- Şehit ve tutsak aileleri, iki yıla yakındır devletin somut hiçbir adım atmamasını eleştirerek, hasta tutsakların bile bırakılmadığını hatırlattı. Aileler, devletin beklenen adımları atmasıyla sürecin ilerleyebileceğini vurguladı.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci devam ediyor. İktidar, henüz gerekli adımlar atmadı. Meclis'e getirilmesi tartışılan 'çerçeve yasa'yla ilgili beklentiler de farklı. PKK'ye katılan çocukları Mehmet (Delil) ve Fuat'ı (Mehmet) şehit veren Müyesser ve Abdullah Güneş çifti de umudunu yitirmeyen ailelerden. Fuat'ın cenazesini alan aile Mehmet'in cenazesine ise halen ulaşamadı. Baskılardan dolayı Bedlîs'in Xelat (Ahlat) ilçesinden İstanbul'a göç ettiğini söyleyen Müyesser Güneş, ailesinin Kürtlere uygulanan zulmün örneği olduğunu belirtti. Güneş, MA'ya şunları söyledi: "Önder Apo, Kürt halkına öncülük yaptı. Kürt halkını enkazların altından çıkarıp bir yaşam verdi. Devletin barış için artık somut bir adım atması gerekiyor. Başka çözüm yok. Önderlik PKK’ye çağrıda bulundu, silahlar bırakıldı. Somut bir adımın atılması gerekiyor. Türkiye’de yaklaşık 40 milyon Kürt yaşıyor. Hala kendi ana dillerini konuşamıyor, dilleri yasaklanıyor."
Çözüm üretilmeli
Bahçeli'nin çağrılarını anımsatan Müyesser Güneş, iktidardan adım atmadığını kaydetti. Yıllardır süren çatışmanın hem Kürt hem Türk tarafında hasar oluşturduğunu dile getiren Müyesser Güneş, şöyle devam etti: "Ekonomik ve siyasi olarak Türk devleti çökmüş durumda. Hukuk, adalet kalmamış, muhalefeti bertaraf etmiş. Artık buna çözüm üretmek gerekiyor. Tayyip Erdoğan’ın artık adım atması gerekiyor."
Türkiye'de siyaset yürütmek isteyen PKK'liler için yasanın oluşturulması gerektiğine dikkat çeken Müyesser Güneş, süreçten umutlu olduğunu sözlerine ekledi.
Yasalar çıkarılmalı
Başkalarının evlat acısı yaşamasını istemediğini dile getiren Abdullah Güneş ise şöyle konuştu: "Türkiye sürecin gerekliliklerini yapmıyor. Gerekli adımlar atıldığı takdirde hem Türk hem de Kürt halkının yararına gelişmeler olacaktır. Savaşın durmuş olması çok iyi bir şey. Hasta tutsakların, ardından da siyasi tutsakların özgürlüğünü kavuşmasını istiyoruz. 30 yıldan fazla cezaevinde kalmış insanlar 'pişmanım' demediği için cezaevinde kalmaya devam ediyor. Artık cezaevlerinin kapıları açılmalı. Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Bekir Kaya, Selçuk Mızraklı yıllardır ne için cezaevindeler? Birçok seçilmişimiz ya sürgünde ya da cezaevinde. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Artık iyi bir gelişme olmalı, gerekli yasalar çıkarılmalı, adım atılmalı."
Kapsayıcı politikalar
Sêrt'ten (Siirt) 1993'te göç ettirilen Zeynep Elmas da JINNEWS'e konuştu. Kürt sorununun çözümü için devletin samimi adımlar atması gerektiğini vurgulayan Zeynep Elmas, yasal ve dile ilişkin dönüşüm taleplerini ise şöyle sıraladı: "Toplumdaki kutuplaştırıcı ve ötekileştirici dilin sona ermesi gerekiyor. İnsanlar en küçük bir tartışmada bile 'terör' suçlamasıyla karşı karşıya kalabiliyor. Devlet, ayrımcı söylemlere karşı daha kapsayıcı ve eşitlikçi bir dil benimsemeli. Sosyal medyada ve sokakta yoğun bir nefret dili kullanılıyor. Bunun önüne geçebilmek için hukuki ve toplumsal adımların birlikte atılması gerekiyor. Eğer devlet samimi bir şekilde barış, eşit yurttaşlık ve kardeşlik yönünde adımlar atarsa toplum da buna uyum sağlayacaktır."
Sürgün ve uzaklık işkencesi
Çocuklarından birinin Bodrum’da, diğerinin ise farklı bir ilde cezaevinde olduğunu aktaran Türkan Ildız ise tutsakların insani koşullardan uzak, aylarca tek kişilik hücrelerde tutulduğuna dikkat çekerek, şu ifadeleri kullandı: "Eğer vicdan ve adalet olmuş olsaydı iki kardeşi de İstanbul’da aynı yerde tutabilirlerdi, biz de çocuklarımızı kolaylıkla görebilirdik. Tutsaklarımız ailelerinden çok uzak yerlere gönderiliyorlar, bu da bir işkence yöntemidir. Devlet, çocuklarımızı suçlu görüyor, rehin tutuyor ama suçlu olmadıklarını herkes biliyor. Kürt hareketi ve çocuklarımız barış, adalet ve demokrasi istedi, bunun için adım attı. Artık devletin de adım atması gerekiyor. Cezaevlerinin boşaltılması gerekir. Devlet adım atarsa barış gerçekleşir ve toplum rahat bir nefes alır."
Barış Annesi Sabiha Bozan ise demokratik bir Türkiye ve halkların eşit yaşaması için cezaevlerindeki tutsakların tahliye edilmesinin önemli olduğuna dikkat çekerek, “Müzakerenin muhattabı Abdullah Öcalan’ın statüsü netleşmeli. Bu doğrultuda iktidar tarafından somut adım atılmalı" diye konuştu. MÛŞ/İSTANBUL