Hafta sonu SP'nin Zürih'teki merkezinde yapılan panelin konuşmacılarından YNK üyesi Mele Bextiyar, DAİŞ’in bütün halkları, dinleri ve azınlıkları hedef aldığına dikkat çekerek, bölgede çete örgüte karşı savaşan YPG ve PKK'ye yönelik Avrupalı devletlerin tutumunu eleştirdi. Bextiyar, uluslararası topluluğun Kürdistan güçlerine, DAİŞ'e karşı mücadele rolü biçtiğine dikkat çekerek, "Bu güçler arasında bulunan PKK terörist olarak kabul ediliyor ama PKK Mexmûr'da, PYD ise Kobanê'de DAİŞ'e karşı mücadele ediyor. Batı ülkeleri artık görmelidir ki, PKK Ortadoğu'ya demokrasi getirecek yegane güçtür" şeklinde konuştu.


İsviçre çözüme katkı sunmalı

Konuşmasında ülkesinin ve partisinin politikaları hakkında bilgi veren SP Milletvekili Yvonne Feri ise özetle şunları söyledi: "İsviçre tarafsız konumu nedeniyle bölgeye silah yardımında bulunamıyor ama insani yardımlar için büyük bir çaba harcıyor. SP olarak hükümette tek başına karar alacak güçte değiliz. Parti olarak yıllardır Kürt sorununa duyarlılık gösterdik ve çözüm için çabalar harcadık. Bunun ilerlemesi için Kürt tarafıyla da ilişkilerimizi güçlendirerek sürdürmeliyiz. BM'nin ikinci merkezi Cenevre'dir. İsviçre sorunun politik çözümü için çabalarını arttırmalıdır."

Kürtler birlik olmalı

SP Basel Milletvekili Mustafa Atıcı de konuşmasında Kürtlerin etkili bir diplomasi için kendi aralarında birlik olmaları gerektiğini vurguladı. Atıcı "Kürtlerin bütünlüklü bir muhataplık durumu, uluslararası ilişkilerin kapılarını da açacaktır. İsviçre'de, partim SP'nin de kapıları her zaman Kürtlere açık olmuştur. İsviçre'de yaşayan Kürtler de siyasi partiler, sivil örgütler içinde yer alarak, görev üstlenerek ilişkilerini güçlendirmelidirler" çağrısında bulundu.
Sendikacı Giovanni Giarrana da "Tarihte en tehlikeli savaşlar din savaşları olmuştur. Birileri çıkarları için din savaşlarını körüklüyor, biz en hızlı şekilde gericiliğe karşı direnen Kürtlerin yanında yer alarak bu oyunu boşa çıkarmalıyız" derken,  diğer bir sendikacı Dimitri Sarisavas da "Kürtlerin her coğrafyada savaştığını görüyoruz. Neden Avrupa'da bir gölge hükümetleri bulunmuyor? Dışarıda Kürtlerin çıkarlarını savunacak bir birlik yöntemi bulunmalıdır" ifadelerini kullandı.


ALİ ÖZŞERİK/ZÜRİH




Almanya PKK yasağında ısrarlı!

Çatışmasızlık ilan ederek Türkiye'deki çözüm sürecinin yürütülmesi için büyük çaba harcayan ve Ortadoğu'da DAİŞ çetelerine karşı etkin bir mücadele yürütmesine rağmen PKK'ye karşı Batılı ülkelerin yaklaşımı değişmiş değil. Almanya "PKK'ye tavrımızı değiştirecek bir olay yok" diyerek yasağın sürececeğini duyurdu.
Almanya’da 21 yıldır PKK yani Kürtler yasaklı. Bu konuda Kürtlerin ve yasak karşıtı Almanların hükümet nezdinde yaptıkları girişimler şimdiye kadar sonuç almasa da Kürtler taleplerini dile getirmekten hiç vazgeçmedi. Almanya'da 21. yılına giren PKK yasağına rağmen Kürtler tüm eylemlerinde 'yasaklı' sembolleri, bayrakları, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın posterlerini ellerinden, "Bijî Serok Apo" sloganını da dillerinden düşürmüyor. Son zamanlarda ise Rojava direnişinin de etkisiyle bunlara YPG bayrakları ve sembolleri ile "Bijî Berxwedana Rojava" sloganları eklendi. Kürtler kadar, hukukçular, akademisyenler, insan hakları kurumları da PKK yasağının hukuki değil siyasi olduğunu belirterek, Kürt sorununun çözümü önünde engel teşkil eden bu yasağın kaldırılmasını ediyor.

Hükümet taleplere sağır

Ancak Alman hükümeti taleplere sağır. Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier geçtiğimiz hafta ARD'de Almanya'da 1993 yılından bu yana süren PKK yasağının süreceğini söylemişti. PKK yasağına yönelik gerekçelerin geçmişe dayandığını belirten Steinmeier, "Irak'ta Êzîdî ve Hıristiyanların can güvenliğinin tehlikede olması yasağın kaldırılmasının gerekçesi olamaz. Kürt hükümetine silah gönderiyoruz, alınacak tavır budur" demişti.

Steinmeier açıkladı

Steinmeier, Westdeutsche Zeitung gazetesinde dün yayımlanan mülakatında da benzer mesajlar verdi. Gazetenin "IŞİD ile mücadelede Esad rejimiyle ilişkiler yeniden gündeme gelirken PKK hala Almanya'da terörist bir örgüt olarak kabul ediliyor. IŞİD ile mücadele eden ve Türkiye'de de silahlı mücadelesini durduran PKK'ye karşı tavrın gözden geçirilmesi gerekmiyor mu?" sorusuna karşılık Steinmeier şu yanıtı verdi: "Bu iki konu (Esad ile ilişkiler) karşılaştırılamaz. PKK'ye tavrımızı hemen değiştirecek bir olay yok. 'Düşmanımın düşmanı benim dostumdur' ilkesi Ortadoğu'da yeterince kapanmayacak yaralara yol açtı. Artık yürütülecek strateji bu değildir."

BERLİN