
Ortalama bir konuşma oldu, sıradan bir genel kurul konuşmasıydı" dedi. Kürt sorununun çözümünde önemli mesajlar vermesi beklenen Erdoğan’ın beklentileri boşa çıkardığını belirten Bedirhanoğlu, Erdoğan’ın konuşmasında yeni bir şeyin olmadığının altını çizdi.
‘Çok ciddi beklenti oluşturuldu’
Erdoğan’ın 30 Eylül Pazar günü düzenlenen AKP 4. Olağan Kongresi’nde yaptığı konuşmayı 'sıradan' olarak değerlendiren Bedirhanoğlu, kongre öncesinde büyük bir beklenti yaratıldığını belirterek şöyle devam etti: "Başbakan'ın bu kongrede çok önemli açıklamalar yapacağına dair toplumda çok ciddi beklentiler oluşturuldu. Gerek AKP çevrelerinde gerek basında özellikle Kürt sorununun çözümüne dair çok önemli açıklamalar yapılacağı kongre öncesinde belirtildi. Başbakan'ın kendisi de katıldığı televizyon programlarında hem İmralı'yla hem de değişik kesimlerle bir diyalog başlayabileceğinin Oslo süreci veya benzer bir sürecin olabileceğini ifade etti. Bu konuların bu kongrede değerlendirileceği ve önemli açıklamalar yapacağı gibi bir kanaat oluştu. Başbakanın AKP kongresinde yaptığı konuşma bir genel başkanın partisinin kongresinde yapacağı, klasik, ortalama bir konuşmadan ibaretti. Yeni hiçbir şeyin söylenmediği konuşmasında sadece demokratik açılımı sürdüreceğine dair bir ifade ve CHP’ye ‘gelin beraber bu işi çözelim’ çağrısı vardı. Ama genel olarak bakıldığında özel bir vurgu yoktu. Yeni hiçbir şey söylemeyen Başbakan'ın konuşması sıradan bir genel kurul konuşmasıydı. Oluşturulan beklentiye denk düşen bir konuşma değildi."
'Çözümün adresi BDP’dir'
Erdoğan'ın "BDP ile görüşme olmayacak" açıklamasını yinelemesine de değinen Bedirhanoğlu "BDP ile görüşülmeyeceğini kongre öncesinde de ifade etmişti. Kongrede daha ziyade Kürt toplumuna ve STK’lara bir çağrısı vardı, 'Bir adım da siz atın' diye, STK’lar bu konuda kolaylaştırıcı olabilirler ama sonuçta çözümün adresi Kürt siyasi hareketidir. muhatap olan ve parlamentoda grubu bulunan siyasi parti ise BDP’nin kendisidir. Dolayısıyla diyalog ve görüşmenin BDP ile geliştirilmesi çözüme önemli ölçüde katkı sağlar."
'Kucaklaşma demokratikleşmeyle olur'
Erdoğan’ın Kürt halkına yönelik kucaklaşma çağrılarını da değerlendiren Bedirhanoğlu "Devletin geçmişten beri izlediği Kürt politikası inkar ve asimilasyona dayalıdır. Devletin asli görevi, eğer demokratikleşme, ülkede demokrasiyi yerleştirme ve Kürt sorununu çözme ile ilgili bir irade varsa tabii ki devlet vatandaşıyla kucaklaşma konusunda gerekli adımları atar, atmalıdır. Ama bu adımlar sadece söylemde kalmamalı, pratikte bunun gereğini yapmalıdır. Önümüzdeki günlerde mutlaka dialog, görüşme ve müzakerelerin başlatılması gerekmektedir. Demokratik adımların atılması bir anlamda halkla kucaklaşma anlamına gelir, yoksa sadece söylemde kalır. Bu kucaklaşma sözleri pratiğe geçmediği zaman çok fazla bir anlam ifade etmiyor"
'Dokunulmazlıkların kaldırılması çözümsüzlüğü derinleştirir'
BDP’li milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasının çok ciddi bir kırılmaya yol açacağını belirten Bedrihanoğlu, oluşturdukları temas ve dialog grubu ile bu konuyu da gündemlerine aldıklarını ifade etti. "Temas ve diyalog grubu olarak yaptığımız kimi temaslarda dokunulmazlıkların kaldırılması konusunun meclise getirilmesinin çok ciddi gerilimlere sebebiyet vereceğini ve Türkiye’yi 10 yıl önceki duruma geri döndüreceğini belirttik. Tam da böylesi bir süreçte bu konunun meclise gelmesi, sorunun çözümüne değil, çözümsüzlüğün derinleşmesine yol açacaktır."
Kuzey Kürdistan’daki 14 il ile bazı ilçelerin Ticaret ve Sanayi Odası ile Ticaret Borsası Başkanları, dün Amed’de basına kapalı 2 saat süren bir toplantı gerçekleştirdi. Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası’ndaki toplantıya; Amed, Şırnak, Kars, Van, Urfa, Hakkari, Bingöl, Muş, Dersim, Adıyaman, Batman, Ağrı, Mardin, Bitlis illeri ile Nusaybin, Kızıltepe, Erciş, Tatvan, Siverek, Cizre ve Doğubeyazıt ilçelerinin Ticaret ve Sanayi Odası ile Ticaret Borsası başkanları katıldı.
Acıyı yüreğimizde hissediyoruz
Toplantıdan sonra hazırlanan ortak basın açıklaması metnini Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Remzi Can okudu. Can, toplanmalarının nedenini şöyle açıkladı: “Ülkemizin en temel meselesi olan ve 30 yıldan beri süren çatışma ortamının artık çekilemeyecek duruma gelmesi nedeniyle toplandık. Kürt sorunu, ülkemizde özellikle de bölgemizde yıllardan beri çok ciddi yaralar açmıştır. Her gün onlarca gencimizin öldüğüne şahit oluyoruz. Ve bu ölen gençlerimizin acısını yüreğimizde hisediyoruz. Artık bu ülkede hiç bir annenin gözyaşı dökmesine tahammülümüz kalmadı.”
Çözüm istemeyenleri teşhir
Remzi Can, bütün oda ve borsa başkanlarının ortak kararını kamuoyu ile paylaşmak istediğini söyledi ve ekledi: “Meclis’te grubu bulunan tüm siyasi partilerle görüşme talebinde bulunacağız. Sayın Cumhurbaşkanımız, Meclis Başkanımız, hatta çözüme ulaşmak için Kandil ve İmralı ile de görüşme talebimiz olacaktır. Çözüme dönük iyi niyet göstermeyen parti ve taraflar tarafımızdan kamuoyuna teşhir edilecektir. Bütün amacımız diyalog ve müzakere ortamının bir an önce oluşturulmasıdır. Sonuç olarak, akan kanın durması ve bölgemizde huzur ve güven ortamının tesisi için bir an önce silahların susması ve karşılıklı müzakerelerin başlamasını istiyoruz.”
Heyet oluşturulacak
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Remzi Can, girişimlerine şu an itibariyle başlayacaklarını ve heyet oluşturacaklarını belirtti. Açıklamanın sonunda Ticaret ve Sanayi Odaları’nın başkanları, hep bir ağızdan “Êdi bes e” dedi.
BETÜL KILIÇ/İSTANBUL