
Dersîm Direnişi döneminde de toplumsal bir sorunun çözümünde kadınların öncülük ettiğine dikkat çeken Polat, Dersîmli kadınların yetmiş yıldan beri erkeklerle aynı cemaatte eşit söz hakkına sahip olduklarını vurguluyor. Kadının erkekle eşit bir yaşam sürdürdüğüne dair en büyük örnek olarak Koçgiri Direnişi öncüleri Zarife ve Alişer’i gösteren Polat, "Zarife cengâver bir savaşçı, kültürlü bir kadındı. Eşi ile silah kuşanıp muharebeye katıldı" sözleriyle de Zarife'yi anıyor.
'Kız bebekleri, kadın melekler korur'
Dersîm’deki kadın ziyaretlerinden de söz eden Polat, "Ana Fatma, Buyarê, Jêl, Haskarê kadın ziyaretlerimizden sadece bir kaçıdır. Bu, hiçbir toplumda olmayan bir özelliktir. Kadın ziyaretlerimiz, dar zamanlarımızda yardımımıza koşan annelerimizdir. Fakat bu ziyaretlerimizin çoğu artık erkek ismiyle biliniyor. Zamanla ziyaretlerimiz de giderek erkekleştiriliyor" diyor.
Alevi toplumunda kadının konumundan söz eden Seyit Rıza’nın yeğeni Menşure Doğan da, Dersîm halkının eşitlikçi bir yaşam sürdürmeye özen gösterdiğine işaret ediyor. Doğan, toplumda doğurganlık özelliği olan her şeye değer verdiklerini şöyle anlatıyor: "Kadın, soyunu devam ettirebilen bir varlık olduğu için kız çocuğu doğuran anneye çok değer verilir. O bebeği kırk gün boyunca kadın meleklerin koruduğuna inanırız. Doğurup neslini devam ettirebildiği için, bir hayvan da bizim için kutsaldır. Hayvanın kesim vakti geldiğinde, gider ayaklarını öper ve kulaklarına özrümüzü fısıldarız. Kesim boyunca onu izleyenler elleri önlerinde bağdaş kurarak saygı gösterir."
JINHA/DERSÎM