
Fransa'nın sahil kenti Cannes'da başlayan burkini yasağının farklı kentlere sıçraması ve geçtiğimiz Salı günü Nice'deki bir plajda bir kadının elbiselerinin polis tarafından zorla çıkartılması görüntüleri ülkenin gündemine oturdu. Ülkede 'İslamcı aşırılığın sembolü' olarak değerlendirilen tesettür yasağına karşı kimileri sahillerde haşema giyen kadınları 'provokasyon' yapmakla suçlarken, soruna kadın hakları boyutunda bakan aktivistler ise mevcut yaklaşımın kutuplaşmayı derinleştireceği uyarısı yaparken, ara bir formül önerisi getiriyor.
İçişleri Bakanlığı: Ötekileştirmeye hizmet etmemeli
Fransa İçişleri Bakanı Bernard Cazeneuve, ülkedeki tesettür mayosu yasaklarına ilişkin, "Bazı belediyelerin aldığı yasak kararları, ötekileştirmeye ve Fransızları birbirine düşürmeye hizmet etmemeli" değerlendirmesini yaptı. Konu ile ilgili Fransa İslam Konseyi (CFCM) yöneticileri ile bir araya gelen Cazeneuve, hem alınan kararlar hem de uygulamada kararlılık ve tarafsızlık olduğu kadar kardeşçe tutumun da gözetilmesi gerektiğini belirtti.
CFCM Konseyi: Hoşgörüye ihtiyaç var
CFCM Başkanı Anouar Kbibech ise ortaya çıkan görüntüler ve yasak kararlarından 'derin üzüntü ve endişe duyduklarını' aktararak, uygulamaların Fransa'nın tüm kesimlerinden tepki çektiğini söyledi. Kbibech, "Bugün özellikle tüm ötekileştirme çabalarından uzak, her zamankinden daha fazla sükunete ve hoşgörüye ihtiyaç var" dedi.
Senatör: Tacizdir, zulümdür
2017 yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerine aday olan eski Eğitim Bakanı Benoît Hamon, yasaklamaların radikallerin eline daha da koz vereceğini söyledi.
Yasağa twitter hesabından sert tepki gösteren Yeşiller Partisi senatörü Esther Benbassa, "Başörtülü kadın sahilde durduruldu. Bu sekülarizm mi? Hayır! Tacizdir, din karşıtı zulümdür" dedi.
Burkini karşıtı kararları kınadıklarını söyleyen Fransız feminist grubu Osez, kadınların neden kamu düzeninden, terörizmden sorumlu tutulduklarını ve burkini giyen kadınlarla kitlesel cinayetler işleyen cihadistler arasında nasıl bir bağlantı bulunduğunu sorduktan sonra bunun kadın haklarıyla bağdaşmadığını söyledi.
Sarkozy: Burkini provokasyondur
Eski Fransa Cumhurbaşkanı Nikolas Sarkozy de burkini giymenin politik bir eylem olduğunu ve radikal islama hizmet ettiğini savundu. Le Point Dergisine demeç veren Sarkozy, burkini giymeyi bir provokasyon olarak nitelendirdi.
Aysel Deniz: Yasakçı yaklaşımla işin içinden çıkılamaz
Gazetemize konuşan Kürt kadın aktivisti Aysel Deniz ise Fransa'nın yasakçı yaklaşımının mevcut kutuplaşmayı daha da derinleştireceğini, islamofobiyle birlikte karşı reaksiyonun da gelişebileceğini belirterek uyardı. Burkalı kadınların da yaşadıkları ortamların değerlerine daha da özenli yaklaşması gerektiğini kaydeden Deniz, şöyle konuştu: "Fransa'da on milyon Arap yaşıyor. Hepsi olmasa da bir kısmı kapalı kadınlardan oluşuyor. Yasakçı yaklaşım sorunları daha da derinleştirir, karşı reaksiyon gelişir. Mevcut durumda İslamofobi yükselişte. Mevcut yaklaşımlar sorunları çözmeye dönük değil. 11 Eylül öncesinde Fransa'da bu kadar belirgin bir sorun yoktu. Ancak 11 Eylül sonrasında radikal islamcılar tarafından eğilim güçlendirildi. Ancak yasakçı mantık sorunu derinleştirir, kutuplaşmayı derinleştirir. Bunu eleştirmek gerekiyor. Diğer taraftan burkalı olan kadınların da yaşadıkları ortamların değerlerine daha özenli yaklaşmaları ve bunu bir dayatma noktası olmaktan çıkarmaları lazım. Sorun islam taraftarlığı veya karşıtlığı denklemine oturtulursa işin içinden çıkılamaz."
'Ara formül bulunmalı'
Soruna ara bir formülün bulunması gerektiğini kaydeden Aysel Deniz, "İslam inancına sahip cemaat ve toplumlarla oturulup diyalog yöntemiyle, ikna esas alınarak ortak bir uzlaşı noktası aranabilir. Kadın Bakanlığı kadınlarla ilgilenip ara bir formül bulabilir. İşin muhatabı kadınlar. Onlarla tartışmak, onları dinlemek en sağlıklı yaklaşımdır. Fransa'da epey kadın örgütü var. Bu örgütlerin kadınlarla diyalog kurması, uzlaştırıcı çözümler bulması şart" şeklinde konuştu.
İtiraz bugün değerlendirilecek
Fransa'da birçok belediye, ay başından itibaren sahillerde tesettür mayo giyilmesini, 'toplumsal huzursuzluğa neden olabileceği' gerekçesiyle yasaklamıştı. Yasağın yürürlüğe girmesinden bu yana 24 kadın, polis müdahalesine uğradı.Yasak kararı alan belediye sayısının 15'in üzerinde olduğu ifade edilirken karara itirazlar da sürüyor. Fransa Yüksek Mahkemesi, İslamofobi ile Mücadele Derneğinin (CCIF) temyiz başvurusunu yarın değerlendirecek.
İskoçya'da tesettür açılımı
İskoçya polisi müslüman kadınların polis gücüne katılımını artırmak için burkayı resmi üniforma olarak kabul etti.
Polis, tesettürlü üniformanın müslüman kadınların polis gücüne daha çok katılımını sağlayacağını, polis olmak isteyen kadınların kariyerine bir vesile olacağını söyledi. Polis başmemuru Phil Gormley, birçok kamu sektörü gibi kendilerinin de hizmet sağlamaya yönelik çalıştıklarını, personeli daha da etkinleştirmek, kişisel yaşam becerilerini, deneyim ve niteliklerini açığa çıkarmak açısından tesettürlü üniforma uygulamasının olumlu olduğunu belirtti.
İskoç Müslüman Polis Derneği ise, bu adımın müslüman ve etnik kökenli kadınlar açısından teşvik edici olduğunu söyledi.
HABER MERKEZİ