Eliaçık, görüşmelerde kimin muhatap ve nerede olduğunun çok açık olduğunu söyledi.
68 gün boyunca açlık grevinde olan tutsakların talepleri için "Bu talepler zaten devletin herhangi bir açlık grevi veya eylemler olmazsa da kendi namusu gereği kabul etmesi gerekiyordu" açıklaması yapan Antikapitalist Müslüman Gençler'in sözcüsü ve aynı zamanda İslam üzerine araştırmaları ile tanınan yazar İhsan Eliaçık, "tutsak olan bir kişinin özgürlüğü zaten kısıtlanmıştır. Ailesiyle, avukatlarıyla görüştürmemek hakka hukuka sığmaz. Yine mahkumların ve tutukluların anadilde savunma yapması en doğal hakkı ve evrensel hukuka uygundur" şeklinde konuştu.

AKP grevin amacını kavrayamadı

Tutsakların geri adım atmaması ve kazanım sağlamalarının hükümetin bu doğal taleplere karşı beyhude bir uğraş verdiğini gösterdiğini dile getiren Eliaçık, "1999'daki açlık grevlerine karşı takındığı tutumun aynısını şuandaki muhafazakar AKP Hükümeti de sürdürdü. 'Devletin gururu', 'devlet santaja boğun eğmez' gibi laflarlarla demek istiyor ki 'devlet halkın taleplerine boyun eğmez'. Ama gün olur devran döner talepler teker teker hayata geçirilir. Şu an olduğu gibi. Anadilde savunma hakkı zaten şu anda komisyondan geçti mecliste bekliyor. Mevcut hükümetin Kürt sorununu çözecek zihni potansiyeli ve olay kavrama, çözme kapisitesine dair sınırları açlık grevleri sona erinceye kadar bitmiş tükenmiş bir vaziyetteydi" dedi.
Açlık grevinin Kürt sorunun çözümünü beraberinde getirdiği ifade eden Eliaçık, "Bundan sonra devlet, Kürt sorunun nasıl çözeceğini asıl muhataplarıyla görüşmesi gerekiyor. Seçimlerde yüzde 50 oranında oy alan AKP hükümeti, Türkiye'nin en önemli sorunu çözmek için elinde güç var. Sorunun çözümü için böylesi bir güç bir daha ele geçmez. Dolayısıyla açlık grevleriyle ortaya çıkan bu durumu iyi değerlendirmek gerekir, bunu bir vesile kılarak bir müzakerenin kapısınını aralamak gerekir" ifadelerini kullandı.

Muhatap bellidir direnmenin anlamı yok

Devletin sorunun çözümü için bir adım atması halinde Kürt tarafının da buna gereken karşılığı vereceğinden kuşkusu olmadığını ifade eden Eliaçık, "Aslında anadilde eğitim ve savunma hakkı hayata geçse dahi Kürt sorunun çözümü yönünde ilk ciddi adım atılmış olur. Öcalan'ın açlık grevlerinin sonlandırılması yönündeki talebi şunu gösterdi ki devlet yavaş yavaş Öcalan'ı muhatap almaya başlamış. Bence Oslo örneğinde olduğu gibi bu görüşmeler devam edecektir. Zaman içerisinde Öcalan'la direk muhatap alınacak. Gerçeklik te budur. Buna direnmenin bir anlamı yok. İngiltere'de Tony Blair, IRA siyasi temsilcisiyle danışmanı aracılığıyla görüştü. Sonuç ortada. İspanya'da da aynısı oldu. Türkiye'de de bu olması gerekiyor. Muhatabın kim olduğu ve nerede olduğu açıkca ortadır. Bunu evirmenin çevirmenin geçiştirmenin bir alemi yok. Bu görüşmeler akan kanın durması, savaşın sonlandırılması yönünde atılması gereken adımlardır" dedi.

MUSTAFA İLHAN