Sorunun alanlarına işaret eden Özkazanç, Türkiye'nin güçlü bir ataerkil toplum olarak kadınları güçsüzleştiren, bağımlı kılan, baskılayan mekanizmaların çok etkili olduğu bir ülke olduğunu, bunun için ailenin daha karmaşık dinamiklerine bakmak gerektiğini söyledi.

AKP ailenin altını oyuyor!
Kadına yönelik koruma uygulamalarının çoğunlukla aile politikaları üzerinden biçimlendirildiğini belirten Özkazanç, AKP'nin yüzeye vuran sorunlardan kendi aile ve muhafazakar ahlak anlayışını güçlendirmek için faydalandığını söyledi. Kadın cinayetlerinde AKP politikasının payını değerlendiren Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özkazanç, AKP'nin ailenin altını oyarak kadını koruduğunu ifade etti. Özkazanç şunları söyledi: "AKP, bir yandan neo-liberal politikalar eliyle ailenin altının oyulması sürecini derinleştiriyor, öte yandan aileci muhafazakarlaşma yoluyla yeniden bir ataerkil pazarlık kurulmasını sağlamaya çalışıyor. Ancak elbette sosyolojik dinamikleri sıfırdan yaratan ya da durumu mutlak yönlendiren, kontrol edebilen bir güç değil. Mevcut dinamikler üzerinde iş görüyor, kısmi etkiler yaratıyor ve kontrol dışı ya da amaçlanmamış sonuçlara yol açıyor. Kadına şiddetin ağırlaşması, bence böyle kontrol dışı bir sonuç. Ve AKP, bu şiddet olgusunu, ataerkil pazarlığı güçlendirmek için stratejik bir zemin haline getirmeye çalışıyor."

Kadınların kendilerine biçilen rolleri ciddi bir biçimde sorgulaması gerektiğini söyleyen Özkazanç, henüz böyle güçlü eğilimin olmadığını belirtti. Özkazanç, "Kadının annelik ve karılık rollerine sıkıştırıldığı, kadınlık ve erkekliğe dair normların belirginleştiği, aile ve cinsel pratiklerin meşru ve gayrimeşru biçimlerinin sert biçimde ayrıştırıldığı muhafazakar bir söylemin güçlenmesi gençler, kadınlar ve normdan sapan herkes üzerindeki baskının, denetimin artacağı anlamına gelir" dedi.

ANKARA