1 Eylül Dünya Barış Gününü Kürtler, Türkler ve Kuzey Kıbrıslı kardeşlerimiz dışında kimsenin kutlamadığını biliyormusunuz?
1 Eylül 1939 günü Nazi Almanyası Polonya’yı işgal harekatına girişmiş ve böylece 60 milyonu aşkın insanın hayatını kaybettiği dünya tarihinin en kanlı savaşı başlamıştı. Aynı gün Adolf Hitler akli dengesini yitirmiş ve özürlü kişiler için ünlü T4 ötenazi yasasını onayladı. Bu yasaya göre aileler özürlü yakınlarının doktorlar tarafından öldürülmesini talep edebiliyordu.
Almanya’da Nazi rejiminin yıkılmasının ardından bugün savaş karşıtlarının gösterilerine sahne olduğundan 1 Eylül’ü bir nevi barış günü olarak kutlayan üçüncü bir halkın varlığından bahsedebiliriz. Onun dışında 1 Eylül’ün İkinci Dünya Savaşı kurbanlarını anma günü olması dışında bir önemi yok.
1 Eylül tarihinin dünya tarihi açısından bir başka önemi ABD Başkanı Harry Truman’ın Japonya’nın teslim olduğunu açıklamasıdır. Japonya’nın resmen teslim olması ise 2 Eylül günü gerçekleşti. Amerikalılar Japon Dışişleri Bakanı Mamoru Shigemitsu’yu USS Missouri savaş gemisinin güvertesinde bir masaya oturtup imzayı çaktırmışlardı.
İkinci Dünya Savaşının bu tarihte bittiği kabul edilir. Bazı ülkeler ise Japonya’nın gayrıresmi olarak teslim olmayı kabul ettikleri 15 Ağustos 1945’i savaşın bitişi olarak kabul ederler.
Birleşmiş Milletler 1981’den bu yana 21 Eylül tarihini Dünya Barış Günü olarak kutluyor. Günün amacı dünya üzerindeki çatışmaların bir günlüğüne dahi olsa durmasını sağlayıp mağdur durumdaki insanlara insani yardımların ulaşmasını sağlamak.
Önerge Kosta Rika ve İngiltere tarafından Birlemiş Milletler Genel Kuruluna sunulmuş ve oybirliğiyle kabul edilmiş. 1982 yılında da ilk kez kutlanmış.
Her 21 Eylül’de BM merkezindeki Barış Çanı çalınıyor. Afrika’daki çocukların bağışladıkları bozuk paralarla yapılan çan “savaşın yarattığı insan kaybının hatırlanması için” Japonya tarafından bağışlanmış. Çanın üzerinde “Yaşasın Dünya Barışı” yazıyor.
***
1 Eylül Türk devleti ile PKK arasındaki savaşın dönem dönem tek taraflı ateşkeslerle durdurulmaya çalışıldığı tarih olması açısından Kürtler için oldukça önemli. Barış günü tarihini güncellemeyen Kürtler bir anlamda kendi barış günlerini oluşturmuş durumda. 1 Eylül bugün Türkiye ile PKK arasındaki savaşın sonlandırılması çabalarıyla anlam kazanmış durumda.
Yani Kürtler açısından bu günün barış günü olarak kutlanmasını değiştirmeye pek kimsenin gücü yetermiş gibi gözükmüyor. Ama yine de nacizane tavsiyemiz 21 Eylül’ün de unutulmaması. İki defa barış günü kutlamanın kimseye bir zararı olmaz herhalde.
1 Eylül?