Sonuç bildirgesini Mersin İştar Kadın Merkezi'nden Sosyolog Menice Ürün okudu. Bildirgede, kadın kurumları olarak cins kırımına ilişkin bir politik yapılanma içerisine girilmesinin, kadın politikaları oluşturulmasının ve bu politikalar doğrultusunda soruna yaklaşılmasının önemine dikkat çekildi.


Sorunlara nesnel yaklaşılıyor

Çalıştayda sığınma evlerine dair mevcut durumun, Türkiye ve dünya deneyimleri üzerinden ortaya konulmasının ardından gerek kavramsal, gerek işlevsel ve gerek yöntem ve bakış açısı olarak çeşitli sıkıntılar taşıdığının açığa çıktığına değinilen bildirgede, "Mevcut sığınak algısı, kadını bağımlılaştıran, sürekli bir korunma ihtiyacı anlayışını geliştiren, öz iradesiz, tercihler noktasında yönlendirilerek sanki kendi ayakları üzerinde duramazmış gibi bir yerlere dayandırılıyor. Yaşamın üreticisi olan kadın, anlamsızlaşarak bütün umutlarını yitirebiliyor. Dünya ve Türkiye deneyimlerinden edindiğimiz izlenim, kadın olgusuna yaklaşımda nesnel olmaktan öteye gidilmediğidir. Sorunlara yaklaşım sonuçlar üzerinden ele alındığı ve nedenleri çözümlenmediği için kadın kendine yabancılaşarak üretimden kopmaktadır. Her şeyden önce kadının, kendisine doğru bir perspektifle bakabilme yeteneğini geliştirmesi ve yeni sosyal politikalarla birlikte kurumsallaşması gerekmektedir. Eğer kadın kendi kökleriyle buluşup alternatif bir perspektif oluşturmazsa, açığa çıkardığı tüm gelişmeler kapitalist moderniteye hizmet etmenin ötesine geçemeyecektir" ifadelerine yer verildi.

Meclis esprisiyle inşa edilecek

Gelinen noktada mevcut sorunları çözümleyici bir yöntem, anlayış ve bakış açısını barındıran yeni bir model ihtiyacının açığa çıktığına dikkat çekilen bildirgede, "Demokratik modernitenin inşa edilmesi sürecinde yeni sosyal politikalarımızla birlikte "kadının kendi kaderini tayin hakkını kendisi belirler" ilkesinden hareketle yeni bir mücadele dönemi başlatıyoruz. Buna göre tüm yaşam alanlarını kadın bakış açısıyla yeniden ele almak, toplum mühendisliği değil, özgür iradenin açığa çıkartılması üzerinden tekçi zihniyete karşı mücadelemizi yükselteceğiz. Kadın ve toplum sorununa eğilirken eril zihniyete dayalı kurumsallaşmalara karşı komünal bir anlayışla kollektif hareket etmeyi toplumsallığın ve farklılığın gereği olarak özgünlüklere önem vererek, meclis esprisiyle yeni yaşam alanlarımızı inşa edeceğiz. Bu bağlamda alternatif özgür kadın alanlarını kooperatif, yaşam merkezleri, kadın dernekleri vb. kurumlaşmalarla bir bütün olarak ele alıyoruz. Paradigmamız gereği yaşam alanına katılan her kadın ekolojik, demokratik bir anlayışla üretime katılıp, öz savunmasını sağlayarak öz yönetimle politikalarını gerçekleştirecektir" denildi.

Öncelik kadın sistemini geliştirmek
Kadınları şiddet döngüsünden uzak bir yaşamı mümkün kılacak alternatif bir sisteme ihtiyaç olduğuna yer verilen bildirgede, "Kadına yönelik cins kırım politikalarının önlenmesi kapsamında değerlendirilen sığınak - sığınmaevi çalışmaları, elbette sorunun önlenmesi kapsamında önemli bir çalışma olarak karşımızdadır. Ancak mevcut eril sistemin işleyişi içerisinde işletilen sığınak - sığınmaevi çalışmaları daha ziyade sistemin dayatmaları karşısında iyileştirme çalışmaları yapmak doğrultusunda işletilmektedir. Oysa şiddet bir yaşam döngüsünü barındırmaktadır. Önceliğimiz bir kadın sistemini geliştirmektir. Bu kadın sistemi ile amaç kadın yaşam merkezlerini geliştirmektir. Kadın yaşam merkezleri yaşamın yeniden örülmesi amacıyla meclisleşmeyi gerektirmektedir. Bu meclis içinde eğitim, kültür-sanat, üretim, spor, çocuk, inanç komünleri ve buna bağlı birimler üzerinden kadına ve topluma dayalı kurumsallaşma esas alınacaktır. Sığınak - sığınma evi yerine, üç adımdan oluşan yaşam alanları olarak önerdiğimiz model, kadın yaşam merkezlerinin bir komünü olarak karşımızda durmaktadır. Yaşam alanları ile hedefimiz, kadının kendini yeniden keşfetme sürecinde güçlü ve üretken yanlarını açığa çıkardığı alanlar ve aynı zamanda toplumsal yaşamın inşasında özne olarak, yaşama doğrudan katılmasını sağlamaktır. Bunların gerçekleştirilebilmesi için gerekli izleme, denetleme ve ortaklaşma çalışmalarının gerek yerel yönetimler gerekse bağımsız kadın örgütleri aracılığıyla oluşturulmasını hedeflemekteyiz" ifadeleri yer aldı.
Bildirgede, DÖKH olarak sunulan model önerisinin, 15-16-17 Kasım 2013 tarihinde Mersin'de düzenlenecek olan ana çalıştayda, "Türkiyeli" diğer kadın örgütleri yapılacak olan tartışmalarla şekilleneceği belirtildi.

Hükümet derhal adım atmalı
KCK'nin "geri çekilme durduruldu" açıklamasına da dikkat çekilen bildirgede, "Kadının savaş gerçekliği karşısında karşılaştığı sorunlara baktığımızda savaş büyük oranda kadınları yaralamaktadır. Hükümetin Demokratik çözüm sürecindeki ciddiyetsiz yaklaşımları süreci bir tıkanmanın eşiğine getirmiş, bunun sonucu olarak KCK Yürütme Konseyi geri çekilme sürecinin durdurulduğuna ilişkin açıklama yapmıştır. Bu durum karşısında Kürt Kadın Hareketi olarak hükümetin bu tavrını kınıyor, yeni anayasa ve demokratikleşme sürecinin geliştirilmesine dönük derhal adım atması gerektiğini bir kez daha belirtiyoruz" denildi.