
12 Eylül 1980 darbesiyle ilgili, dönemin Genelkurmay Başkanı ve 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren (94) ile dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Emekli Orgeneral Tahsin Şahinkaya (84) hakkında açılan davanın ilk duruşması dün Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Evren ve Şahinkaya'nın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ''Devlet Kuvvetleri Aleyhinde Cürümler''e ilişkin 146. maddesi ile 80. maddesi uyarınca ''ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına'' çarptırılmaları isteniyor. Ancak Evren ve Şahinkaya ilerleyen yaşlarını ve sağlık sorunlarını gerekçe göstererek duruşmaya gitmedi. Evren'in davaya bir gün kala kolunu kırdığı belirtilmişti.
Kurum ve partilerin yanı sıra Ahmet Türk'ün de aralarında olduğu 500 kişi, davaya müdahillik dilekçesi verdi. Hükümet, Başbakanlık ve Meclis'in yanı sıra BDP, MHP, CHP, BBP, DSP, EDP, HAK-PAR, Diyarbakır Barosu da darbenin mağduru oldukları gerekçesiyle müdahillik taleplerini açıkladı.
Salon küçük geldi
Davayı izlemek isteyenler, gazeteciler ve müdahillik talebinde bulunanların çoğu, 147 kişilik mahkeme salonuna giremedi. Müdahil olmak isteyenlerden yalnızca 40'ına mahkeme salonuna girme izni verildi. BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, BDP Mardin Milletvekili Ahmet Türk, BDP Amed Milletekili Leyla Zana, BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, BDP Amed Milletvekili Altan Tan, Diyarbakır Baro Başkanı Mehmet Emin Aktar, İnsan Hakları Derneği Başkanı Öztürk Türkdoğan, Çağdaş Hukukçular Derneği Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı, Devrimci 78'liler Federasyonu Başkanı Kamber Ateş salona girebildiler.
Duruşmaya, Başbakanlık adına Başbakanlık Hukuk Hizmetleri Başkanı Sami Arslan Aşkın, Meclis adına İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün ile komisyon üyesi Hamza Dağ ve davaya müdahil olan siyasi partilerin temsilcileri katıldı.
Ahmet Türk müdahil oldu
Müdahillik talebinde bulunan Ahmet Türk kendini Diyarbakır zindanlarının tanığı olarak tanıttı. Darbe döneminde 35 kişinin katledildiği Diyarbakır Cezaevi'nde ağır işkencelerden geçirilen Ahmet Türk'ün müdahillik talebi kabul edildi.
Mahkeme yetkili
Duruşmada sanık avukatları yetkisizlik talebinde bulundu. Eren ile Şahinkaya'nın avukatı Bülent Acar, "12 Eylül 1980-83 arası Anayasa'nın teminatında" dedi ve ekledi: ''Bu anayasayı yargılayamazsınız. Bu mahkeme yetkisiz. Yapılanların anayasal dayanağı var. Devletin tüm organları 12 Eylül Anayasasına bağlı, Evren Cumhurbaşkanıydı, resmi görevliydi, onu yargılayamazsınız. Bir şey hem meşru hem gayrimeşru olamaz, 12 Eylül Anayasası meşru ise organları da meşrudur. Bu yargılama yok hükmündedir."
"Gayrimeşruluk" iddialarının karara bağlanması üzerine yargılamaya beş dakika ara verildi. Mahkeme, verilen aranın ardından sanık vekillerinin yetkisizlik taleplerini reddetti.
İnsanlığa karşı suç işlediler
Müdahil avukatlar ise bu yargılamanın konusunun Anayasa'nın meşruluğu olmadığını söyledi. Müdahil avukatlar, bu yargılamanın iki generalle sınırlı olmaması gerektiğini, onların da "insanlığa karşı suç işlemekten" yargılanmalarının doğru olduğunu söyledi. Avukatlardan İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan bu yargılamanın konusunun Anayasa'nın meşruluğu olmadığını, darbe döneminde işlenen suçların "insanlığa karşı suç olduğunu" belirtti.
Tutuklansınlar
Avukatlar Evren ve Şahinkaya'nın tutuklanmasını da istedi. Avukat Fikret Babaoğlu Mısır’ın devrik lideri Hüsnü Mübarek’in de hasta olduğunu ve duruşma salonuna kafes içinde getirildiğini anımsatarak, Evren ve Şahinkaya’nın da kafes içinde duruşmaya getirilebileceğini belirtti. Babaoğlu, Evren’in Mübarek’ten daha az diktatör olmadığını söyledi.
Ya Diyarbakır Cezaevi?
Diyarbakır Baro Başkanı Mehmet Emin Aktar da "Bu davada darbeyi hazırlayanlar ve sonrasındaki eylemleri, örneğin Diyarbakır Cezaevi'nde yapılanlar da yargılanmalı" dedi.
12 Eylül bu mahkemenin babası
ÇHD Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı da söz alarak "12 Eylül rejimi halen sürüyor. Biz bugün bu davanın müdahili olabiliriz ama haftanın dört günü bu mahkemelerde sanık olarak yargılanıyoruz" şeklinde konuştu. Kozağaçlı, davanın 47 ilde yapılmasının yanı sıra davanın özel yetkili mahkemelerde değil genel yetkili mahkemelerde yapılmasını talep etti. Ancak talepleri kabul edilmedi, bunun üzerine ÇHD "bu tiyatroda yer almak istemiyoruz" diyerek, davadan çekildi.
Kürt demek yasak
Müdafilik talebi için söz alan ÇHD eski Genel Başkanı Aydın Erdoğan, Türkiye'de komünizm düşmanlığı yapıldığını belirterek, "Kontrgerillalar eli ile Kürtler katledilmiştir" dedi. Ancak Mahkeme Başkanı'nın Erdoğan'ın söylediklerini tutanağa yazdırırken Kürt kelimesini yazdırmaması dikkat çekti.
İddianame okunmadı
Evren ve Şahinkaya duruşmaya katılmadığı için iddianame okunmadı. Mahkeme ayrıca, Ali Ertan'ın yedek hakim olarak mahkeme heyetine dahil edilmesine karar verdi.
İstanbul Adli Tıp karar verecek
Öte yandan Evren ve Şahinkaya'nın sağlık durumunun tespitinin istendiği Ankara Adli Tıp Kurumu'ndan yanıt geldi. Ankara, konuyla ilgili İstanbul Adli Tıp Kurumu'nun rapor verebileceğini açıkladı.
Mahkeme 3 gün boyunca saat 19.00'a kadar çalışma kararı aldığını duyurdu.
Adliye önünde gösteri
Adliye önünde toplanan binlerce kişi ise "12 Eylül'ü Unutmadık, Affetmiyoruz" ve "Paşalar da Maşalar da Yargılanacaklar" yazılı pankartlar ile darbenin ardında işkencede öldürülen, gözaltında kaybedilenlerin fotoğraflarını taşıdı.
Türk: Geçmişle yüzleşilmeli
Ahmet Türk, bu davayı geçmişle yüzleşmek açısından önemsediğini belirterek, “Meselemiz 90 yaşında iki kişinin ceza alması değil” dedi.
Zana: Zihniyet yargılanmalı
Leyla Zana, kendisinin de bu sürecin mağduru olduğunu belirterek, "Sadece 12 Eylül'ü yargılamak yetmiyor, bir zihniyetin yargılanması lazım" diye konuştu.
Kürkçü: Takipçisi iktidarda
Ertuğrul Kürkçü, iddianamenin 12 Eylül’den kararlı bir şekilde hesap sormak için hazırlanmadığını belirterek, “AKP 12 Eylül’ün ayak izlerini takip ediyor. O nedenle bu davadan anlamlı bir sonuç beklemiyorum” dedi.
Tan: Sadece dövenler değişti
Altan Tan, 12 Eylül davasının sembolik ama önemli olduğunu belirtirken, bugüne de dikkat çekti ve "Evren'den hesap sorarken faşist uygulamaları devam ettirirsek, Evren'den intikam alırız, Erdoğan yoluna devam eder. Onun için bu dava, geçmişte hayatımızı karartan insanlardan hesap sorulması anlamında ve bundan sonra bu işleri yapmaya kalkışacak kişileri uyarmak bakımından önemli "dedi. Başbakan Erdoğan'ın "Referandumda hayır diyenlerle boykot edenler bugün müdahillik için sıraya giriyor" sözlerine de değinen Tan, "Erdoğan aynaya baksın; bakalım Kenan Evren'e ne kadar benziyor" dedi. Tan, 12 Eylül dönemiyle bugün arasında benzerliklere şu sözlerle dikkat çekti: "Erdoğan gazete patronlarını çağırıp tehdit ediyor, bütün mahkemeler 12 Eylül mahkemeleri gibi çalışıyor. Bugün sadece insanlara karakollarda elektrik verilmiyor ama binlerce insan yargılanıyor. Bugün polisin sokaklarda milletvekillerini dövdüğü bir Türkiye'den söz ediyoruz. Dün Kenan Evren dövdüklerine, öldürdüklerine 'Asmayalım da besleyelim mi, bunlar terörist' diyordu. Bugün de aynı şeyleri Erdoğan söylüyor. O da herkesi 'terörist' ilan ediyor. Bugün sadece 'dövenler' değişti."
Darbenin bilançosu
- 7 bin kişiye idam istendi, 517 kişiye idam cezası verildi.
- 259 kişinin idam dosyası Meclis'e gönderildi.
- Onaylanan 54 idamın 50’si infaz edildi.
- 650 bin kişi gözaltına alındı, 1 milyon 683 bin kişi fişlendi.
- 71 bin kişi TCK’nin 141, 142 ve 163. maddelerinden; 98 bin kişi de örgüt üyesi olma suçundan yargılandı.
- 388 bin kişiye pasaport verilmedi.
- 30 bin kişi sakıncalı olduğu için işten atıldı.
- 4 bin kişi vatandaşlıktan çıkarıldı.
- Yaklaşık 30 bin kişi siyasi mülteci olarak yurtdışına gitti.
- 300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.
- 171 kişi işkenceler sonucu öldü.
- 937 film sakıncalı bulunduğu için yasaklandı.
- 23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu.
- 3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verildi.
- 400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi.
- Gazetecilere 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi, 31 gazeteci cezaevine girdi.
- 3 gazeteci silahla öldürüldü.
- Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi.
ANKARA