
Önümüzdeki dönem, Kürdistan'daki üç sömürgeci gücün ortak konseptte birleşebileceğinin işaretleri var. 10 soruda, çatışmaların arkaplanını ve işaret ettiklerini bir araya topladık.
Hesekê’de çatışmalar neden başladı?
Bölgesel güçler arasında yeni bir ilişki, görüşme ve eski statükoda anlaşma kararı var. Tahran-Ankara-Şam arasında diplomatik trafiğin yoğunlaştığı bir sırada Hesekê’deki çatışmalar başladı. Çatışmalar bölgesel güçler arasında kurulan yeni denge ve arayışlar sonucuydu. Bir süre önce İran’ın arabuluculuğuyla Suriye ile Türkiye arasında yeni ilişkiler kuruldu. Bu üç ülkenin sömürge Kürdistan statükosu çerçevesinde bir araya gelmesi, çatışmaları ateşledi.
İran’ın arabuluculuğuyla önce Ankara ile Şam yönetimi Cezayir’de görüştü. Ardından MİT ile Muhaberat arasında Rusya’nın hakemliğinde görüşmeler oldu. Özellikle bu görüşmede, Türkiye’den bir heyetin Şam’a giderek görüşmeler yapması, iki istihbarat örgütü arasında kararlaştırıldı.
Lübnan’da yayınlanan El-Sefîr Gazetesi de MİT Müsteşar Yardımcısı'nın önceki gün Şam’da Muhaberat yetkilileriyle görüştüğünü yazdı. El Sefîr, Şam’daki görüşmede Rojava’daki gelişmelerin ele alındığına dikkat çekti.
Türk Başbakanı Binali Yıldırım, geçtiğimiz hafta "Esad, iktidarın değişim sağlayacağı dönemde Suriye Devlet Başkanı olarak kalabilir" açıklamasının bu görüşmeler için güven artırıcı yaklaşımlar olduğu vurgulanıyor.
Hesekê’deki çatışmaların daha öncekilerinden farkı ne?
Hesekê’de YPG ile Baas rejimi arasında çatışmalar, daha önce de yaşandı ancak bunlar çok lokal kalıyordu. En fazla bir ya da iki gün sürüyordu ve anlaşmaya varılıyordu. Ancak bu kez, Şam yönetimi ile Türkiye'nin yakınlaşma çabası etkisini gösteriyor. Bir de Suriye, Kürtlere devlet olduğunu gösterme niyetini ilan etti.
Hesekê’de 2012 yılından bu yana süren çatışmalar, daha çok rejim ile diğer gruplar arasında oluyordu. Şam yönetimi şu ana kadar sadece bir kez Kezvan Dağı'ndaki çetelere yönelik kısmi bir hava saldırısı düzenledi ama son bir haftadır yaşanan çatışmalarda Kürtlere karşı kapsamlı hava saldırıları yapılıyor. Daha çatışmaların ilk günlerinde savaş uçakları devreye konuldu.
Minbic’in özgürleşmesinin nasıl bir etkisi oldu?
Elbette Hesekê’deki çatışmaları tetikleyen en önemli etkenlerden biri de Minbic’in düşmesidir. Sadece Minbic düşmedi; bu hamleyle Efrîn, Cizîr, Kobanê kantonlarının birleşmesinin yolu açıldı. Kuzey Suriye Federasyonu’nun sınırları tamamlanıyordu. Kürtler, Suriye’deki iç savaşın çözümü sorununa bu proje ile karşılık veriyor; Cenevre ve diğer uluslararası toplantılarda da bu projeyi öne sürüyor. İşte Hesekê’deki çatışmaların nedenlerinden biri de Kürtlerin bu projesinin önünün alınması. Bu seferki çatışmaların ciddiyeti ve farkı buradan kaynaklanıyor.
Hesekê'de rejimin gücü nedir?
Ciddi bir gücü yok. Suriye adına Hizbullah ve İran savaşıyor. Humus’a yakın Selimiye’de İran’ın taburları var. Bazı kaynaklar en az 30 bin askerin olduğunu belirtiyor. Halep, Humus, Hama’da İran ve Hizbullah, rejim adına savaşıyor. Yine Efrîn ile Halep arasındaki Nubul Zehra Alevi köylerini yöneten de İranlı Şeyh Muhammed Abdulmutalip.
İlginç bir şey daha var: Rejim bu güçlere her yerde farklı bir isim veriyor. Örneğin Halep çevresinde bunlar Ceyhş El Şabi, Hesekê’de Mükanayin, Qamişlo’da Difa el Vatani ismini alıyor.
Aslında Esad güçlerinden şu ana kadar hiçbir yerde, ne diğer gruplar ne de Kürtler karşısında, ciddi bir direniş gücü çıkmadı. Gir Ziro’da Suriye askerleri YPG tarafından kuşatılırken tek mermi atmadan teslim oldular. Eyn Îsa’da da DAİŞ’e karşı yarım saat bile dayanamadılar.
Şu an Hesekê’deki çatışmalarda vurulan ve YPG tarafından ele geçirilen cenazeler arasında Hizbullah'ın ve İranlıların cenazeleri var.
MSD de "Çatışmaların arkasında İran parmağı var" dedi. İran, Hesekê’de ne yapıyor?
İran, sadece Hesekê’de değil; aslında Suriye’yi yöneten temel güçtür. Halep, Şam, Hama, Humus ve Hesekê’de İran ve Hizbullah var. İran daha çok idari, siyasi olarak aktif. Hizbullah ise savaş gücü olarak var.
Suriye’deki çatışmalarda vurulan İranlı komutanlar var. Bunların kimlikleri açıklandı. Aralarında generallerin de olduğu en az 500 İranlı üst düzey komutan ülkedeki iç savaşta hayatını kaybetti.
İran şunu yapıyor: Hesekê’de Dear ul Zor üzerine, Bo Kemal hattına Irak ile bağlantı için biraz daha fazla ağırlık vermiş durumda. Sünni hat üzerinden Şii hattını savunmaya alma politikaları, Hesekê üzerinden kurulup yürütülüyor. Hesekê bu yüzden önemli.
Tabii işin askeri kısmından çok siyasal boyutu öne çıkıyor. Kürdistan üzerindeki sömürgeci egemenliklerini sürdürmek, Türkiye ve Suriye ile eski tarihsel statükolarını korumak için Hesekê, pilot bölge seçilmiş durumda. Asuri, Süryani ve az da olsa Ermeni olmasına rağmen kentin asıl dinamiği Kürtler ve Araplardan oluşuyor. Rojava’nın büyük bölümü de Hesekê’ye bağlı zaten. Bundan dolayı İran, Rojava’ya güç yığıyor.
Daha önceki görüşmelerin birinde Suriye yetkilileri, İran kabul ederse kantonları tanımaya hazır olduklarını söylemişti. Ama İran, buna izin vermedi.
Peki İran dışında Türk devletinin rolü nedir?
Hesekê’deki çatışmaların ikinci gününde Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rojava’yı müdahale etmekle tehdit etti. On günden bu yana Türkiye’nin hazırlıkları var. Cerablus’a yönelik planları olduğu görülüyor. Şu an Türkiye’de Cerablus’a saldırmak için yaklaşık 5 bin kişi bekletiliyor.
Kim bunlar?
Ehrar el Şam, Nurettin Zengi ve Sultan Murad, bu grupların ana gövdesini oluşturuyor. Silahları, kıyafetleri, günlük erzakları Türk ordusu tarafından karşılanıyor. Planları ise DAİŞ'i bölgeden devir teslim yöntemiyle çıkarmak. Önce Cerablus, ardından Bab alınacak; böylelikle Efrîn ile Kobanê arası kapatılmış olacak.
Türkiye'ye bağlı bu gruplar, ABD ya da uluslararası güçler tarafından tanınıyor mu?
Evet, tanınıyor. Türkiye, bir biçimde yeniden bu çeteler eliyle Suriye politikalarına dahil edilecek. Burada farklı olan ise şu: Artık Baas rejimiyle de ortak hareket edecek. Şam yönetiminin Kürtlere yönelik saldırıları başlatmasının temel nedenlerinden biri de Türkiye’ye 'ortak düşmanımız Kürtler' mesajı vermek. Ankara’dan gelen açıklamalar da zaten bu yönlü.
Dikkat ederseniz Şam’daki Esad, PKK’nin ismini vererek konuştu, tehditlerini sıraladı.
Çatışmalar Qamişlo’ya sıçrayabilir mi?
Şu ana kadar sıçramadı ancak her an sıçramaya gebedir. Rejim Hesekê’ye Qamişlo üzerinden asker ve cephane takviyesi yaparsa orada da çatışmalar çıkabilir.
Tarafların kayıpları nedir?
Şu ana kadar hava saldırılarında çoğu çocuk ve kadın 14 sivil yaşamını yitirdi. Rejim, Arapları kışkırtmak için Kürt mahallelerinden çok Arap mahallelerini bombaladı. O yüzden yaşamını yitiren sivillerin çoğu Arap. Rejimin kayıpları 60 civarında deniliyor, 50 civarında askerin de esir alındığı söyleniyor.
Seyit Evran