Eğer Türkiye’de günümüze kadar özgürlükçü demokratik bir siyasal yönetim hiçbir zaman iktidar olamamışsa, bunda, üzerinde yükseldiği toplumsal yapılanmanın etkisinin varlığı elbette reddedilemez. Bunu salt alt yapının üst yapı üzerindeki egemenliği olarak tanımlamak mümkün değildir. Zira biliyoruz ki alt yapı tarafından belirlenen üst yapı da bütünüyle pasif bir olgu değildir. Örgütlü insan iradesinin eylemli tepkisi alt yapıyı değiştirme gücüne sahiptir ki bunun adı devrimdir. Ve böylesi bir değiştirme gücünü, örneğini Kürt Özgürlük Hareketi’nin kırk yıllık tarihi üzerinden de belgeleyebiliyoruz.
Sayın Öcalan "Devrimin Dili ve Eylemi” başlıklı kitabının "Özgürlük Çocukta Başlar” bölümüne şöyle giriş yapıyordu: "Hala hatırlıyorum. Caminin gölgesindeydik. Anlattım, anlattım.. İhtiyar, başını çeviriyordu. 'Oğlum’ diyordu, 'biz kurumuş tahtalar gibiyiz. Sen şimdi bunu yeşertebilecek misin?”
O tahta yeşermekle kalmadı. Çevresindeki kurumuş doğaya da can kattı, renk verdi. Kuzey Kürdistan oldu o müthiş Kürt bilinciyle; kadın oldu, kendinden emin ve mağrur, onurlu; Rojava oldu bütün dünyaya örnek olmak iddiasıyla.
Ve tarih bir kez daha kanıtladı ki "Zor, her devrimci değişimin ebesidir”.
Ve Demirci KaWa iradesi Dehak zulüm sistemlerinin değişiminde ezilenlerin rehberi oldu.
Devrimci irade Newroz oldu sömürgeciliğe karşı halkların yürüyüşünde.
Devrimci irade her kışın sonunda baharı canlandıran ateş, her karanlık ardından gelen güneşin adı oldu.
Eylemin dili sokak sokak taştı, içinde taşıyarak barış ve özgürlük aşkını, ve boğdu dikta yönetimlerini kendi yataklarında.
Selam olsun devrimci iradenin şahlanışı olan NeWroz’a!
Selam olsun insanın yaratıcı gücünün motoru olan NeWroz eylemine!
Selam olsun barış, özgürlük ve çoğulcu-paylaşımcı demokratikleşmenin çağımızdaki adı NeWrozlaşmış Rojava’ya, Rojavalaşmış NeWroz’a!
***
Emekli istihbaratçı Ali Fuat Yılmazer bir TV programında şöyle diyor:
"Başbakan'dan perspektif almadan hiç bir KCK operasyonu yapılmadı. Operasyonun tüm bilgilerini Başbakan'a aktardım, talimatını uyguladım.
Başka bir şey anlatmaya gerek var mı?
AKP Devleti Milli Görüşçü Tayyip ile Nurcu Fethullahçılığın ortaklığı üzerine inşa edilmişti. Paraleli, derini… Hepsi sömürgeci devletin değişik zamanlarda kullandığı kod isimlerden başka bir şey değildir.
***
Binlerce Kürt siyasetçinin NAZİ yöntemleriyle tutuklanıp zindanlara atıldığı siyasal soy kırım girişimi olan KCK Davası’nda, tam da seçime iki üç hafta kala, yargılanan tutuklu avukatlar serbest bırakıldı.
Buna karşılık, Diyarbakır KCK Ana Davası’nda mahkeme, aralarında eski DEP Milletvekili Hatip Dicle, eski belediye başkanları, belediye ve il genel meclis üyelerinin de bulunduğu 92 sanığın tahliye talebini "serbest kalırlarsa dağa çıkabilirler” gerekçesiyle reddedildi.
Ağırlaştırılmış müebbet cezası alan Veli Küçük gibi tescilli katiller sokaklara salınırken, "barış, özgürlük ve demokratikleşme” diyen Kürt halkının siyasetçileri, mevcut hiçbir yasada yer almayan, bir gerekçe ile zindanlarda bırakıldılar.
Bu kararın ardından tutuklu olan 92 sanık yaptıkları "tahliye başvurusunun iadesini ve dilekçenin işleme konulmamasını” istedi.
İşte bu! Kürtler hibe ya da lütuf olarak hak talebinde bulunmuyorlar. Haklarını biliyor, istiyor ve kendi mücadeleleri sonucunda ve söke söke alıyorlar. İşte bu!
Bu eylemin adı NeWroz’dur.
Ve şimdi Anadolu-Mezopotamya topraklarının her karışı NeWroz ateşiyle tutuşmalıdır!
NeWroz eylemi halay olmalıdır kol kola girmiş halkların bu büyük yürüyüşünde!
İnsanlığı aydınlatan eylemin yaratıcı büyük gücü, merhaba!
NeWroz Pîroz Bê!
'Zor, tarihin ebesidir’ ve NeWroz budur!
Genellikle insan karakterlerinin onun çevre ilişkileri ile tanımlanması yeni bir olay değildir. "Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim” sözü bu bilimsel saptamanın muhteşem bir özetidir. Bireye ilişkin bu saptamanın toplumsal ölçekteki ifadesi ise "Her halk layık olduğu yönetimle yönetilir” sözüyle dillendirilir. İnsanlığın binlerce yıllık tarihi içerisinden, deneyimlerle kazanılmış böylesi bir gerçek, yönetilenler ile yönetenler arasındaki ilişkinin tarihsel materyalist düşünce içerisinden diyalektik tanımlanmasının özetidir.