2014'de 95 kişi katledildi
Global Witness’in raporuna göre 2002 yılında 51 çevreci ve toprak mağduru katledilirken, cinayetlere kurban giden bireylerin sayısı 2011’de 129, 2012’de ise 147 olarak gerçekleşti. Geçtiğimiz yıl ise, 95 kişi benzer şekilde katledildi.
'Ölümcül Çevre: Toprak ve Çevre Savunucuları Cinayetlerindeki Artış' başlıklı raporu Alman Deutsche Welle radyosuna değerlendiren Global Witness aktivisti Olivier Courtney, yaşanan cinayetlerin gelişmiş ülkelerdeki tüketim toplumundan ve alışkanlıklarından bağımsız ele alınamayacağına vurgu yapıyor.
Karşı çıkanlar şiddet mağduru
Courtney, çevreci aktivistlerin veya topraklarını savunan bireylerin yaşadığı zorluklar ve nasıl şiddete maruz kaldıkları konusunda şöyle diyor: "Normal insanlar dahi büyük bir proje kapsamında topraklarının satışına ve alınmasına karşı çıktıkları zaman çatışmanın içine çekiliyorlar. İnsanların nesiller boyu sahip oldukları toprakların kapalı kapılar ardından yapılan anlaşmalar sonucu ellerinden alınıyor. Topraklarının rızası olmadan gaspedilmesine karşı çıkanlar ve protesto edenler ise, bu sefer şiddetle karşılaşıyorlar."
Brezilya ve Kamboçya örnekleri
Courtney, bu duruma örnek olarak Brezilya’da yaşanan bir vahşeti gösteriyor. Geçtiğimiz yıl yaşanan olayda, 24 yıl boyunca sürdükleri topraklarından edilen bir çift, yüzleri maskeli bir grup tarafından katledilmişti. Courtney, benzer durumların Güneydoğu Asya ülkesi Kamboçya’da yaşandığını, toprakların büyük şirketlere verilmesine ve ağaçsızlandırılmasına karşı çıkan birçok kişinin cinayetlere kurban gittiğini hatırlatıyor.
Hükümetler katillerle birlikte
Oliver Courtney, kayıtlarında bulunan birçok cinayetin ise, polis ve ya yargı tarafından görmezden gelindiğine dikkat çekiyor. Buna göre, Global Witness tarafından tespit edilen 908 cinayetin sadece yüzde 1’lik kısmı cezai takibata uğradı. Yine birçok ülkede hükümetler, şiddet olayları ve cinayetlerden sorumlu kişi ya da şirketlerle birlikte hareket ediyor.
Olivier Courtney, bireylerin sahip oldukları topraklardan elde edilecek gelirlerden pay alması gerektiğinin altını çizerken, buna karşı gelişen şiddet ve cinayetlerin her türlü çevreci angajmana olumsuz etki ettiğini söylüyor.
‘Gelişmiş’ ülkelerin payı
Orman kıyımları, toprak gaspları ve buna direnenlere yönelik cinayetlerin özellikle gelişmekte ve ya yükselmekte olan ülkelerde daha çok yaşandığını hatırlatan Olivier Courtney, gelişmiş ülkelerin ise, bundaki payının unutulmaması gerektiğini söylüyor. Courtney, "Tüketim, dünya üzerindeki kaynaklara yönelik yarışı tetikliyor ve giderek artan ölümlerin arkasında da bu var. Nüfus arttıkça da talep artıyor ve bu böyle devam edemez. Dünyamızı para üzerinden sömürüyoruz. Kaynakların nasıl kullanılması gerektiği, ulusal ve uluslararası düzeyde nasıl paylaşılması gerektiği gibi konularda yeni bir düşünce tarzına ihtiyaç var.
Hükümet BM ve şirketlere çağrı
Courtney son olarak, hükümetlerin toprak gasplarına karşı duran çiftçileri ve çevreci aktivistleri korumasını isterken, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi’nin de konu ile ilgili olarak tasarılar hazırlaması gerektiğini söyledi. Kar amacı güden şirketlerin satın alma stratejilerinin insanların günlük hayatına etkilerinin olduğunu da kaydeden Courtney, şirketlerin gerekli duyarlılığı göstermesinin önemine özellikle vurgu yaptı.
ANF/HABER MERKEZİ