırlattı.
1990'larda gerilla saflarına nicel ve nitel olarak binlerce kadının akışının, gerilla içerisinde yeni bir örgütlenmeyi gerekli hale getirdiğini ifade eden Pınar, 1993’te ilk özgün kadın birliklerinin oluşturulmasıyla, kadın ordulaşmasının temellerinin atıldığını dile getirdi. Pınar, kadın ordulaşmasının, erkek zihniyetinde yarattığı değişimi şu cümlelerle özetledi: "Kadın ordulaşması, öz güven yarattı. Bu, hızla ideolojik, askeri, siyasal, sosyal açıdan örgütlenmenin gelişmesini sağladı. Bu gelişme, Kürt toplumunun zihniyetinde devrim içinde devrim niteliğinde değişim dönüşümler yarattı. Erkeğin kadına klasik egemenlikli bakış açısı değişti."
Pınar, kadın ordulaşmasına paralel olarak toplumda yürütülen siyasal ve toplumsal çalışmaların, Kürt kadınlarını köy ve şehirlerde de örgütlenmeye yönelttiğine değindi ve bu temelde 1995 yılıyla birlikte Kürdistan Özgür Kadınlar Birliği (Yekîtiya Azadiya Jinên Kurdistan-YAJK) örgütlemesine gidildiğini hatırlattı. Bu sürecin güç ve örgüt olmada önemli bir aşamayı ifade ettiğini dile getiren Pınar, kadın mücadelesinin diğer kadın örgütleriyle ortaklaştırılması amacıyla, uluslararası alanda ittifak arayışlarının geliştirildiğini söyledi.
Cins mücadelesinde radikalleşme dönemi
Kadınların bugüne kadar edindikleri deneyimle birlikte cins mücadelesinde radikalleşme dönemi içerisine girdiklerini belirten Pınar, kadınların egemenlikli modernist sistemden zihinsel, ruhsal ve kültürel olarak kopuşunu ifade eden kopuş teorisiyle egemenlikli sistemi tanıma ve buna karşı mücadele etmede bilinç, cesaret ve duruş kazanıldığını kaydetti. Pınar, paralel olarak da erkeği dönüştürme projesi adı altında, erkeğin kendini dönüştürmesi için de çeşitli çalışmalar yürütüldüğünü söyledi.
Partileşme döneminin en önemli çalışması
Pınar, 1998 yılında ise kadın kurtuluş ideolojisinin ilkeleriyle birlikte ortaya konması ardından, bunu pratikleştirmek üzere Kürdistan İşçi Kadın Partisi'nin (Partiya Jinên Karkerên Kurdistan-PJKK) kurulduğunu, daha sonra ise örgütlenme ve mücadele perspektifini daha da genişletme hedefiyle 2000’de Kadın Özgürlük Partisi'nin (Partiya Jina Azad-PJA) kurulduğunu belirtti. Pınar, PJA döneminde en önemli çalışmanın, dünya kadınlarıyla ortaklaşmak amacıyla oluşturulan Kadın Toplumsal Sözleşmesi olduğunu ifade etti. Pınar, bu dönemde dünya çapında devrimci kadın hareketleri ve insan hakları, barış ve demokrasiye dönük çalışma yürüten kadın örgütleriyle sıkı ilişki içerisinde olunduğunu da ekledi.
Kadın KJB ile örgütlü kimlik haline geldi
KJK Koordinasyon Üyesi, yaşanan partileşme deneyiminin bir kadın rönesansını ortaya çıkardığını belirterek, yeni süreçte partiyi de aşan, daha esnek ve kapsamlı konfederal bir kadın örgütlenmesi ihtiyacının açığa çıktığını dile getirdi. Bu sebeple Yüce Kadınlar Topluluğu (Koma Jinên Bilind-KJB) adı altında çatı örgütlenmesine gidildiğini hatırlatan Pınar, 2005 yılı ile başlayan bu sürece ilişkin şunları belirtti: "Önderliğimizin demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü paradigması ile beraber toplumsallaşma konusunda yeni bir dönem başladı. Bunun sonucu olarak 2005 yılında 1. KJB Kurultayı ve YJA Kuruluş Konferansı yapıldı. KJB, mücadelemizin artan ihtiyaçları doğrultusunda öz savunma güçleri, toplumsal örgütlenmeler, kadın partisi PAJK ve genç kadınlar örgütü arasındaki koordinasyonu sağlayan bir çatı örgütü olarak örgütlendi. Bunun yanı sıra YJA da toplumsal sahadaki örgütlenmelerin koordinasyonu olarak belirlendi. Esasen yerele dayalı komün-meclis çalışmalarının örgütlendirilmesi ve bu temelde toplumun, kadınların öz iradesini, kendini yönetme iradesini toplumsallaştırma çalışmaları ise YJA’nın temel görevi olarak ortaya konuldu. Geçtiğimiz 9 yıllık dönem içerisinde KJB örgütlenmesi 6 kurultay, YJA ise 5 konferans gerçekleştirdi. Her iki örgütümüz de kadınlar açısından azımsanamayacak çalışmalar yürüttü. YJA, toplumsal alanda kadınların örgütlü kimliği haline geldi. Başlattığı kampanyalarla ciddi bir bilinçlenme ve duyarlılık yarattı. Kadın parça örgütlenmeleri arasında ilişki ağı yaratarak birçok çalışma için alt zemin hazırladı. KJB’nin de örgütlerimiz arasında koordinasyon sağlama, bileşenlerin özgün çalışmalarına katkı sunma konusunda çabası oldu. Ulusal ve uluslararası boyutta etkili çalışmalar yürüttü. Yine çok önemli toplumsal sonuçları olan; özellikle serhildan çizgisinde ve sosyal-kültürel zeminde toplumsal nitelik kazanan bir öncülükten ve iradi yapılanmadan bahsetmek mümkündür. KJB çatı örgütü olarak bütün bileşenleri ile birlikte oluşumundan günümüze kadar Kadın Özgürlük Hareketinde önemli bir yönetim ve çekirdek öncü örgütlenmeyi yarattı; parçalarda ve yurtdışı alanlarda azımsanmayacak bir kadın örgütlülüğünü ortaya çıkardı."
Kadın özgürlüğü konusunda KJB ile ciddi gelişmeler yaratıldığının altını çizen Pınar, öte yandan toplumsal örgütlülük ve kurumlaşma anlamında dar kaldığını, erkeği dönüştürmede, toplumu demokratikleştirmede, özgür yaşam etik ve estetiğini yaratmada, toplumsal sorunlara kalıcı çözüm gücünü ortaya çıkarmada yeterli olamadığını ifade etti.
'KJK ile inşa sürecine cevap olacağız'
Gelinen aşamada Kadın Özgürlük Hareketinin ciddi toplumsal sorunlarla olduğu kadar ciddi toplumsal talepler ve gelişmelerle de karşı karşıya olduğuna işaret eden Pınar, bu aşamaya kadının demokratik konferederal örgütlenmesi KJK ile cevap olacaklarını dile getirdi. Pınar, yeni dönemi; "Kazanımlar, diriliş aşamasının başarıldığını ve Kürt halkının yeni bir mücadele aşamasına geçtiğini gösteriyor. Yeni aşama ise toplumsal kuruluş aşamasıdır. Toplumsal kuruluş aşaması bir yandan Kürt sorunun çözümü, öte yandan kapitalist sistemin temsilciliğini yaptığı iktidarcı, tahakkümcü yapılar yerine demokratik, ekolojik kadın özgürlükçü paradigma temelinde geleceğini ve bugününü inşa etme aşamasıdır. Gelinen aşamada siyasal, sosyal, kültürel, ekonomik yaşam alternatifinin oluşturulması zorunlu hale gelmiştir. Buradan hareketle denilebilir ki, devlet gerçeği aşılmadan hiçbir sorun çözülemeyecek, insanlık ve halklar huzura kavuşamayacak, devletçi sistem içinde sorunlar ağırlaşarak patlama noktasına gelecektir. Bunun için devletçi olmayan ve devletçi sisteme karşı alternatif sistem olarak demokratik topluma dayalı demokratik konfederal sistemini geliştirip inşa etmek, tek çözüm olmaktadır. Demokratik konfederal sistem öncelikle; erkek egemen sistemin parçaladığı, dayanışmadan düşürdüğü, dağıttığı değerlerin birleşimi ve birliğidir. Kadının kendisine ait olduğu toplumsallık, kimliğin kendisi olmaktadır. Günümüzdeki savaşlara, kadın kırımlarına, asimilasyona, inanç kırımına, ölme ve öldürme kültürüne karşı panzehirdir" sözleriyle dile getirdi.
'KJK örgütlü kadın yapılarının konfederal birliğidir'
KJK’nin inşa edeceği konfederal sistemin, kadınlar başta olmak üzere tüm halkların, kimliklerin, kültürlerin, inançların, dillerin, doğanın yok edilme girişimlerine karşı üçüncü yol olduğunu dile getiren KJK Koordinasyon Üyesi Roza Pınar, yeni dönem örgütlenmesinin meclislere dayalı ağ tarzında geliştirileceğini kaydetti. Konfederal sistemin, savaş ve katliam çağına karşı bir barış alternatifi olduğunu söyleyen Pınar, sözlerini "Küresel yok olmaya karşı, halkların ve kültürlerin çeşitliliğini ve varlıklarını koruma, konfederal sistemde temel yaklaşımımız olmaktadır. Bu anlamda KJK, kadınların demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü konfederal sistemidir. Kendisini konfederal sistem temelinde Kürdistan’da yapılandıran KJK, örgütlü kadın yapılarının ve bireylerin konfederal birliği, çatı örgütüdür, demokratik ulusu inşa temelinde yalnızca kadının değil, tüm toplumun özgürleşmesi, iradi güç haline gelmesi ve kendisi hakkında karar sahibi olması demektir" şeklinde sürdürdü.
Yerelden evrensele ağ tarzında örgütlenme
Pınar, KJK sisteminin geliştirilmesine ilişkin ise şunları belirtti: "KJK, siyaseti yerelden geliştirerek, toplumsal tüm kesimlerin farklılıklarına saygı temelinde ortak örgütlülükleri geliştirecektir. Bu açıdan siyasal, sosyal, kültürel, ekonomik vb. tüm alanlarda demokratik konfederalizm esprisiyle demokratik özerk örgütlenmesini toplumsallaştırma temelinde sorumlulukları vardır. Bunu geliştirirken coğrafya veya etnik yapı ile sınırlı olmayacak, devlet sınırlarına da takılmayacaktır. Kendi farklılığını zihniyet, kültür, sosyal, politik, ahlak, estetik, ekonomik olarak ortaya çıkarıp kendisini gerçekleştireceği, bir yapı ve işleve kavuşturacağı bir toplumsallığı inşa edecek ve yaratacaktır. Bulunduğu her yerde özgün özerk örgütlenmelerini geliştirerek, demokratik komünaliteye dayalı yaşam temelinde toplumsal özgürlük mücadelesini süreklileştirmekle mükelleftir. Alanlarda ve tüm Kürdistan’da köylerden başlayarak, ilçe, mahalle ve kent, yerel ve bölgesel, ulusal meclislere dayalı demokratik konfederal örgütlenmelerini ağ tarzında geliştirecektir."
'Özgür yaşamı ve demokratik kurtuluşu inşa edeceğiz'
KJK olarak toplumsal kuruluşta öncü misyonu yüklendiklerine dikkat çeken Roza Pınar, yine KJK olarak kadınların demokratik birlik cephesini oluşturarak, bu çağı kadın çağı yapacaklarını söyledi. Gelinen aşamada bir çıkışa ihtiyaç olduğunu ifade eden Roza Pınar konuşmasını; "Bu ihtiyaç, aynı zamanda tüm kadın hareketleri ve kurumlaşmaları açısından geçerlidir. Kadın hareketi olarak bu çıkışı sağlayacak önemli bir birikime, güce sahibiz. Önemli olan bunu yeni mücadele bilincine ve yöntemine dönüştürmek ve bu temelde çıkışı gerçekleştirmektir. Demokratik ulus perspektifi temelinde demokratik özerkliği geliştirmenin yoğun çabası ile dönem görevlerimize yükleneceğiz. Süreç, özgür yaşamı ve demokratik kurtuluşu inşa sürecidir ve en temel eylemimiz de bu olacaktır. Kadınların demokratik birlik cephesini de geliştirerek bu çağı kadın çağı yapacağız. Bu kararlılık ve mücadele ile kendi görev ve sorumluluklarımıza sahip çıkacağız. Yeni açılım sahalarını geliştirmek özgür yaşamı inşa hamlesinde bizleri daha örgütlü, yaratıcı ve sonuç alıcı kılacaktır. Toplumsallaşarak demokratik sistemi, demokratik yaşamı geliştireceğiz” diyerek sonlandırdı.
BÊRÎTAN SARYA/AVAŞÎN ADAR/QENDÎL