Oğlu Bilal Erdoğan’ın yöneticisi olduğu vakfın etkinliğinde konuşan Tayyip Erdoğan, bir süredir gündemine almadığı ‘nüfus planlaması’na değindi: ““Açık söylüyorum, zürriyetimizi arttıracağız, neslimizi çoğaltacağız. Nüfus planlamasıymış, doğum kontrolüymüş, hiçbir Müslüman aile böyle bir anlayışın içinde olamaz. Ve burada birinci görev annelerdedir. Rabbim ne diyorsa, sevgili peygamberimiz ne diyorsa biz o yolda gideceğiz.”


Anayasa'ya aykırı 

Erdoğan'ın çocuk ve doğum kontrolü etrafındaki çizgisini bir adım ileriye taşıdığı bu açıklamalara Türk Kadınlar Birliği Başkanı Sema Kendirci,  "neresinden bakarsanız eğri" diye niteledi. BBC Türkçe'ye konuşan Kendirci, Erdoğan'ın açıklamasının Anayasa'ya aykırı olduğunu söyledi. "Aileleri, geleceğini sağlayamayacağı kadar çocuk sahibi olma baskısı ile karşı karşıya bırakmaya dünya üzerinde kimin hakkı olabilir?" diye soran Kendirci açıklamadaki din ölçüsüne de itiraz etti. Kendirci, "Müslüman aile ölçüsü, doğru olmayan bir ölçü. Aileler doğum kontrolü yapabilirler, yapmayabilirler. Bunu din temelli konuşulmasını onaylamamızın imkanı yok" dedi.


Erdoğan'ınki bir strateji

Erdoğan başbakan olduğu dönemde, Roboski Katliamı'na atıfta bulunarak, “Sezaryenle doğumlara karşı olan bir başbakanım. Kürtajı bir cinayet olarak görüyorum. Her kürtaj bir Uludere’dir. Bu milleti silmek için sinsice bir plandır” demişti.

Cumhurbaşkanı seçilmesinden kısa bir süre sonra doğum kontrolünü ‘ihanet’ olarak niteleyen Erdoğan, “Bu ülkede yıllarca bir doğum kontrolü ihaneti yaptılar ve neslimizi kurutma yoluna gittiler” ifadelerini kullanmış, son olarak geçtiğimiz mart ayında “Bu ülkede milletin soyunu kurutmak için yıllarca doğum kontrol uygulamaları yapıldı” demişti.

Kadın düşmanı Erdoğan'ın ve ardıllarının bir strateji dahilinde getirdiği bu ifadeler pratikte bir şekilde hayat buldu. Kadın Sığınağı Vakfı Mor Çatı'nın 2015 yılında yaptığı bir araştırma, Türkiye'de isteğe bağlı kürtajın 10 haftaya kadar yasal olmasına rağmen hastanelerin giderek kürtaj yapmayı reddeder hale geldiğini göstermişti.

Bu araştırmada İstanbul'daki 37 kamu hastanesini arayarak "Kürtaj yapıyor musunuz?" sorusu soran Mor Çatı, İstanbul'da sadece 3 kamu hastanesi isteğe bağlı kürtaj yapıldığını tespit etmişti. 


 HABER MERKEZİ