
M.ZAHİT EKİNCİ / KOPENHAG
Danimarka’da önceki gün başkent Kopenhag’da Türk konsolosluğu önünde "Türkiye’de basına özgürlük" sloganıyla eylem yapan uluslararası kurumlar aynı taleple topladıkları 50 bin imzayı konsolosluk yetkililerine teslim etti. Eylem ardından görüşlerine başvurduğumuz kurum temsilcileri Stêrk TV, Ronahî TV ve News Channel’in kapatılma girişimine tepki gösterdi.
Kabul edilemez

3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü vesilesiyle Türkiye’de rehin tutulan gazeteci meslektaşlarıyla dayanışma için bir araya geldiklerini söyleyen Uluslararası Af Örgütü Danimarka Genel Sekreteri Trine Christiansen, "Türkiye’de gazeteciler tutuklu, ifade özgürlüğü yok denecek düzeyde. AKP hükümetinin eliyle 180 basın kurumu kapatıldı" dedi. AKP’nin talimatıyla Kürt televizyonlarının kapatılması girişimine de tepki gösteren Christiansen, "Avrupa’da yayın yapan Kürt televizyonlarının kapatılması için Türk devleti tarafından bizzat Fransa hükümeti kanalıyla Eutelsat şirketine büyük bir baskı uygulandığının farkındayız. Bu kesinlikle kabul edilemez bir yaklaşımdır" dedi.
Dayanışmamız sürecek

Danimarka PEN Genel Sekreteri Mille Rode de, Türkiye’de rehin tutulan gazetecilerin durumuna dikkat çekerek şöyle konuştu: "Danimarka PEN olarak Türkiye’de tutuklu bulunan gazeteciler ve yazarların mahkemelerini elimizden geldiğince takip etmeye çalışıyoruz. Burada da bir duyarlılık oluşturmaya çalışıyoruz. Gazeteciler düşüncelerinden dolayı tutuklanamaz. Bu tutuklamalarla insanların haber alma hakkı elinden alınıyor. Tutuklu olan gazeteci ve yazarlarla dayanışmamız bundan sonrada devam edecek."
Sessiz kalmayın

Danimarka Özgür Basın Birliği (FPS) Başkanı Klaus Slavensky ise topladıkları 50 bin imzayı Türkiye’de tutuklu bulunan gazetecilerle dayanışma ve muhalif basın üzerinde uygulanan baskıya dikkat çekmek için Türkiye konsolosluğuna verdiklerini söyledi. "Bütün bu baskı ve yönelimlerin bizzat Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatı ile gerçekleştiğini biliyoruz. Bu baskılarla Türk devleti gazeteciler için adeta açık bir cezaevine dönüşmüş durumda" diyen Slavensky şu çağrıda bulundu: "Avrupa’daki demokratik kurumlar ile basın kurumlarının sessiz kalmamaları gerekir. Bizim ortak çağrımız bu insanlarla dayanışmayı yükseltmek ve yanlarında olduğumuzu belirtmektir."
Hasmane tutum anlaşılamaz

Kürt televizyonlarına yönelik baskıya tepki gösteren Yazar Rebeni Çelikan, "İletişimin ve teknolojinin bu kadar geliştiği bir dönemde Kürt televizyonlarına karşı geliştirilen bu hasmane tutumu anlamakta zorlanıyorum. Söz konusu Kürtlerin kültürü olduğu zaman bir çizgi filme dahi tahammül edemiyorlar. Çoğu zamanda çok demokrat dediğimiz Avrupa ülkeleri ve basını da söz konusu Kürtler ve onların yayın organları olduğunda sessiz kalıyorlar. Türk devletinin bu insanlık dışı tutumuna karşı Kürtler bulundukları her yerde demokratik haklarını kullanarak sessiz kalmamaları gerekir.
Televizyonlar gözümüz kulağımız

Urmiyeli Yazar Meryem Şikaki ise şöyle konuştu: "Televizyonlarımızı kapatarak ülkemizde gelişen vahşi yönelimleri görmemizi istemiyorlar. Gözümüz kulağımız olan televizyonlarımızı kapatarak bizi dilsiz ve kör bırakmak istiyorlar. Buna karşı kesinlikle tepkisiz kalmamak lazım. Bu hepimizin iradesine karşı bir saygısızlıktır. Bir Kürt kadını olarak bu durumu kabul etmiyor ve protesto ediyorum. Türk devleti sesimizi kısamayacaktır."
Sessiz kalmayalım

Danimarka Kürt Dernekleri Federasyonu (FEY-KURD) Eşbaşkanı Şoreş Bilikan, "Baskılarla bir yere varamazlar dedi. Bilikan, "Ben bizzat Roj TV davasının tanığı ve mağduruyum ama onda da Türk devleti hiçbir şey elde edemedi şimdi de edemeyecektir. Türk devletinin bu kirli politikalarını deşifre etmek için kesinlikle sesiz kalmamalı, her alanda demokratik tepkimizi ortaya koymalıyız. Bu baskılara sesiz kalmak buna ortak olmak anlamına gelir" diye konuştu.
Yalnız değilsiniz
Uluslararası Af Örgütü Danimarka Bürosu geçen ay başlattığı kampanya ile Türkiye’deki hak ihlalleri ve tutuklu gazeteciler ile akademisyenlerin durumuna dikkat çekmek için imza kampanyası başlatmış, Uluslararası Yazarlar Birliği PEN Danimarka bürosu ise Türkiye’de tutuklu bulunan gazeteci meslektaşlarına "Yalnız değilsiniz" başlığıyla bir mektup yayımlamıştı.
YRD’den çağrı
Öte yandan Yekitiya Ragihandina Demokratik (YRD), AKP faşizminin Kürt televizyonlarını hedef almasına ilişkin dün yazılı açıklama yaptı.
YRD, açıklamasının sonunda Kürt halkına ve dostlarına da şu çağrıyı yaptı: "Her parçadaki halkımız ve dostları ayağa kalkarak tüm mazlum halkların sesi olan özgür basının yayınlarının karartılmasına dur demeye, bu haksız ve hukuksuz uygulama karşısında seslerini yüksetmeye Eutelsat şirketini protesto etmeye çağırıyoruz."