Kimi tarih kaynaklarına göre Arapça, kimi kaynaklara göre de Süryanice olan ve 'Sarp Kaya', 'Kaya Kale' anlamına gelir 'Hısn Keyfa'
Hasankeyf'ten etkilenen iki Fransız pankartları ile eylemdeler.
Binyıllardır aynı isimle anılıyor, 'Hısn Keyfa' ya da 'Hasankeyf'i,  Mart ayında Türkiye'ye yaptıkları bir turistik gezi sırasında keşfetmişler.
Girişi yasak olan Hasankeyf'i, bir rehberin gizli yollarla yaptırdığı yolculuk sonucu iki Fransız A. Heraly ve P. Mijanovic keşfetmişler.  Neredeyse 12 bin yıldan bu yana bilinen bir yerleşim yeri. 9 bin yıldan bu yana Mezopotamya medeniyetlerinin vazgeçilmez kenti Hasankeyf gibi bir tarih abidesinin sular altında kalmasının bir dünya ayıbı olduğunu düşündükleri için tatilden döndükten sonra bir kampanya başlatmışlar.
İnternet üzerinden sayısız kurumla bağ kurmaya çalışmış ve www.facebook/sauvanshasankeyf adlı sayfa aracılığıyla Hasankeyf'i anlatmaya girişmiş bu iki isim bu tarih katliamı karşısında sessizliği anlayamadıklarını ifade ediyorlar.

İlk eylemleri

"Unesco  acil müdahale etmeli " çağrısı yapan A. Heraly ve P. Mijanovic Cumartesi günü ilk eylemlerini Barış Anıtı önünde gerçekleştirdi.
Sayısız bildiri dağıttılar. Eyleme kendi arkadaşlarını ve çevrelerini dahil eden her iki Fransız, Kürtlerle birlikte Hasankeyf için bir şeyler yapmak istiyor. "Kürtlerin birçok önceliği var. Yaşanan gelişmeleri biliyoruz. Ama bu tarih kaybolmamalı" diyen A. Heraly, aynı zamanda bir sinemacı.
Konuya dair basın-yayın organlarını harekete geçirmek gerektiğini savunuyor. P. Mijanovic, bir edebiyatçı. Bu tarihi zenginliğin öykülerini yazmak gerektiğini savunuyor.
Hasankeyf'teki 5 binden fazla mağara, çevresindeki 200'ün üzerinde henüz altında ne olduğu dahi bilinmeyen höyük. Bu tarihsel zenginlik için bundan sonra çalışacağını belirten A. Heraly ve P. Mijanovic, bu tarihsel zenginliğin kaybolmaması için çalışacak gönüllüler arıyor.  
Eylemlerini sürdüreceklerini ifade eden iki Fransız Fete Du Humanite'te stant açacaklarını ve devamında UNESCO önünde bir eylem gerçekleştireceklerini belirtiyor. Hasankeyf'te henüz 13. yüzyıldan öncesine ait kazı çalışması yapılmadığı için altında binlerce yıl öncesinden kalan ve ne olduğu bilinmeyen tarih bir şafak vakti kenti yutarcasına sular altında kalmasının insanlığın ayıbı olduğunu ifade eden iki isim, "insanlık mirasına sahip çıkmalıdır" diyor.  


SELMA AKKAYA/PARİS