Eko Jîn Kolektifi tarafından "Doğama sahip çıkıyorum ve yeni bir hayat için pedalla" ve "Ji bo jiyanek bin û pê li pedalê bike" sloganıyla bölgedeki doğa katliamlarına dikkat çekmek amacıyla 10 Temmuz'da Dêrsim'den 20 kişiyle başlayan bisiklet turu sürüyor. En son Êlîh'in tarihi ilçesi Heskîfe ulaşan ekolojistlerin daha sonra Ilısu Barajı'na gitti. Hewlêr'de noktalanacak yolculuklarında daha birçok şehre uğrayacak olan ekolojistler, Türk savaş uçaklarının bombardımanı sonucunda 34 kişinin yaşamını yitirdiği Roboskî'ye de uğradı.

Kürdistan'daki ekolojik problemlerle ilgilendiklerini söyleyen Eko Jîn Aktivisti Ferat Demiroğlu, "Bizim amacımız Kürdistan'daki ekolojik sorunları insanlarla paylaştırmak ve onların dikkatini bu problemlerin üzerine çekmek. Bu coğrafyada zaten çok çetin bir savaş gerçekleşti, bunun içinde zaten her yer talan edildi. Bu savaş döneminde sürgünler yaşadı ve binlerce köyler yakıldı. Bunun yanı sıra da her yere baraj ve HES projeleri yapılmak istendi. Bizim için ekoloji sadece doğa değil. Toplumsal ekoloji üzerinde de duruyoruz" dedi.

'Film haline getireceğiz'
Başlattıkları turun bir diğer amacının ise gittikleri güzergâhta bulunan doğa tahribatlarını hepsini arşivlemek olduğunu dile getiren Demiroğlu, şöyle devam etti: "Geldiğimiz yol boyunca her yerde gördüğümüz doğa katliamları ve tahribatları görüntü ve fotoğraf olarak kaydediyoruz. Bu projemiz istediğimiz şekilde yürütülürse en az bir yıla kadar devam edecek. Bu kayıtlarla birlikte fotoğraf galerisi ve belge-film yapmak istiyoruz. Bu turumuzda fotoğraf sergisi ve belge film içerisinde yer alacak." 


Ekolojik köprü
Demiroğlu, tur planlamaları doğrultusunda bir diğer hedeflerinin de "Kuzey ve Güney Kürdistan bölgelerinde faaliyet yürüten ekoloji kurumlarının birbiriyle tanışma olanağı yakalaması" olduğunu da kaydetti. Sınırın her iki tarafında Ekoloji sorunuyla ilgilenen çok sayıda kişi, kurum ve derneklerin olduğunu, fakat söz konusu sınırlarla bu tanışmanın yeterince sağlanamadığını ifade eden Demiroğlu, "Bizim bu konudaki amacımız, toplumsal ve ekolojik sorunların arasında Kuzey ve Güney Kürdistan arasında ekolojik bir köprü oluşturmak" dedi.
"Ekolojik köprü" kurmayı hedefleyen aktivistlerin turlarında gerçekleştirdikleri dikkat çekici çalışmalardan biri de tohum takası. Geçtikleri her il ve ilçeden aldıkları tohumları sonraki duraklarda takas eden aktivistler, yapmayı başarırlarsa bir "Tohum bankası" oluşturacaklar. Bu fikirlerini hayata geçirmek içinde ileriki dönemde bir tohum festivali bile düzenlemeyi planlıyorlar.

'Dengbejîn söylediklerini anlamak isterdim'

Eko Jîn aktivistlerinden biri de gruba Ankara'dan katılan Deniz Kırımsoy. Hayatında ilk defa bu tur sayesinde bölge illerine geldiğini ifade etti. Kendisi açısından aslında ekolojik boyutun ikinci planda olduğunu, bölgeyi gelip, gezmenin öncelikli fikri olduğu dile getiren Kırımsoy, karşılaştıklarının ruhunda bıraktığı izleri şu sözlerle  anlattı: "Buralara hayran oldum. Çok mükemmel bir doğa ve coğrafya. Zaman zaman rotamızı yaparken, iç acıtıcı olayların kalıntılarıyla da karşılaştık. Gerçekten yıkım had safhada. Yapılan yollar, atıklar, sanayi bölgeleri ve tahribata uğranan yerler gerçekten iç acıtıcı. Buralara daha önce gelmediğim için kendimden utanıyorum. Bölgenin dili Kürtçe çok ilgimi çekti. Mutlaka öğrenmem gerekiyor. Yol üzerinde dinlediğimiz bir Dengbejîn söylediklerini anlamak isterdim."


BİLAL GÜLDEM/DİHA/ÊLÎH