Türk devleti tarafından öldürülen Jihat Doğma'nın annesi Kıymet Doğma, "13 kurşunlu kanlı gömleği oğlumun mezarına gömeceğim. Eğer bir gün adalet tecelli ederse o zaman tekrar çıkaracağım" dedi.
Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde 79 gün süren sokağa çıkma yasağı sırasında 9 Nisan 2016 tarihinde öldürülen Jihat Doğma'nın ölümüne ilişkin Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan başvuru üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen halen sonuçlanmadı. 13 kurşunla öldürülen oğlunun kanlı gömleğini yastığının altına koyarak uyuyan anne Kıymet Doğma (61), "13 kurşunlu kanlı gömleği oğlumun mezarına gömeceğim. Eğer bir gün adalet tecelli ederse o zaman tekrar çıkaracağım" dedi.
Tek başına mücadele ediyor
2 yıldan fazladır tek başına hasta haliyle adaletin tecelli etmesi için mücadele eden ve polisin "Eğer bize dava açılırsa biz de sana açarız" tehdidiyle karşı karşıya kalan anne Doğma, ellinde oğlunun vergi tutanakları, kredi kartı, otobüs kartı ve iş yeri ruhsattı ile kapı kapı dolaşarak adalet aradığını söyledi. Anne Doğma, her defasında Yüksekova Emniyet Müdürlüğü'nün "Terörist vurduk" cevabı ile karşı karşıya kaldığın belirterek, "Onlarca kez İlçe Emniyet Müdürlüğü 'ifaden var' denilerek beni emniyete çağırdı. Son sefer gittiğimde ise polisler hakkımda dava açacakları yönünde beni tehdit etti" diye konuştu.
3 hafta sonra kanlı gömleği verdiler
Oğluna ait olan ve hala kan izlerinin bulunduğu gömlek, pantolon, çakmak, gitar ve saz ile kamera kaşsına geçen Doğma, "Oğlumun Dizê Mahallesi'nde İnternet Kafesi vardı. İşyerine giderken çatışma çıkıyor ve oda bir binaya giriyor. Girdiği binada telefon ile beni arayarak, 'Anne bizi kurtarın bizi burada öldürecekler' deyip yardım çağrısında bulundu ve telefonu kapandı. Şemdinli'den yola çıkarak oğlumu almak için çok uğraş verdim ancak bana oğlumunun 13 kurşunlu yanmış cenazesini 3 hafta sonra verdiler.
Jêhat'ımı doğduğu toprakta defnetmemize bile izin vermediler biz de onu Van'da defnettik. Ardından da oğlumu onu öldürenlerin gereken cezayı alması için adalet arayışına geçtim" ifadelerini kullandı.
Zırhlı araçlarla kuşatma
Doğma 2 yıldan fazladır adalet arayışını şöyle anlatıyor; "Evimize gelen polisler 'ifaden var' denilerek beni ilçe emniyetine götürdü. Bazen bir ifade için mahallede bulunan evimize onlarca zırhlı araçlar ile geliyorlar. Emniyette 7 defa alınan ifademde ısrarla oğlumun terörist olduğunu kabul etmem isteniyor. Polisler de 'Biz terörist öldürdük' deyip ortada bir suçlunun olmadığını söylüyor. Asıl terörist bunca masum insanı öldürenlerdir. "
Ölümler normalleştiriliyor
Kürtlerin ölümünün normalleştirilmeye çalışıldığına dikkat çeken anne Doğma anne ve babalara şöyle seslendi: "Evlatlarımızın ölüm normalleştirilmemeli. Onları öldürenlerden hukuk önünde hesap sormalıyız. Her birimiz evlatlarımızı ne koşullar altında büyüttüğümüzü biliyoruz. Normalleştirilen ölümler başka ölümlere yol açar. Oğlumun 13 kurşunlu yanmış cesedini verdiler. Bir çok insan halen evladının cenazesine bile ulaşmış değil. Bu halk bunu normal bir durum gibi göremez. Bu insanlar bu ölümleri hakketmedi."
Doğma, iki yıldan fazladır verdiği hukuk mücadelesinde hukuki anlamda yalnız kaldığına değinerek "Jêhat'ımın davasını takip edebilecek güçlü avukat, baro ve insan hakları savunucuları varsa dayanışmada bulunsun. Ölümlerin önüne geçebilmek ancak dayanışma ile gelebilir" dedi.
HAKKARİ