
KONGRA GEL 10. Genel Kurul Toplantısı Kürdistan’ın özgürlük dağlarında gerçekleştirilmiştir. 161 delege ile 200’ün üzerinde bir sayıyla toplanması çok önemlidir. Bunu da Kürt Özgürlük Hareketi’nin önemli bir eylemi olarak görmek gerekir. Çünkü dört parçadan gelen halk delegeleri ve KCK’nin çalışma birimlerinden gelenlerle böyle bir toplantı yapmak, önümüzdeki dönem mücadelesi için ortak bir irade ortaya çıkarmaktadır. Tüm Ortadoğu’da mücadele veren bir devrimci hareket için böyle bir ortak irade ve kararlaşma ortaya çıkarmak çok önemlidir. Çünkü her gün, her saat, her ay çok önemli gelişmelerin olduğu bir yerde ortak irade ve doğrultu olmadan, bu yönlü genel kararlar alınmadan mücadeleyi sürdürmek kolay değildir.
Kürt Özgürlük Hareketi’nin oluşturduğu örgütsel ve toplumsal sistem mekanizmalarını çalıştırması, kararlarını bu toplantılarda alması, yönetimini bu toplantılarda seçmesi çok önemlidir. PKK kuruluşundan bu yana tüm kongrelerini ve toplantılarını zamanında ve sistemli yapmaktadır. 2003 yılında KONGRA GEL sisteminin oluşmasından bu yana KONGRA GEL’in Genel Kurul ve toplantılarını aksatmadan yapması, bu hareketin en önemli özelliklerindendir. Bu kadar zorlu savaş koşullarında mücadele eden ve çalışmalarını yürüten hiçbir siyasi güç böyle sistemli ve toplantılarını aksatmadan yürüten bir durumda olamaz. Ama PKK ve bu çizgi temelinde şekillenen KCK bunu büyük bir ciddiyet ve disiplinle başarmaktadır. Bu gerçeklik bile Kürt Özgürlük Hareketi’nin karakterini ve gücünü ortaya koymaktadır.
161 delegeyi bu koşullarda toplamak kolay değildir. KCK’nin tüm yönetimi 10. Genel Kurul’da hazır bulunmuştur. Halk Savunma Merkez Komutanı Murat Karayılan ise HPG komutanları Yürütme Konseyi Üyesi olmadığı için bu toplantıya katılmamıştır. Bakurê Kurdîstan, Rojava, Başur, Rojhilat ve Avrupa’dan gelen delegeler Genel Kurul Toplantısında hazır olmuştur. Halktan delegeler de hazır bulunmuştur. Birçok alandan gelen bu kadar delegeyi bir araya getirmek ve toplantıyı güvenli bitirmek, KCK’nin nasıl bir işleyen sisteme ve ilişki düzeyine sahip olduğunu da ortaya koymaktadır. MİT ve İtlaat başta olmak üzere istihbarat örgütlerinin cirit attığı bir coğrafyada 4-5 gün hiçbir bilgi sızmadan toplantı yapmak, disiplinli çalışma ve örgütlenmeyi ortaya koymaktadır. Herhalde toplanma ve dağılmayla birlikte en az 10 günlük yoğun bir çalışma içinde olunmuştur. Bu nedenle böyle bir çalışma tarihi bir eylem olarak da görülmelidir.
KONGRA GEL 10. Genel Kurul Toplantısı Bakurê Kurdîstan ve Rojava’da savaşın şiddetle sürdüğü bir zamanda toplanmıştır. Tüm Ortadoğu’da ve tek tek ülkelerde yeni siyasal ve toplumsal dengelerin kurulacağı bir dönemde bu toplantının yapılması, Kürt Özgürlük Hareketi’nin sürece hazırlıklı girmesini ifade etmektedir. Zaten toplantı sonrası yapılan açıklama da her konunun kapsamlıca tartışılıp gerekli kararların alındığını ortaya koymaktadır.
Kürt Halk Önderinin 18 yıllık esareti, üzerinde uygulanan ağır tecrit, sağlığı ve güvenliği kaygısının darbe girişimi sonrası artması da bu Genel Kurul Toplantısının temel gündemi olmuştur. Genel Kurul Toplantısında Kürt Halk Önderinin sağlığı ve güvenliği konusunda acilen haber alınmasını sağlayacak her türlü çabanın gösterilmesi ve eylemin gerçekleştirilmesi kararı yanında, özgürlüğünün sağlanmasının hedeflenmesi de kararlaştırılmıştır. Çünkü Kürt Halk Önderine yönelik tutum değişmeden ve özgürlüğü sağlanmadan Kürt sorununun çözümü ve halkın özgürlüğünün sağlanmasının da mümkün olmayacağı bilinci bulunmaktadır. Kürt sorununda çözüm zihniyeti ve politikasının kendisini ilk dışa vuracağı yer bu Önderliğe yaklaşım olacaktır.
Genel Kurul Toplantısında kapsamlıca tartışılan diğer bir konu da özyönetim direnişleri ve devlete yaklaşım olmuştur. Özyönetime dayalı yerel demokratikleşme ve demokratik özerkliğin yerel yönetimlerin bir kısım yetkilerinin arttırılması ya da devletin eklentisi ve uzantısı olmak anlamına gelmediği özellikle vurgulanmıştır. Devlet sınırlarını sorun yapmadan, ama mevcut devlet sisteminden ayrı olarak bir halkın kendi kendini yöneteceği demokratik bir özyönetim sistemi olduğu kapsamlıca ortaya konulmuştur. Devletlerin ne bağımsızlık getirip ne de özgürlük sağlayacağı, gerçek özgürlük ve bağımsızlığın devlet olmadan toplumların kendi özyönetim sistemlerini kurmakla gerçekleşebileceği özellikle belirtilmiştir. Bu açıdan demokratik siyasal çözümün olmadığı yerde halkların kendi toplumsal sistemlerini kurarak kendilerini devletten ayrı yönetmelerinin evrensel temel bir hak olduğu, bu nedenle Kürt halkının tüm toplumsal yaşam alanlarında kendini örgütlü kılarak kendisini yönetmesi gerektiği üzerinde kapsamlıca durulmuştur. Bu çerçevede de özyönetim temelinde kendi kendini yönetmede ısrarlı olunması gerektiği Genel Kurul Toplantısının temel kararlarından olmuştur.
Genel Kurul Toplantısında halkın özyönetimlerine saldıran soykırımcı sömürgeciliğe karşı direniş kararlılığı ve direnişin çok boyutlu sürdürülmesi konusu da karara bağlanmıştır. Bu temelde önümüzdeki dönemde Türkiye ve Ortadoğu’da devrimci mücadele ve direnişin yükseleceğini de gözler önüne sermiştir. Genel Kurul Toplantısı, Kürt Özgürlük Hareketi’nin yürüttüğü devrim mücadelesinin aynı zamanda yayılarak tüm Ortadoğu’nun devrimci mücadelesi haline geleceğini de tartışmıştır.
10. Genel Kurul Toplantısında yapılan tartışmalardan sonra ortaya çıkan en temel karar ve doğrultudan biri ise bölgedeki demokrasi güçleriyle birlikte ortak mücadele yürütmenin öneminin vurgulanması olmuştur. Bu çerçevede de Türkiye’de acilen bir demokrasi blokunun oluşturulup alternatif Türkiye’nin yaratılma mücadelesinin geliştirilmesi en temel çalışma olarak belirlenmiştir. Eğer demokrasi bloku oluşturulursa, Türkiye’de esas yönetim alternatifinin demokrasi güçleri olacağı da temel değerlendirme konusu olmuştur.
Hüseyin Ali