ROJ TV'de yayınlandığı dönemlerde izleyiciler tarafından beğeni ile izlenen "Ax û Jîyan" isimli dizinin ardından, Kürt gençleri üzerinde yürütülen politikaları konu alan "Ref" isimli yeni bir dizi, Sterk TV ekranına taşınıyor. Dizinin çekimleri 3 ay önce Haşim Aydemir ve Zeynel Doğan tarafından başlatıldı.  

13 bölümden oluşan ve dram olarak işlenen dizinin temasında, bir toplumun dinamik gücü olan gençler üzerinde sistemin yürütmüş olduğu politikalar üzerinde duruluyor. Dizide yer alan karakter olan Zinar isimli bir çocuğun attığı bir taş nedeniyle yargılanarak cezaevine girmesi ve yaşadıkları anlatılıyor. Cezaevine girmesinin ardından PKK saflarında yaşamını yitiren ağabeyinin günlüğü olduğunu öğrenen Zinar, peşine düştüğü günlük ile birlikte Kürt toplumunun mücadelesine dair birçok dikkat çekici durumla karşılaşıyor.    
Dizi ile sistem tarafından Kürt gençleri üzerinde yürütülen politikalar anlaşılır bir dille izleyicilere anlatılıyor. Yoğun bir zihinsel ve bedensel emek ile çekilen dizinin ilk bölümü 24 Mayıs Cumartesi günü Sterk Tv ekranında saat 20.30'da izlenebilecek.

Uysal ve Güney perspektifi

Dizi hakkında bilgi veren dizinin yönetmeni Haşim Aydemir, çekimlere Kürt sinemacılar Halil Uysal Dağ ve Yılmaz Güney perspektifiyle başladıklarını belirterek, Kürt sinemasının yönetmelerinden olan Halil Uysal Dağ'ın "Bir kameramız ve bir yoldaşlığımız" söylemini hatırlattı. Çalışmalarını yoldaşlık üzerine bugüne kadar getirdiklerini ifade eden Aydemir, bu nedenle karşılaştıkları zorlukların üstesinden geldiklerini ve güçlü perspektifleri sayesinde çalışma yükünün altından kalkabildiklerini dile getirdi. Kürdistan'da birçok film ve dizi konusu olduğunu ancak işlenmediğini belirten Aydemir, bu nedenle kameralarının yönünü Kürt gerçekliğine çevirdiklerini kaydetti. "Ref" dizisi ile Amed gerçekliği üzerinden tüm Kürdistan gerçekliğini gözler önüne serdiklerini dile getiren Aydemir, "Sisteme karşı sadece taş ile mücadele eden çocuklardan tutun da zorla evlendirilen kız çocuklarına ve Kürt kadının özgürlük mücadelesine kadar Kürt halkının gerçekliklerini dizide işledik" diye belirtti.
Kürt halkına ilişkin düzen kanallarında yayınlanan dizilere de değinen Aydemir, şimdiye kadar Kürtler üzerine çekilen dizi ve filmlerin Kürt gerçekliğinden uzak olduğunu belirterek, şöyle konuştu: "Bir halk, 30 yılı aşkın süredir özgürlük mücadelesi veriyor ve kameralara yansıtılmadı. Kürtleri basit töre cinayetleri ile tanıtan, silahlı adamları bulunan ağa ve beyler olarak, köşk sahibi geri kalmış olarak gösteriyorlar."

'Hikaye bize uzak değil'

Dizinin senaristi olan Elîxan Loran ise senaryoyu yazmaya başlamalarından itibaren Kürt toplumunun gerçekliğini bir kez daha gördüklerini ve içlerinde hissettiklerini dile getirdi. Her ne kadar yazdıkları konulara uzak olmasalar da yazarken birey olarak tekrar yaşadıklarını söyleyen Loran, "Yazdığımız hikaye bize uzak değil ki Kürdistan gerçekliğine de uzak olsun" diye belirtti.  Dizinin konusunu yazmada karşılaştığı sorunlara da değinen Loran şunları aktardı: "Biz biliyorduk ki ağır bir konuyu yazıyoruz. Bu yüzden bir annenin, çocuğunun mezarı başına gitmesindeki psikoloji nasıl yazılır üzerinde yoğunlaştık. Yada annesi, babası kaybedilmiş bir çocuğun psikolojisi. Bu konuları yazmada zorlandık."
Genç kuşağın önemine değinen ve gençlerin üzerinde yürütülen politikaların üzerinde duran Loran, bir topluma öncülük eden genç gücünün, onları değiştirerek dönüştüren iktidarların kirli politikalarıyla karşı karşıya kaldıklarını dile getirdi. Loran, "İnsan gençlerin kişiliğinde her şeyi görebilir. Buda onların kahramanlarımız olduğu anlamına geliyor. Amacımız, dizinin konusu olan drama ilişkin seyircinin ağlatılması değil. Biz toplumuza gerçekleri izleterek görmelerini, herkesin bunu bilmesini istedik. Dizimizde hiçbir devlet kurumu ve adliye yok. Diziyi devletin yaşadığı çelişkiler üzerine ele aldık. Devlet mantığına ilişkin kurgulanmıştır. Bu çalışmamız alt yapısını toplumdan alıyor" dedi.

Yok etme politikaları işlendi

Dizinin başrol oyuncusu Zinar karakterini canlandıran Veysel Eren ise, Kürt kültürü ve sanatının katledilmeye çalışıldığını belirterek, yapılmak istenen katliamlara karşı olduğunu dile getirdi. Eren, gençlerin son yıllarda kapitalizmin etkisi altında kaldığını söyledi. Kapitalizmin gençler üzerindeki etkisini kırmak ve ona kaybettirmek için böyle bir çalışma hazırladıklarını dile getiren Eren, rol aldığı dizide gençlerin ne şekilde kandırıldığını ve asimile edildiklerine dikkat çekti. Eren, gençlerin iktidarlara kurban olmamaları adına bu çalışma yürüttüklerini kaydetti. Eren çalışmalarını yaptıkları dizide Kürt toplumu içerisinde gençlerin nerede olduğunu ve nerede durmaları gerektiğine dikkat çektiklerini belirterek, gençleri yok etme politikalarının nasıl işlediğini göstermeye çalıştıklarını ifade etti.


GÖKHAN ALTAY/DİHA/AMED