11. yılında 9 Ocak Katliamı

Forum Haberleri —

Paris Katliamı/foto: Deniz Babir

Paris Katliamı/foto: Deniz Babir

  • Fransa devleti, siyaseti ve yargısı bir diğer davayı, 23 Aralık 2022 katliamını ise ırkçı, tekil bir saldırı olarak niteleyerek katliam dosyasını adli bir vakaya indirgeyerek katliamın esas failinin açığa çıkmasını engelleme peşinde ve bu yönlü kamuoyuna yönelik yoğun bir dezenformasyon yapıyor. 

SEYDİ FIRAT

9 Ocak katliamının 11.inci yılındayız

9 Ocak 2013’te Paris’te PKK ve PAJK’ın öncü ve kurucu kadrosu 12 Eylül Diyarbakır zindan direnişi öncülerinde Sakine Cansız ile birlikte Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez Türk MİT’i tarafından katledildiler. Tetikçi ise MİT elemanı Ömer Güney.

23 Aralık 2022’de Yine Paris’te Ahmet Kaya Kültür Merkezi’nde KCK Yürütme Konseyi üyesi Evin Goyi, Siyasetçi Abdurrahman Kızıl ve Kürt sanatçı Mir Perwer William Malet ismin de bir tetikçi tarafından katledildiler.

9 Ocak Katliamı’nın üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen, Fransa devletinin dosya üzerindeki gizlilik kararı hala sürüyor.

Dava avukatlarının, demokratik kurumların ve  kamuoyunun tüm girişimlerine rağmen, Fransa devleti şimdiye kadar olumlu bir cevap vermiş değil. Fransa devletinin bu yaklaşımı davayı sonuçsuz bırakma yaklaşımıdır.

3 Kürt kadın siyasetçiye yönelik cinayeti planlayıp geliştiren Türk devleti ve onun Milli İstihbarat Örgütü (MİT) bu cinayeti dehlizlere gömeceği, gömüleceği hesabıyla yapmıştır. Böyle bir hesap yapmalarına götüren şey ise, Avrupa’nın ve Küresel Kapitalist güçlerin Kürt sorununa, Kürt halkının mücadelesine, özgürlükçü, demokratik dinamiklerine ve öncülerine yönelik ahlaksız, insafsız komplocu yaklaşımlarının kendilerine sunduğu zemin ve sundukları destekten kaynaklanıyor. Ve tarafların Kürt halkı, Kürt halkının özgürlük mücadelesi üzerinde karşılıklı devşirdikleri kirli çıkar angajmanında kaynaklı bir hesap.

Söz konusu hesap, Kürt halkını özgürlüğünden alıkoyma ve özgürlük uğrundaki mücadelesine engel koyma eksenli bir hesap. Bu hesap farklı farklı versiyonlarıyla sürüyor .

Fransa’nın Paris’teki Kürt siyasetçilere yönelik yapılan katliamlara karşı tutumu, katliamların üstünü örtme, katliamı yapan gücün teşhir edilmesi, yargılanıp insanlığa ve Kürt halkına hesap vermesini engelleme yönünde kendini gösteriyor.

Fransa devleti, siyaseti ve yargısı bir diğer davayı, 23 Aralık 2022 katliamını ise ırkçı, tekil bir saldırı olarak niteleyerek katliam dosyasını adli bir vakaya indirgeyerek katliamın esas failinin açığa çıkmasını engelleme peşinde ve bu yönlü kamuoyuna yönelik yoğun bir dezenformasyon yapıyor. Avrupa’nın Türk faşizminin Kürt halkına yönelik insanlık dışı uygulamalarına, soykırım saldırılarına kendi cephesinde sunduğu destekte sınır yok.

AB’nin PKK’yi yasaklı örgütler listesine koyması “terörle” itham etme kararı, Türk devletinin Kürt halkına onun özgürlük uğrundaki mücadelesine yönelik saldırılarına, fiziki soykırım konseptine AB’nin de kendi cephesinde Kürt özgürlük mücadelesini kriminalize etmeyle eşlik ederek Türk faşizmine "ben arkandayım" tutumu, kirli çıkarcı ve insanlık dışı bir tutum olarak Kürt halkına ve mücadelesine etkisi hayli yıkıcı olmuştur .

Kürt Özgürlük Hareketi’nin, demokratik Kürt kurumlarının ve temsilcilerinin kendi halkının hakkını, hukukunu, özgürce yaşama uğrundaki mücadelesini ve sömürgeci Türk devleti başta olmak üzere diğer sömürgeci devletler tarafından Kürt halkının maruz kaldığı kötülük, maruz kaldığı zulüm, işgal ve tehciri dünya insanlığına, uluslararası camiaya yansıtma yönündeki talep ve çabalarına Avrupa’nın, Avrupa devletlerinin engel koyma tutumu Kürt sorununda çözümsüzlüğü sürdürme tutumudur.

Kürt sorunu üzerinde bölge ulus devletleriyle Küresel güçlerin ördüğü karanlık, ördükleri kötülük devasadır. Ve her alana, her tarafa sirayet ediyor. Bunu idrak etmeyen hiçbir dinamiğin, hiçbir gücün nitelikli bir insani duruş, nitelikli bir özgürlükçü duruş, nitelikli bir vicdani, demokratik duruş ve perspektif ortaya koyup sürdürmesi mümkün değil.

Devasa kötülüğe, devasa karanlığa yönelik Kürt özgürlük mücadelesi ve özgür kadın hareketinin mücadelesi bir ışık niteliğinde ve yarım yüzyıldır büyük bir mücadele içinde.

Özgür kadın mücadelesi ve hareketi dayatılan kötülüğe, dayatılan karanlığa karşı insanlığa, iyiliğe nefes olma, özgürlüğe ilham olma, erkek egemenlikli zihniyete ve sisteme karşı büyük mücadelelerinden dolayı hedeflenip katlediliyorlar. Katliamlarla, komplolarla, siyasi cinayetlerle saldırıda bulunanların bekledikleri sonuçların tam tersi bir durum karşılarına çıkmakta. O da Kürt özgürlük mücadelesi, kadınların özgürlük mücadelesi daha güçlü bir biçimde gelişerek karşılarına çıkıyor olmasıdır.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.