
Redhack’in yayınladığı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’ın maillerine ilişkin haberler nedeniyle 25 Aralık’ta İstanbul merkezli yapılan baskınla DİHA Haber Müdürü Ömer Çelik ve muhabiri Metin Yoksu, Diken eski haber editörü Tunca Öğreten, ETHA Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Derya Okatan, BirGün Gazetesi Muhasebe Sorumlusu Mahir Kanaat ve Yolculuk Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Eray Sargın gözaltına alınmıştı. Gözaltında 24 gün kaldıktan sonra Ömer Çelik, Tunca Öğreten ve Mahir Kanaat “örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklanırken, Derya Okatan, Metin Yoksu ve Eray Sargın da serbest bırakıldı. Dün tutukluluklarının 100. günü dolan gazetecilerin iddianamesi ise henüz hazırlanmadı. Aynı soruşturma kapsamında Die Welt gazetesi muhabiri Deniz Yücel de 59 gündür tutuklu bulunuyor. Gazetecilik meslek örgütleri ve meslektaşları gazetecilerin derhal serbest bırakılmasını talep etti.
Berat Albayrak maillerini haberleştirdikleri gerekçesiyle tutuklu bulunan gazetecilerin, gazetecilik faaliyetlerine şahit olduklarını ifade eden Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Gökhan Durmuş, Türkiye’nin basın tarihinde en sıkıntılı döneminin yaşandığına dikkat çekti. 157 meslektaşlarının tutuklu bulunduğunu hatırlatan Durmuş, “Gerçeğin haber yapılmasının istenmediği bugünlerde halka doğru haberi ulaştırmaya çalışan gazeteciler tutuklanıyor. Mahir Kanaat, Ömer Çelik ve Tunca Öğreten de halka doğru haberi ulaştırdıkları gerekçesiyle tutuklandılar. 100 gündür tutuklu bulunan gazeteciler habercilik dışında bir şey yapmadı” diye konuştu.
“İddianame hazırlanmayarak filli cezaya dönüştürüldü bu 100 gün” diyen Durmuş, TGS olarak başta Kanat, Çelik ve Öğreten olmak üzere tüm gazetecilerin derhal mahkemeye çıkartılarak serbest bırakılmasını ve gerçek suçluların yargılanmasını istedi.
Suçlama bulamıyorlar
DİSK Basın-İş Genel Başkanı Faruk Eren, birçok gazeteci tutuklanmasında uzun süre iddianamenin çıkarılamadığına dikkat çekti. Gazetecilere açılan davalarda iddianame çıkartılamama nedenini ise “savcıların suçlama bulamamaları” olarak gösteren Eren, örnek olarak da Cumhuriyet Gazetesi davasında hazırlanan iddianameyi gösterdi. Cumhuriyet gazetesi iddianamesinin herhangi bir delil olmaksızın hazırlandığını dile getiren Eren, “Uzun tutukluluk süreçleri bir cezalandırılmaya dönüşüyor. Bu sadece gazeteciler için değil siyasi davada da böyle” dedi. Kanaat, Çelik ve Öğreten’in gazeteciliklerine tanık olduklarını belirten Eren, şu çağrıda bulundu: “Hâkimleri de cesur olmaya çağırıyoruz ve vicdanları ile hareket etmelerini talep ediyoruz ama bu taleplerimiz ne kadar karşılığını bulur bilemiyoruz.”
İntikam alma sürecidir
Özgür Gazeteciler İnisiyatifi Sözcüsü Hakkı Boltan, üç gazetecinin tutuklanmasını ve bugüne kadar iddianamenin hazırlanmamasını “intikam alma süreci” olarak yorumladı. Topluma ve diğer gazetecilere de gözdağı verildiğini ifade eden Boltan, Türkiye’de yargının adalet ve yasalara göre değil, Saray’a göre yeni bir işleyiş mekanizmasıyla yürüdüğünü söyledi. Dünyanın birçok yerinde söz konusu gazeteciler olunca hukukun daha hassas olduğuna dikkat çeken Boltan, gazetecilerin halkın çıkarları için yeri geldiğinde yasalardan dahi feragat ettiğini ifade etti. Boltan, “Onların yaptığı tek şey halkının yanında olmak ve gerçekleri yazarak habercilik etiğine uygun davranmaktır ve derhal serbest bırakılmalıdırlar” dedi.
Berat Albayrak maillerini haberleştirdikleri gerekçesiyle gözaltına alınan gazetecilerden ETHA Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Derya Okatan, kapatılan DİHA muhabiri Metin Yoksu ve Yolculuk Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Eray Sargın da 100 gündür tutuklu bulunan arkadaşlarının kalemlerini yerde bırakmadıklarını ifade etti.
Tecrit altındalar
ETHA Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Derya Okatan, gözaltında olduğu 24 gün boyunca yaşanan hukuksuzluğu protesto ederek açlık grevine girmişti. Bugün işinin başında olan Okatan, soruşturmanın büyük hukuksuzluklar ve ciddiyetsizlikler ile dolu olduğunu belirtti. 100 gündür meslektaşlarının tecrit altında olduğunu ifade eden Okatan, “Arkadaşlarımıza kitap, dergi ve mektup kısıtlamaları var. Basın özgürlüğünün dünyada kara listeye girmesinde dört sıra kaldı. Bu listeye de girmek uzun sürmeyecek gibi görünüyor. Bu topraklarda güçlü bir özgür basın geleneği var ve bugün bu geleneği yıkmak kolay değil” dedi.
Yolculuk Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Eray Sargın ise “İlk duruşmada arkadaşlarımız serbest bırakılacak, bunu biliyoruz ama o ilk duruşma ne zaman bilmiyoruz. Onlar çıktığı zaman Ömer Çelik’in yeni doğmuş bebeğinden uzak kalması, Mahir’in yeni doğmuş bebeğine olan hasretini veya Tunca’nın hapishanede evlenmiş olmasının hesabını kim verecek?” şeklinde konuştu.
Kapatılan DİHA muhabiri Metin Yoksu da gözaltından çıkmasının ardından haber yapmaya devam ettiğini hatırlatarak, her ne olursa olsun gerçeklerden taviz vermeden Musa Anter, Metin Göktepe ve Gurbetelli Ersöz’den gelen gazetecilik anlayışını sürdürmeye kararlı olduklarını vurguladı.
DİHABER/İSTANBUL