Gözaltına alınan Suphi Yalçınkaya'nın 'örgüt propagandası yapmak'tan tutulduğu Van Cezaevi'nden Mayıs ayında tahliye edildiği ortaya çıktı. Sorgusunda somut bir delil ve suçlamayla karşılaşmayan Yalçınkaya bukez üyelikten tutuklandı.
İstanbul'un Esenyurt İlçesi'nde HPG'li olduğu iddiasıyla iki ağabeyi ile birlikte gözaltına alınması sonrasında Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın "üst düzey PKK'li yakalandı", medya organlarının ise "Bahoz Erdal'ın sağ kolu yakalandı" dediği Suphi Yalçınkaya, önceki gün çıkartıldığı mahkemede "örgüt üyeliği" iddiasıyla tutuklandı. Öne sürülen iddialarla ilgili olarak tek bir soru ile karşılaşmayan Yalçınkaya'nın cezaevinden birkaç ay önce tahliye olduğu ve İstanbul'da yaşayan ailesinin ziyaretine geldiği esnada gözaltına alındığı ortaya çıktı.

Elle tutulur delil yok
Alınan bilgilere göre, Urfa Halfeti nüfusuna kayıtlı olan Suphi Yalçınkaya'ya emniyette ve mahkeme sorgularında basın tarafından iddia edildiği gibi ne Bahoz Erdal ile ilgili ne de HPG ile ilgili soru soruldu. Tekstil işçisi olarak İstanbul Esenyurt'ta çalışan ağabeyleri İmam ve Cevher'i ziyaret etmek için İstanbul'a geldiği öğrenilen Yalçınkaya hakkında yürütülen soruşturmada herhangi bir teknik takip tutanağının ve telefon görüşmeleri tapelerinin bulunmaması dikkat çekerken, basın tarafından "Bahoz Erdal'ın sağ kolu" ilan edilen Yalçınkaya'ya bu yönde ne bir soru soruldu ne de bu yönde somut bir delil ve suçlama önüne konuldu. Şu an ulaşılan sonuç, Yalçınkaya’ya yönelik ortada ele tutulur bir suçlama olmadığı.

Savcı o soruları sormadı
Yalçınkaya’yı sorgulayan özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Savcısı Rasim Işıkaltın’ın sorguda, "Bahoz Erdal’in sağ kolu musunuz" veya "Amanoslar sorumlusu musunuz" sorularının hiçbirini sormadığı ortaya çıktı. Aukatlarından alınan bilgiye göre savcı Işıkaltın, Yalçınkaya’ya şu soruları yöneltti:
- Işıkaltın: "Kuzey Irak'a giderek 9 gün orada kaldığınız tespit edildi. Burada ne yaptınız?"
- Yalçınkaya: "Ben inşaat işi için Kuzey Irak'a gittim. Burada iş bulamamıştım orada bulurum diye gittim. Orada kaldığım otel belli. İş başvurusu yaptığım yerler belli."

Medya yalanname hazırlıyor
Zaten Yalçınkaya’nın Avukatı Azize Deniz Taşdemir, müvekkilinin üzerine bir ifade olduğu için gözaltına alındığını açıklamıştı. Polis sorgusu sırasında basında çıkan iddialara ilişkin soru sorulmadığını da söyleyen Taşdemir, "KCK adı altında son dönemlerde yapılan tüm operasyonlarda, avukatların bilgisi olmadan medya yalan yanlış haberler yapıyor. Bu hiçbir hukuk ülkesinde olacak bir şey değil. Medya iddianame hazırlıyor, yargılıyor, infaz ediyor. Oysa müvekkilime gözaltındayken o yönlü bir soru dahi sorulmadı" diyor.

Yöneticilikten değil üyelikten tutuklandı
"Örgüt üyeliği" iddiasıyla çıkartıldığı mahkemece tutuklanan Yalçınkaya, daha önce hakkında "Örgüt propagandası yaptığı iddiasıyla" açılan bir davadan çıkan ceza sonucu 30 ay Van Cezaevi'nde tutuklu kalmış ve 2 Mayıs'ta tahliye edilmiş.

Çomak da BDP sorumlusu

"Ya tutarsa" mantığıyla haber yapan medyanın tutmayan senaryoları daha önce de birçok kez yaşandı. Kürt siyasetçileri kriminazile etme çabasıyla 'KCK sorumluları yakalandı' başlıklı asılsız haberler yapmayı alışkanlık haline getiren medyanın hafta başında gözaltına alınan 14 yıldır Kürt siyaseti içinde çalışan kadın aktivist Reyhan Çomak ile ilgili yaptığı haberler de bu örneğin bir benzerini oluşturdu. Çomak'ın gözaltına alınmasının ardından 'KCK'nın kadın sorumlusu yakalandı' manşetleri atılırken, Çomak'ın 14 yıldır HADEP, DEHAP, DTP ve BDP'de kadın kollarında siyasal çalışma yürüttüğü ve bir süre de Dersim Belediyesi'nde çalıştığı görmezden gelindi. Hakkında açılan bir davada kesinleşmiş hapis cezası nedeniyle bir yıl Diyarbakır Cezaevi'nde kalan Çomak'ın, cezaevi çıkışında ailesinin ziyaret etmek için İzmir'e gittiği öğrenildi. İzmir'de gözaltına alınan Çomak hakkında yazılanlar ise avukatı tarafından yalanlandı.

DİHA/ANF/İSTANBUL