Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande tarafından geçtiğimiz Mart ayı sonunda büyük bir törenle yapılan kabine değişikliği ile "mücadele hükümeti" olarak işbaşına getirilen Manuel Valls yönetimindeki hükümet hafta başında mücadelesine son vererek istifa etmişti. Ekonomi Bakanı Arnaud Montebourg ve Valls’in ekonomi politikalarında anlaşamaması 147 günlük hükümeti istifaya sürükledi. Başbakan Valls yeni kabineyi dün Cumhurbaşkanı François Hollande’ın onayına sundu. Hollande'ın onayladığı kabinede 8 kadın 8 de erkek bakan yer alıyor. Başbakan yine  Manuel Valls oldu.

Eleştirenler tasfiye edildi

Bir önceki kabinede Ekonomi Bakanı olarak görev yapan ve hükümetin ekonomik politikalarını alenen eleştiren Arnaud Montebourg'un yerine François Hollande'ın Cumhurbaşkanı seçildiği 2012 yılından bu yana Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcılığı görevini yürütmekte olan 36 yaşındaki Emmanuel Macron getirildi. Bu tercih işçi sendikaları, sol partiler ve iktidardaki Sosyalist Parti'nin sol kanadı tarafından şiddetle eleştiriliyor. Hükümetin tasarruf politikalarına karşı çıkan Montebourg'a destek veren Eğitim Bakanı Benoit Hamon ile Kültür Bakanı Aurelie Filipetti’ye de yeni kabinede yer almadı. Kadın Hakları Bakanlığı'nı yürüten Fas kökenli Najat Vallaud-Belkacem Eğitim Bakanlığı'na, Fleur Pellerin ise Kültür Bakanlığı'na getirildi. Hükümet sözcülüğüne Tarım Bakanı Stephane Le Foll, Şehircilik Gençlik ve Spor Bakanlığı'na ise Patrick Kanner atandı.

12 bakan değişmedi

Yeni hükümette 12 bakanlık bir önceki isimlerle sürecek. Dışişleri Bakanı Laurent Fabius, Savunma Bakanı Jean Yves Le Drian, İçişleri Bakanı Bernard Cazeneuve, Adalet Bakanı Christiane Taubira ve Maliye Bakanı Michel Sapin gibi kilit bakanlıklarda değişim olmadı. Çevre ve Enerji Bakanı Segolene Royal de eski kabinedeki yerlerini koruyan isimlerden oldu.

Politikada rota sağa

Öte yandan Valls'in kabine değişikliği Fransa'nın rotayı daha da sağ politikalara kıracağının göstergesi. Hükümet krizinin arka planında iktidardaki Sosyalist Parti içerisindeki sağ ve sol eğilim arasındaki iktidar savaşına dayanıyor. Asıl olarak da Fransa'nın son yıllarda kronikleşen ekonomik-siyasi krizinin sonuçları yaşanıyor.

Sosyalist Parti içinde kriz

Aslında 5 aylık hükümette yaşanan çatlak Fransa'da şaşkınlığa yol açmadı. Zira asıl kriz Sosyalist Parti içerisinde son bir yıldır sürüyor. Sosyalistler içerisindeki sağ ve sol politikanın savaşında, sağ eğilim Valls şahsında önde gidiyordu. Hükümetin kesintilere dayalı ekonomi politikası parti içerisindeki küreselleşme karşıtları tarafından eleştiriliyor. Muhalif bu kesim özellikle bu politikanın AB tarafından empoze edilen kemer sıkma politikasının sonucu olduğunu düşünüyor.

Ekonomi politikası eleştiriliyor

Sosyalist Parti'nin sol kanadı Almanya Başbakanı Merkel'e sert eleştiriler yöneltiyor. Bunun başını da hükümetin istifasına yol açan Montebourg çekiyor. "Merkel'in her dediğini yapıyoruz" diyen eski Ekonomi Bakanı özellikle Cumhurbaşkanı Hollande'ı, Almanya'nın ekonomi konusundaki projesini Fransa'ya adapte etmekle suçluyor.

Yeni anayasa istiyorlar

Montebourg ve aynı görüşü savunan Sosyalist Parti içerisindeki sol kanat, cumhurbaşkanın yetkilerinin kısıtlanmasını talep ediyor. Bu nedenle yeni bir anayasa hazırlanması gerektiğini savunan bu kesim önümüzdeki seçimlerde cumhurbaşkanlığının yetkilerinin kısıtlandığı ve parlamentonun yetkilerinin ön plana çıktığı küresel kapitalizme karşı koruyucu bir devlet anlayışı üzerine kurulu yeni bir ekonomik model öneriyor.

Hükümeti zorlu günler bekliyor

Dolasıyla revize edilen ikinci Valls hükümetini önümüzdeki haftalarda kemer sıkma politikalarına karşı sokağa çıkmaya hazırlanan öfkeli sendikaları ikna etme, işsizliği azaltma ve bütçe açığını kapatma gibi zorlu görevler bekliyor.


SELMA AKKAYA/PARİS