13 bin şehit, 28 bin yaralı, 5 bin gazi var

1 Kasım 2021 Pazartesi - 20:00

Kuzey-Doğu Suriye Gazileri Federasyonu Eşbaşkanı Fatma Omer

Kuzey-Doğu Suriye Gazileri Federasyonu Eşbaşkanı Fatma Omer

  • Kuzey-Doğu Suriye’de 2012’den beri devam eden işgal saldırılarına karşı direnişte ve işgal edilen alanları kurtarma operasyonlarında 13 binin üzerinde şehit verildi, 28 binden fazla kişi yaralandı. 5 bin gazi var.

 

ERKAN GÜLBAHÇE/SAARBRÜCKEN

Kuzey-Doğu Suriye gazileri engel tanımadan koşullarını zorlayarak mücadeleye devam ediyor. Kimisi askeri alanda deneyim ve tecrübelerini gençlere aktarıyor, kimisi diplomasi alanında çalışma yürütüyor. Kimisi de hayatın farklı alanlarında ve farklı iş dallarında çalışmalar yürütüyor. Kuzey-Doğu Suriye Gazileri Federasyonu, istekleri çerçevesinde ve yapabilecekleri işler konusunda her türlü desteği sağlıyor; eğitim ve diğer ihtiyaçlarını karşılamada yardımcı oluyor.

Kuzey-Doğu Suriye’de 2012’den beri verilen destansı mücadelede 13 binin üzerinde şehit verildi, 28 binden fazla kişi yaralandı. 5 bin gazi var. Bu direnişte kimisi kolunu, kimisi bacağını, kimisi gözünü kaybetti. Durumu daha ağır olan, iki bacağı ya da kolu olmayan, hiç göremeyen ya da temel ihtiyaçlarını dahi karşılamakta zorlanan gaziler de var. Kuzey-Doğu Suriye Gazileri (Gaziyên Bakur û Rojhilatê Surî) Federasyonu, bu insanlar için uzun süredir faaliyet gösteriyor.

5 merkezde dernek

Federasyonun ilanı, 28 Ocak 2020 olsa da çalışmaları 6 yıl öncesine uzanıyor. İlk olarak 2015’te Hesekê’de, ardından 2017’de Qamişlo’da komiteler kuruluyor; daha sonra çalışmalar Kobanê, Tebqa, Minbic, Girê Spî, Efrîn, Reqa, Şehba’ya yayılarak devam ediyor. Kuzey-Doğu Suriye’nin büyük bölümünde örgütlü olan gazilerin 2018’de yapmayı planladığı konferans Türkiye’nin Efrîn’e yönelik saldırısı nedeniyle ancak Haziran 2019’da Rimelan kentinde gerçekleşiyor. Bu konferansta gaziler dernekleşme kararı alsa da Türkiye’nin Serêkaniyê ve Girê Spî saldırıları, ardından dünyayı etkisi altına alan koronavirüsü salgını federasyon ilanını geciktiriyor. Geçtiğimiz yıl başında federasyonun ilanı ardından ilk dernek ”Berdilê Jiyana Azad” ismiyle Qamişlo’da, ikinci dernek ”Tîêrêjen Azadiyê” ismiyle Hesekê’de açılıyor. Ardından ise Reqa, Kobanê ve son olarak da Şehba’da şubeler faliyete geçiyor.

Kendilerinden bir parça verdiler

Kuzey-Doğu Suriye Gazileri Federasyonu Eşbaşkanı Fatma Omer, amaçlarının ”Bu topraklar için bedel ödeyen ve kendinden bir parça veren insanları bir araya getirmek” olduğunu belirtiyor. ”Ülkesi ve insanlık için bedel ödeyen bu insanları bir araya getirerek, onların verdikleri mücadeleyi ve yaşamlarını insanlarımıza ve dünyaya anlatmak istiyoruz” diyen Omer, tüm gazilere ulaşarak federasyon bünyesi altında bir araya getirmeyi hedeflediklerini ifade ediyor.

Sağlıktan hukuki işlemlere kadar

Federasyonun amaçlarından birinin de ”gazilerin sorunlarını tespit etmek ve bunlara dönük çözümler üretmek” olduğunu söyleyen Omer, şöyle devam ediyor: “Gazilerimizin eğitimi, sağlık sorunları, hukuki işlemlerinden toplumsal ilişkilerine kadar her alanda çözüm geliştirmek istiyoruz. Yaşadıklarını arşivlemek, yapabilecekleri işler konusunda eğitim vermek ve günlük yaşamda hayatlarını idame edecek duruma gelmelerine katkı sunmak istiyoruz. Bunun için eğitim çalışmaları da yürütüyoruz.”

Hedef tüm gazilere ulaşmak

Yaklaşık 10 yıldır devam eden mücadelede 28 bin kişinin yaralandığı, 5 bin kişinin de gazi olduğunu hatırlatan Omer, ”Önceliğimiz Kuzey-Doğu Suriye’deki tüm gazilere ulaşmak” diyor. Gazilerin hepsinin kimlik bilgilerine henüz ulaşamadıklarını ifade eden Omer, ne kadarı kadın, erkek ya da hangi yaş kategorisinde, hangi bölgedenler gibi detaylara ilişkin de ellerinde net bilgiler olmadığını, önümüzdeki süreçte bu yönde bir çalışma yürüteceklerini söylüyor.

Tecrübelerini aktarıyorlar

Gazilerin engel tanımadan koşullarını zorlayarak mücadeleye devam ettiklerini aktaran Omer, şunları dile getiriyor: ”Kimisi askeri alanda deneyim ve tecrübelerini gençlere aktarıyor, kimisi diplomasi alanında çalışma yürütüyor. Kimisi de hayatın farklı alanlarında ve farklı iş dallarında çalışmalar yürütüyor. Yani gazi arkadaşlarımızın istekleri çerçevesinde ve yapabilecekleri işler konusunda her türlü desteği sağlıyor; eğitim ve diğer ihtiyaçlarını karşılamada yardımcı oluyoruz.”

Kendileriyle barışıklar

Gazilerin rehabilitasyonu için de plan ve projeler ürettiklerini kaydeden Omer, şunları paylaşıyor: “Ekonomik anlamda kendilerini finanse etmeleri için eğitim çalışmalarımız var. Bununla birlikte kültürel çalışmalar yürütüyoruz. Örneğin gazi arkadaşlarımızın resim, müzik gibi sanatsal ve kültürel alanlarda kendilerini geliştirmeleri için projelerimiz var. Bunun dışında farklı projelerimiz var ancak savaş, bu projeleri hayata geçirmemiz konusunda bize engel.”

Her yaştan insanın topraklarını savunmak için kendinden bir parça verdiğini söyleyen Omer, şunun altını çiziyor: ”Bunun ne için olduğunu bildikleri için kendileriyle barışıklar. Bizler de morallerini yüksek tutmak için çalışıyoruz.”

Ambargo uygulanıyor

Gazilerin en büyük sorununun sağlık olduğunu belirten Omer, özellikle tıbbi malzeme ve cihaz temininde ciddi sıkıntılar olduğuna dikkat çekerek, şöyle devam ediyor: “Kuzey-Doğu Suriye, Türkiye, Esad rejimi ve KDP tarafından çevrelenmiş durumda. Nefes alabileceği hiçbir yer bırakılmıyor. Dışardan getirilmek istenen sağlık malzemeleri maalesef engelleniyor. İnsanlık dışı bir ambargo uygulanıyor. Getirmek istediğimiz malzemelere el konuluyor. Sınırlarımız kapalı olduğu için gazi arkadaşlarımızın ihtiyaç duyduğu malzemeleri getirtemiyoruz.”

Sözler yerine getirilmiyor

Sağlık durumları kötü olanların ya yurt dışında ya da uzman doktor ve cihazların getirilerek tedavilerinin yapılması gerektiğini vurgulayan Ömer, ”Bütün bu malzemelerin ve tedavi giderlerinin karşılanmasının kendimiz tarafından yapılacağını bildirmemize rağmen maalesef şu ana kadar istediğimiz ilerlemeyi sağlayamadık” diye belirtiyor. Omer, gelen heyetlerin ise söz vermelerine rağmen pratik alanda ciddi bir çalışma yürütmediklerini söylüyor.

Her fırsatta haykırmalı

Omer, son olarak dünya kamuoyu ve özellikle Avrupa’da yaşayan Kürdistanlılara şu çağrıda bulunuyor: “Avrupa’da yaşayan halkımız ağır bedellerle kazanılan bu devrimi dünyaya anlatmalı, her fırsatta ve her yerde haykırmalıdır. Kuzey ve Doğu Suriye’de elde edilen kazanımlar sadece bu topraklar için değil, bütün insanlık için bir kazanımdır. Özellikle Kürtler ve Kürdistan için çok büyük bir kazanımdır. Bundan dolayı her Kürt bu kazanımı koruma ve geliştirmekle yükümlüdür. Özellikle Kürt kadınları Rojava devriminde çok büyük bir rol oynadılar inanıyorum ki bunu korumada da o duyarlılığı göstereceklerdir.”

 

Dünya Rojava Günü

Dün Dünya Kobanê Günü’ydü, bugün de Dünya Rojava Günü. Kobanê’de sergilenen destansı direnişin ve kazanılan zaferin üzerinden 7 yıl geçti. Ortadoğu’dan başlayarak bütün dünyayı karanlığa boğmaya çalışan saldırılara karşı Kobanê halkı, 133 gün boyunca direniş sergiledi. Özgürlükle barbarlığın, karanlıkla aydınlığın, demokrasiyle despotizmin kaçınılmaz hesaplaşması yaşandı ve kazanan insanlığın ortak değerleri oldu. Kürt halkı bütün imkansızlıklarına rağmen inancın, direncin, özgürlüğe adanmışlığın gücüyle tarihe not düştü. Yüreği Kobanê halkıyla atan dünyanın eşitlik ve özgürlük isteyen bütün insanları an be an bu mücadeleye şahitlik etti. Kobanê direnişi aynı zamanda insanlık vicdanını ayaklandırdı ne zulme ne de buna karşı gösterilen bu direnişe hiç kimse seyirci kalamadı. Nobel Barış Ödülü sahipleri, akademisyenler, aydınlar, yazarlar ve demokratik kitle örgütleri başta olmak üzere harekete geçen yüz binlerce insanın çağrısı ile 1 Kasım 2014’te Dünya Kobanê ile Dayanışma Günü ilan edildi. ‘Kobanê düştü, düşecek’ hayali ile beklenti içinde olanlar, çeteleriyle yetinmeyip bizzat işgal saldırılarına başladı. Cerablus, Bab, Ezaz, Efrîn, Sêrêkaniyê, Girê Spî’yi işgal eden Türk devlet bugün de taciz ve tehditlerini sürdürüyor. Dünya Kobanê Günü’nü ilan eden demokrasi güçleri, aynı enternasyonalist duyarlılıkla 2 Kasım’ı da Dünya Rojava Günü olarak duyurdu. Son ıkı yıldır 2 kasım’da Türk işgalciliği protesto ediliyor.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.