'Yüksek Komiser', Doğu’yu tek yumrukta sıkıyor
Forum Haberleri —

Tom Barrack /foto:AFP
- Barrack’ın sözlüğünde, egemenlik, özgürlük ve demokrasi gibi büyük sloganlar, 'kabile gürültüsü'dür; dikkate değmez, hatta zararlıdır.
Bir kalem darbesi ve kısa bir açıklamayla sayfa çevrildi; Mark Savaya artık Irak Özel Temsilcisi değil. Milyarder Tom Barrack, Ortadoğu’nun tartışmasız güçlü adamı haline geldi.
Barrack, Ankara’daki Büyükelçi unvanıyla yetinmedi; merkezi bir Suriye’yi yeniden şekillendiren Özel Temsilci rolüyle de tatmin olmadı. Dün itibarıyla artık 'Irak tacı'nı da diplomatik portföyüne ekledi ve alevler içindeki üçgenin (Türkiye-Suriye-Irak) tek mimarı oldu.
Verimli Hilal’in Sezar'ı
Bu yeni görev, 78 yaşındaki Barrack’ı sıradan bir geçici diplomatın ötesinde imparatorluk yetkilerine sahip bir “Yüksek Komiser” olarak kutsuyor. Artık ofisinden oyunun iplerini Kandil Dağları’ndan Bağdat’a, Şam’dan Ankara’ya kadar yönetiyor. Gözlemciler, Trump’ın Irak dosyasını Barrack’a vererek parçalı Amerikan karar alma dönemini bitirdiğine ve bölgeyi “mühendislik” görevini eski iş ortağına, kişisel dostuna-merkeziyetçiliğe ve kapsamlı çözümlere (The Grand Bargain) inanan bir adama- emanet ettiğine inanıyor.
Zahle’den gelen Lübnan göçmenlerinin torunu Barrack, devasa varlıkları ve yüksek riskleri yönetmekte yabancı değil. Colony Capital’in kurucusu, 80 milyar dolar yönetmiş, bir dönem Michael Jackson’ı kurtarmış bir isimdi. Bugün çok daha tehlikeli jeopolitik varlıkları yönetiyor.
Suriye dosyasında 'siyasi pençeleri'ni açıkça gösterdi; yeni Şara’nın yolunu açan 'vaftiz babası' olarak görülüyor. Paris’teki güvenlik anlaşmalarını tasarladı ve QSD'nin merkezi devlete entegrasyonunu zorladı.
Şimdi gözler Bağdat’a çevrildi: 'Barrack Doktrini' (yatırım ve siyaset karışımı), karmaşık Irak sahnesinde nasıl uygulanacak?
Beyrut tökezlemesi
Ezici nüfuzuna rağmen Barrack’ın diplomasinin yumuşak maskesi yok. Ağustos 2025’te Lübnan ziyareti sırasında gerçek yüzünü gösterdi. Gazetecilerin sorularıyla çevrildiğinde onları 'hayvani' diye niteledi ve 'medeni davranın' diye azarladı. Bu olay, hesap vermeyi kabul etmeyen, kapalı 'anlaşma odaları'nda sessizce çalışmayı tercih eden kişiliğini gösterdi.
Hayatta kalanın dönüşü
Barrack’ın bu komuta pozisyonuna dönüşü, direnç hikâyesinin ta kendisi. 2021’de Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) adına ajanlık suçlamasıyla karşılaştı, 2022’de beraat etti ve Trump’ın ikinci döneminde mutlak güvenini yeniden kazandı. Bugün Mark Savaya’nın ayrılışı ve Tom Barrack’ın yetkilerinin genişlemesiyle yeni Amerikan stratejisinin hatları “Tek Adam, Tek Plan, Tek Bölge” şeklinde netleşiyor. İçeriden bir tabirle “Tom Barrack Çağı” başlıyor; yatırımcı mantığıyla kayıpları kabul etmeyen biri olarak Ortadoğu’nun nüfuz haritasını yeniden çiziyor. Barrack, maliyetli askeri savaşlara inanmıyor, cephaneliğinde başka ölümcül silahlar var; para, coğrafya ve tecrit
Irak senaryoları
Irak dosyasının resmen Barrack’ın portföyüne geçmesi ve 'Koordinasyon Çerçevesi'nin Trump’ın vetosuna rağmen Nuri el-Maliki’yi başbakanlığa zorlamakta ısrar etmesiyle yeni 'Yüksek Komiser'in Bağdat’ın direncini kırmak için başvurabileceği üç 'kara' senaryo çiziliyor.
Senaryo 1: Dijital Giyotin
DigitalBridge’in kurucusu ve finans piyasaları uzmanı Barrack, Irak’taki herhangi bir hükümetin hayatta kalmasının 'panzehiri'nin nakit akışı olduğunu biliyor.
* Plan: Sızan bilgilere göre Barrack, ABD Hazine Bakanlığına talimat vererek Federal Rezerv’den Irak Merkez Bankası’na çıkan her dolar için 'aşırı denetim sistemi' (Extreme Vetting) uygulamayı emredebilir. Gerekçe, Trump’ın düşman gördüğü bir hükümet için “terör finansmanını önleme” olacak.
* Sonuç: Devasa likidite krizi, Maliki hükümetinin maaşları düzenli ödeyememesi ve paralel piyasada dinar kurunun çöküşü. Barrack’ın amacı ilk 6 ay içinde Irak sokağını Maliki’ye karşı çevirmek; ekonomiyi hükümetin en şiddetli düşmanı haline getirmek.
Senaryo 2: Kuzey Kıskacı
Tom Barrack 'Yeni Suriye'nin mimarı ve Erdoğan’ın yakın dostu. Ankara ve Şam’daki nüfuzunu Bağdat’ı boğmak için kullanacak.
* Plan: Türkiye ile Şara Suriye’si arasındaki ekonomik ve güvenlik yakınlaşmasını hızlandıracak; Irak’ı yeni ticaret ve enerji hatlarından tamamen dışlayacak. Enerji taşıma projeleri Irak yerine Suriye üzerinden canlandırılabilir veya Ceyhan üzerinden petrol ihracatına ABD talimatıyla ezici Türk şartları konabilir; su dosyasında da benzer baskılar gelebilir.
* Sonuç: Maliki kendini 'yalnız bir ada'da bulacak. Suriye toparlanırken, Türkiye Barrack’ın yatırım desteğiyle refaha kavuşurken, Irak sınır krizlerinde boğulacak; güney ve batıda Amerikan 'vetosu', kuzeyde Türk-Suriye 'soğukluğu' arasında sıkışacak.
Senaryo 3: Kabul ya da Kaos
Tom Barrack, nihilist bir düşman değil, bir 'anlaşma yapıcı'. Tam savaş ilan etmeden önce özel jeti Bağdat’a 'son teklif'i taşıyabilir.
* Plan: Barrack, Maliki’ye Trump’ın basit denklemini, yani “Güç karşılığında Çıkarlar”ı sunacak. Trump Maliki’yi başbakan olarak kabul edecek ama tek şartla; enerji ve gaz sektörünün anahtarlarını büyük Amerikan şirketlerine (Barrack’ın dolaylı olarak temsil ettiği çıkarlar) teslim etmek ve silahlı grupların etkisini kalıcı olarak sınırlamak; İsrail ve ABD üslerinin güvenliğini garanti altına almak.
* Sonuç: Maliki kabul ederse 'zorunlu ortak' olur ve fonlar akar. Reddedilirse (ki beklenen bu) Barrack, Tel Aviv’e yeşil ışık yakar; fraksiyon liderlerine sert cerrahi vuruşlar yapılırken Washington 'endişe' açıklamalarıyla yetinir ve Maliki müttefiklerinin öfkesi ile hükümetinin aczi karşısında çıplak kalır.
Barrack ve Maliki döneminde Irak, 'kemik kırma' aşamasına giriyor. Yeni Amerikan temsilcisi ne 'zeytin dalı' ne de geleneksel 'büyük sopa' taşıyor; elinde bir 'hesap makinesi' ve yatırım portföyü var. Irak’ı 'sıkıntılı bir varlık' gibi yönetecek; zorla yeniden yapılandırılacak ya da iflasa terk edilecek.
Kaousu yönetmek
Barrack’ın derin inancına göre İbrahim'den beri peygamberler barışı getiremedi. Ortadoğu’yu düzeltmeye ya da ulus inşasına zaman harcamanın anlamı yok. Yeni yöntemi, kaousu bitirmek değil, yönetmek. Analistler, 'Yüksek Komiser'in bölgedeki tek çözümün bir dizi 'Güvenlik Şirketi'ne dönüştürmek olduğuna inandığını düşünüyor. Şöyle; güçlü bir reis (lider), 'köyü' (devleti) kontrol eder, petrol boru hatları durmadan akar, silah anlaşmaları nakit ödenir. Barrack’ın sözlüğünde, egemenlik, özgürlük ve demokrasi gibi büyük sloganlar 'kabile gürültüsü'dür; dikkate değmez, hatta zararlıdır.
Siyasetin sonu çağı
Barrack, bugün dizginleri ele aldığına göre bölge 'Siyasetin Sonu' çağına giriyor. Artık klasik diplomatik manevralara yer yok; ya 'anlaşma'nın parçası olursun ve Amerikan şemsiyesi altında 'kabile reisi' olarak tebaanın işlerini yönetirsin ya da yalnız başına tecrit ve yaptırımların fırtınasına karşı kaderinle yüzleşirsin. Bu 'adam', büyükelçiler aracılığıyla kınama mesajı göndermez; bankalar ve kıtalararası şirketler aracılığıyla icra emri yollar.
Özetle Tom Barrack, ikinci Trump dönemi Amerikan politikasının en kaba ve en dürüst versiyonu. Size demokratik bir cennet vaat etmiyor, peygamberlerin başaramadığı barış illüzyonlarını satmıyor. Size net bir seçim sunuyor: 'Kaos Cehennemi' ya da 'Yüksek Komiser’in Şartlarına Teslimiyet.'
Bağdat’taki Cumhuriyet Sarayı’ndan Şam’a, Ankara’dan Riyad’a herkes, bağlama ve çözme anahtarlarının artık yalnızca şimdi ofisinde yeniden çizdiği nüfuz haritalarıyla çevrili oturan Barrack'ın cebinde olduğunu biliyor. Ortadoğu’yu siyasi bir dava olarak emekliye ayıran ve onu yalnızca 'ölü bir kalple ve dolu bir cüzdanla' evcilleştirilebilecek zor bir 'yatırım fırsatı' olarak yeniden piyasaya süren adamın cebinde.
* www.hathalyoum.net







