• Seyithan Durdu'nun katledilmesine dair "yok" denilen görüntüler, askerlerin telefonlarında ortaya çıktı.

 

Türk askerlerinin, Wan’ın Serav (Saray) ilçesine bağlı Avzêrk kırsal mahallesinde 28 Aralık 2024'te Seyithan Durdu'yu (40) katletmesine dair yeni bir bilgi ortaya çıktı. Durdu’nun vücuduna isabet eden mermi çekirdeğinin değiştirilmesi, askerler arasındaki yazışmaların silinmesi ve Durdu’nun eşinin yaşadığı evin kaçak olup olmadığına dair tutanağın sahte çıkmasının ardından MA'dan Adnan Bilen ve Özlem Yacan'ın haberine göre; şimdi de “yok” denilen kamera görüntüleri ortaya çıktı. Bilirkişi olarak atanan askeri personel dosyadan çekildiğini mahkemeye bildirirken, söz konusu görüntülerin bugün Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek duruşmada davanın seyrini değiştirmesi bekleniyor. 

ASELSAN askeri yalanladı

Özalp Cumhuriyet Başsavcılığı, olaydan 12 ay sonra yani 10 Ocak 2025'te Özalp Hudut Tabur Komutanlığına yazı yazarak, 28 Aralık 2024'te sınır birliklerindeki kule nöbetinde ve zırhlı araçlarda bulunan termal kamera kullanıcılarının isimleri ile aynı gün saat 03.00 ila 06.00 saatleri arası olay yerini gören termal kamera görüntülerini talep etti. Komutanlık, yaptığı incelemede kameraların olayın gerçekleştiği bölgeye görmediğini belirterek, kameraların sadece 72 saat kayıt aldığını ve bu kayıtların daha sonra silindiğini iddia etti. ASELSAN’ın 8 Nisan 2025’te mahkemeye gönderdiği yazı ise bu iddiaları çürüttü. ASELSAN, gözetleme radarı ve şahingözü kayıtlarının 6 ay, diğer kamera kayıtlarının ise 30 gün saklanabileceği şekilde tasarlandığını mahkemeye iletti. 

Askerlerin telefonlarında

Savcılık talimatıyla inceleme amacıyla el konulan asker telefonlarının İMAJ kayıtlarında ise olay gününe dair görüntüler ortaya çıktı. Askerlerin kendi aralarında kurdukları WhatsApp grubundaki görüntüler, olay günü termal kameranın çalıştığını ortaya koydu. Grupta yer alan görüntüler, askerlerin termal kameradan Durdu’yu izlediği, termal kameranın başında yer alan askerin, Durdu ve beraberindekilerin bulunduğu konumu üst düzey askeri yetkililerle paylaştığı görülüyor. Durdu’nun katledildiği saatten 55 dakika önce termal kamerada görüldüğü ve askerlerin onları (Durdu ve beraberindekiler) takip ettiği de görüntülerde yer alıyor. Askerler arasındaki konuşmalar da Durdu ve beraberindekilerin termal kameradan sürekli takip edildiğini ortaya koydu. 

Bilirkişi çekildi

Söz konusu kayıtların davanın seyrini değiştirmesi beklenirken, bilirkişi olarak atanan asker ise dosyadan çekildiğini mahkemeye bildirdi. Bilirkişi, dosyadan çekilmesine “Söz konusu dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde taraflar arasında fiili anlamda aramızda tanışıklık bulunması nedeniyle şeffaf ve güvenilir bir bilirkişi raporu alınabilmesi amacıyla başka bir bilirkişi görevlendirilmesi gerektiğinde çekilme talebinde bulunuyorum" gerekçesini gösterdi. WAN

***

Ne olmuştu?

Wan’ın Serav (Saray) ilçesine bağlı Avzêrk kırsal mahallesinde Seyithan Durdu (40), 28 Aralık 2024 tarihinde askerlerin açtığı ateş sonucu hayatını kaybetti. Özalp 2. Hudut Taburu 3. Hudut Bölüğü Tulgalı Hudut Karakolu'unda komutan olan Y.A., 31 Aralık'ta gözaltına alındı ve tutuklandı. Y.A., 7 Ocak'ta yapılan itiraz üzerine "yetersiz delil" gerekçesiyle tahliye edildi. 

Van Cumhuriyet Başsavcılığı, olay günü Y.A.'nın yanında bulunan üsteğmen M.Ç. ve onbaşı S.G. hakkında "takipsizlik" kararı verilirken, Y.A. hakkında "olası kastla adam öldürme" suçlamasıyla iddianame hazırladı. İddianame Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilirken, ilk duruşma 21 Mayıs’ta görüldü. 

İddianamede, Seyithan Durdu'nun "dur" ihtarına uymadığı için vurulduğu ileri sürüldü. Van Jandarma Kriminal Laboratuvar Müdürlüğü ve Erzurum Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı’nın kriminal uzmanlık raporuna işaret edilerek, olay yerinde bulunan kovanların Y.A.'nın silahından atıldığının tespit edildiği kaydedildi. 

Tekerlek izleri

Jandarma Kriminal Laboratuvar Müdürlüğü uzmanlık raporunda, Y.A. ile diğer 2 askerin bölgeye gittiği araç ile Durdu’nun vurulduğu yerdeki araç lastik izlerinin uyuştuğu belirtildi. İddianamede, "Şüpheli Y.A.'ın aracın sağ arka koltuğundan pencereyi açıp ‘dur’ ihtarı yaptığı, durmayınca havaya 2-3 el ateş ettiği, yapılan atış sonucunda mermi çekirdeğinin maktulün 2. ve 3. bel omurunu kırarak karın boşluğuna girip büyük damarda (aort) ve bağırsaklarda yırtıklar oluşturarak arkadan öne seyirle karın bölgesinde tanımlanan yerden vücudu terk etmesi suretiyle ölümüne neden olduğu, olay yerinde yapılan incelemede 2 adet kovan ve 1 adet mermi çekirdeği tespit edildiği” bilgilerine yer verildi. 

Aynı silaha ait

Van Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü kriminal uzmanlık raporuna iddianamede yer verildi. Raporda, olay yerinde bulunan kovanların Y.A.’nın kullandığı silaha ait olduğu kaydedildi. Ancak Durdu'nun ölümüne neden olan mermi çekirdeğinin "Y.A.'nın silahından atılmadığının tespit edildiği" iddia edildi. 

İddianamede, şu iddiaya yer verildi: "Van Jandarma Kriminal Laboratuvar Müdürlüğü biyoloji raporuna göre olay yerinde bulunan şüpheli Y.A.’nın veya diğer şahısların silahından atılmadığı, tespit edilen çekirdekte maktulün kanı olduğunun tespit edildiği ancak ölene ait olduğu düşünülen kar maskesi ve mont dışında olay yerinde gerek atlardan alınan gerek çevreden alınan hiçbir numunede maktulün kanına rastlanılmaması hususu ile çelişki oluştuğu (...)"

Mermiler farklı

Erzurum Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü kriminal uzmanlık raporunda, "söz konusu çekirdeğin deformasyona uğramadığı ve herhangi bir cisme çarpmadığı" yönünde uzman görüşünün olduğu aktarıldı. Devamında, olayın yaşandığı gün Van Adli Tıp Kurumu'nun hazırladığı otopsi tutanağı hatırlatıldı. ATK raporunda yer alan ve Durdu'nun ölümüne neden olan mermi çekirdeğinin "aort ve omurgayı parçalayarak" deforme olduğu hatırlatıldı. Ayrıca olay yerinde bulunan deformasyona uğramayan çekirdeğin Durdu'nun ölümüne sebep vermeyeceği ifade edildi. Söz konusu raporda belirtilen çelişki, Durdu'nun ölümüne neden olan mermi çekirdeğinin değiştirildiği şüphesini kuvvetlendirdi. 

Çelişkili beyanlar

İddianamede, Y.A.'nın savunmasında Durdu'nun vurulmadığını belirttiği ve sonrasında çelişkili ifadelerde bulunduğu da belirtildi. İddianamede, "(...) şüphelinin çelişkili beyanlarda bulunması, şüpheli ile arkadaşının ‘sakin’ şeklinde birbirlerine mesaj atmaları, olayın gerçekleştiği 03.00-05.00 saatleri arası iletişim bilgilerini silmeleri karşısında şüphelinin suçtan kurtulmaya yönelik beyanına itibar edilememesi gerektiğine" vurgusu yapıldı. 

Askeri alan değilmiş

İddianamedeki bir başka dikkat çekici bilgi ise, Durdu’nun öldürüldüğü yerin "2. Derece Askeri Yasak Bölge dışında kaldığı" bilgisi oldu. Jandarmanın "kolluk görevlilerine haber vermesi gerektiği ancak şüphelinin herhangi bir bildirimde bulunmadığı" kaydedildi. 

Tüm bunlara rağmen sanık asker hakkında "alt sınırdan haksız tahrik hükümlerinin uygulanması" talep edildi. İddianamede, devamla şunlar kaydedildi: "(...) şüphelinin açtığı ateş sonucunda önündeki maktulü vurabilme ihtimalini öngörerek kabullendiği, bu suretle şüphelinin eylemini olası kastla gerçekleştirdiği, şüphelinin olay tarihinde maktulü durdurma amaçlı kendisine ait tabanca ile ateş ederek maktulü vurmak suretiyle olası kastla adam öldürme suçunu işlediği hususunda kamu davasının açılması yönünde yeterli şüphe ve delile ulaşıldığı anlaşılmakla (...)" Ancak ceza talep edilen bölümde, raporlarda yer verilen çelişkilere değinilmemesi dikkati çekti. 

Haritaya müdahale

Dava sürecinde olayın seyrini değiştirebilecek birçok bilgi ortaya çıktı. Durdu’nun vücuduna isabet eden mermi çekirdeğinin değiştirildiği, askerlerin birbirleriyle yaptıkları yazışmaların silindiği ve olay yerini gösteren haritanın vasfının  askerler tarafından değiştirildiği ortaya çıktı. 

Korsan tutanak

İl Jandarma Komutanlığı da 12 Şubat 2025'de Durdu’nun eşinin yaşadığı evin imar durumuna dair savcılığa talepte bulundu. Savcı bu talebi Rêya Armûşê (İpekyolu) Belediyesi'ne gönderdi. Durdu’nun eşinin, ev önünde çekilmiş bir fotoğrafı da talep dosyasına eklenerek, belediyeden evin yıktırılması istendi. Ancak Jandarma Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) ekiplerinin savcıya sunduğu araştırma tutanağı ve sözü edilen savcılık kararının korsan olduğu ortaya çıktı.  

Söz konusu duruma dair Mezopotamya Ajansı'nın (MA) geçtiği habere de erişim engeli getirildi. WAN